küçükken heves edilen saçmalıklar

1 /
horatsızkişilik horatsızkişilik
bu sabah hatırladım ne hikmetse.
bulaşık makinamız yoktu ve ben bulaşık makinası olan arkadaşlarımın evine gittiğimde, su içmek için elime aldığım bardakların ne kadar da temiz olduğunu düşünürdüm. sırf bööyle gıcır gıcır oldukları için. halbuki annecimde çok titizdi. hep derdim; "ah bir bulaşık makinamız olsa da, bizim de bardaklarımız bööyle gıcır gıcır olsa"
hey allam ne titiz düşünceliymişim.
(bkz: o eski halimden eser yok şimdi)
elanor telrunya elanor telrunya
gelinlik.
eskiden diğer kızlar gibi "küçük gelin" olmayı deli gibi isterdim. hatta dedemi "babam izin verdi" diye kandırıp küçük kızlar için gelinlik satan mağazaya bile sokmuşum. (bkz: ehe) amma velakin o gelinlik bana hiçbir zaman alınmamış. iyi mi olmuş? aslında pek iyi olmuş. ne lanet bir görüntüyse o!
last tango last tango
ben sigaraya heves ederdim.
tüm oyunlarımda, kalemle sigara yapardım kendime. birgün annem neden böyle oyun oynuyorsun diye sormuştu.
çok seviyorum sigarayı demiştim. annem demek çok seviyorsun diyerek bana bir sigara vermişti, üstelik yakmıştı, üstelik içime çektirmişti.
acısını unutmuyorum. 21 yaşıma kadar idare etti o acı beni.
denemek için bile ağzıma sürmemiştim.
tanım : büyükken saçma gelen ama küçükken olması gereken heveslerdir.
küçükken saçmalamazsak, saçma heveslerimiz olmazsa nasıl çocuk olabiliriz ki?
kumuyebo kumuyebo
küçükken tatmin edilmediğinde, yetişkin olma sürecini yavaşlatan heveslerdir; yoksa eşşek kadar olduğunda bile kola kutularıyla maç yapar, elektriğe çarptırmaya çalışır insan kendini "bakalım nasıl olacak?" diye, her an her yerde oyun oynamak istenir, zıp zıp bir oraya bir buraya zıplayıp durursun hınzır enerji patlamasını geçiştirebilmek amacıyla. hiperaktif yapar insanı, peter pan sendromu falan olursun alimallah.
küçük arı küçük arı
annenin topuklu ayakkabılarını giymek.
bunu yaparken ayak boyutunun küçüklüğünden dolayı ayakkabıyı ortadan yamultmak olasıdır.
bu yüzden hep sakladılar ayakkabılarını benden.
yarayankana yarayankana
okullar tatil olsun diye deprem olmasını ama kimsenin ölmemesini istemek. halbuki sel bassa daha uzun tatil olur dimi. kanoyla gezeriz falan. mis. ama kimse ölmicek tabi. oldu aq, siparişleydi zaten.
devenin ponponunun ucundaki tüy devenin ponponunun ucundaki tüy
ince çorap ve topuklu ayakkabı giyebilmek. sonra büyüdüm ikisini de giydim ama değişen birşey olmadı. şimdi sorsalar ince çorap ve topluklu ayakkabı giymek hakkında ne düşünüyorsun diye ikisi de eziyetli iş der veririm cevabı. en güzeli babet çorap- spor ayakkabı ikilisiymiş meğer. bilseydim büyümek için o kadar acele etmezdim.
paçi paçi
nedendir bilmem ama hep gözlük takmak istemişimdir.bunun için göz doktoruna bana gözlük yazması için göstermiş olduğu işaretleri yanlış söyleyip,numaralı gözlük yazdırtmıştım.
1 /