kuaför

7 /
tsikitishvili tsikitishvili
iyelik ekiyle iyi giden meslek grubu. kuaforume gittim, kuaforum önerdi, kuaforum araba almış. aynı anda yüzlerce kişinin kuaförü o. diğer meslek gruplarında bunu göremiyoruz. örneğin aşçı. kimse aşçım demiyor mk. kuaförü bi sahipleniyoruz, gereksiz, umarsız.
reyyo reyyo
müşteriyle dedikodunun hasosunu döndüren, samimiyette sınırları zorlayan kişidir. eğer bu kişiyle samimiyete girdiyseniz her gittiğinizde size mutlaka "ya bi şey söyliycem senin aralara renk mi katsak?" şeklinde çılgın öneriler sunar.
yahut "yalnız bu kaşı kim aldıysa sıçmış içine." şeklinde bir diğer meslektaşına eleştirilebilir. ama neticede içten,samimidirler.
yanlış bir öyküdeyim beni yeniden yaz yanlış bir öyküdeyim beni yeniden yaz
bugün zaman geçirmek için girdim ve müthiş beyin fırtınaları yaptım.dünyayı kurtardım yine. genelde içerde bakımlı insanlar olduğu için ben vasat biri olarak hep dışlanmış hissediyorum kendimi aynen spor salonunda onca fit insanın içinde olduğu gibi.

kuaförler kaş şeklimi ve saç kalitemi övünce inanilmaz mutlu oluyorum.

bir defa belime kadar olan saçımı kısacık kestirmem iyiydi de ikinci kez kısaltmamalıydım.

saç keserken taktıkları önlüğü boynuma geçirdiklerinde patatese benziyorum.
zirabenisizdelirttiniz zirabenisizdelirttiniz
yarım saattir buradayım, mide asidi midesine yayılan bir adamın organlarının parçalanması öyküsünden anteplilerin pis boğaz olmasına, ordan şişman kadınların ölmesi gerektiğine falan geçtiler. çıldırmak üzereyim.
4
kuyruksuztilki kuyruksuztilki
deli gibi uzadı saçlarım, ve ben uzun saç sevmiyorum. 10 kişiye sorup 10 popüler cevap aldım hepsi uzun kaldı dedi, ama ben gene kendi bildiğimi yapıcam. kuaföre gidip ben şu resimdekinden istiyom diycem. benim saçım da aynı bu kırıklığın 2 ton koyusu. gönül isterdi keske tipim böyle olaydı ama olsun. şükür elhamdülillah.

caotic caotic
cok ayri bir teröre sahip meslek grubu. ozellikle de sade seyleri seven biriyseniz.

mezuniyetimde bir ablamiz, israrla fazla makyaj istememe rağmen yuzumu jokere cevirmis, "ben boyle istemedim ki" dememe ragmen "hicbir sey istemiyorsan, kendin yap!" diye cemkirmisti. mezuniyetteki halimin benimle alakasi olmamasina ragmen iyi verdiler diplamayi.

gecen gun duz fon icin gittigim kuaför, sacima kus yapana kadar, ozellikle ozel gunlerde her seye temkili yaklasmam uzerine kardesimin dugununde takilan takma kirpigi zorla cikartmam disinda buyuk bir facia yaşamadım. gelinin kizkardesi gibi gorunmek ismedigimi acikca belirtmistim evet.

ancak, duz fon lan. hala sasiriyorum. duz fone nasil kus yapabilirsin ki. "kucuk bi dokunis yapicam" diye diye kacak kat cikti sacima sayko. ben de izliyorum aynadan, nereye baglayacak diye. "sebebi neydi ki?" bakisimla imara kapattirdim saci. duz fone dahi güvenilmeyecekmis evet.
naletmurphy naletmurphy
kuaförlerin asla kaş alamaması...
bir daha kuaförde kaşımı aldırırsam/düzelttirirsem siksinler beni. doğal olsun, kısalmasın, incelmesin, fazla girilmesin hatta hiç girilmesin bla bla bla. abiii gitmiş, başını kısaltmış ya delircem.

bu sorunları yaşayan bir tek ben miyim, aydınlatın pls.
ophelias ophelias
asla gösterdiğiniz veya anlattığınız saçı yapamaz bunlar. şu renk olacak modeli şöyle olacak dersin, bambaşka bir renk ve modelle uğurlarlar seni. hayvan gibi de para alırlar. yetmezmiş gibi sen de saçı beğenmiş gibi yaparsın. en azından ben öyle yapıyorum.
aslında diyeceksin "bu ne amk! ben sana böyle mi yap dedim" diye de tatsızlık çıkarmak gibi huylarım olmadığından demiyorum.
bir keresinde kuaföre gittim. abartmıyorum 5 saat kuaförde kaldım. boyadı güya saçımı. aynaya bir baktım geldiğim saçla çıkıyorum. saçımın aynısı tekrardan yapıp bana verdi. mal gibi ağzımı açmadım ben de. desene "geldiğim saçla çıkıyorum, bu ne böyle? ben bu rezilliğe asla para ödemem". diyemiyorum. sorun bende sanırım.
7 /