küfür etmek

gamlı baykuş gamlı baykuş
bunun insanı rahatlattığını 30 yaşımdan sonra, orrrrospu çocuklarının var olduğunu gördükten sonra anladım.

küfrü hiçbir zaman antipatik bulmadım; "ayyy ben küfrü hiç sevmem yeaaa, yanımda lütfen etmeyin" falan demedim ama hiç küfür eden bir insan da olmadım. ayrıca teknik üniversite inşaat fakültesinde küfrü antipatik bulma hakkı tanınmadı bize adfghjklş.

en fazla siktir et falan derdim belki ama şu son 1.5 yıldır kalaylıyorum herkesi, her şeyi. her kötü duruma ana avrat sövüyorum. sikmediğim sokmadığım kalmadı artık ama zerre de utanmıyorum. bir de ben ne utanacağım, orrospuların önde gidenleri utansın.

hani canımız ciğerimiz sait faik diyor ya; "yazmasam deli olacaktım" diye. hah işte ben de diyorum ki; küfretmesem çıldıracaktım.

ve bugün son noktasına geldim bu olayın. kendime bombok bir durum için mail attım ve mail konusuna da okkalı bir orrrrossspu çocukları yazıverdim. oh mis, çiçeğim şimdi.

ben küfredip rahatlıyorum da o orrrospuuu çocukları orrrospu çocuğu olmanın ağırlığıyla ne yaparak rahatlıyorlar?

ve not: arkadaşlar yargılamadan önce küfredene bir sorun, ablacım sen küfrediyorsun da neden küfrediyorsun diye. valla bak, çok orrrospu çocuğu var hayatta.
huxoo huxoo
küfürün mekanizması daha çok 'para'nın algoritmasına benzer. para, toplumların doğal bir içtenlikle inandığı(yada bizzat dayatıldığı) ve onu anlamlı kıldığı için değeri olan bir nesnedir. yani her iki birey paranın genel bir geçerliliği olduğu için buna inanır ve alışveriş gerçekleştirir. halbuki böyle bir şey söz konusu değildir. gerçekte kağıt parçaları ile bir arabayı değiştirmek mantık işi değildir. ancak topluluklar gelişmeye başladıkça 'çıkarın' gücü devreye girdi ve 'eşitsizlik' adı altında buğday yetiştiren ile pamuk yetiştiren birbiri ile anlaşamadı. buğday fazlasıyla vardı ve kolay yetişiyordu, pamuk çok azdı ve gereğinden fazla zor yetişiyordu. sonra bir gün pamuk yetiştiren, buğday yetiştirene, 'ben sana bir kilo pamuk vereyim sen bana on kilo buğday ver.' diyince iş çığrından çıktı(senaryo çok daha farklı da olabilir. buğday yetiştirenin pamuğa ihtiyacı olduğu halde pamuk yetiştirenin buğdaya ihtiyacı olmaması gibi.) i̇şte bu noktada devreye 'para' girdi ve dünya içerisindeki her şeye değer biçmeye başladı. bu değerler belirli ölçütlere göre belirlendi ve böylelikle gerçekte hiç bir anlamı olmayan para herkesin en önemli nesnesi haline büründü.

küfür ise temelde 'argo'yu; ailevi değerler, genital bölgel, cinsiyetci fikirler, ırk, ten vb. olgular ile harmanlayıp ciddi bir tavırla söylenmesi ile oluşmuştur. para gibi hiçbir anlamı olmadığı halde bireyler küfürün varlığına toplumca inanmış ve her bir küfürün altını derin anlamlar ile doldurmuştur. örnek ile ilerleyelim:
'orospu çocuğu'
orospunun anlamı:
1.
erkeklerden para alarak karşılığında onların cinsel zevklerine hizmet eden, bu işi meslek edinmiş olan kadın.
2.
mec.
para karşılığı olsun olmasın birçok erkekle düşüp kalkan, kolay elde edilen, kötü ahlaklı kadın.
3.
mec.
kalleş kimse.

şimdi irdeleyelim. bir kadının evlenmeden cinsel ilişkiye girmesi, eril bireyler ile yatıp kalkması, cinsel ilişkiden para kazanması vb dini ve toplumsal normların bireylere baskısı sonucu oluşturulmuş anlamlardır. halbuki bu saydığım durumların hepsi cinselliğin, temel üreme iç güdüsünden zevk alma prensibine evrilmesi ile alakalıdır. her iki cinsiyetin genital bölgesindeki zayıf noktasının(dişiler için klitoris) uyarılabilmesi nedeniyle haz duyumu gerçekleşmektedir. evlilik ile bu durumu bağdaştırmak tamamen eski dini motiflerin günümüze yansımasıdır. tek eşlilik, doğurganlık gibi durumlar; namus, kıskançlık vs. soyut kavramlar ile bütünleştiriliyor ve 'evlilik dışı ilişki' toplumsal bir sorun haline dönüşüyor. 'evlilik = bağlılık' olduğu için iki farklı cinsiyet birbirine sen benim 'nesnemsin' kafasıyla yaklaşıyor. sen benden, ben senden yararlanıyorum. başkaları senden yararlanmasın diye 'evlilik' müessesi ile durumumuzu muhafaza edelim düşüncesi rivayet ediyor. âdeta bir çocuğun en sevdiği oyuncağını kimseye vermeyip sadece kendisi oynaması gibi. anlayacağınız her birey orospu kavramının içine yerleştirilmiş 'evlilik dışı ilişki yaşayan' kadın portresini kendisine dayatılan algılar ile yorumlamaya çalışıyor. halbuki böyle bir şey yok.

dişi bireyin cinsel ilişkiden para kazanması ise eril bireylerin cinsel birliktelikte daha hızlı ve kolay uyarılması ile alakalı. boşalma süreci yani spermin yumurtalığa bırakılması eril bireye has bir durum. penis uyarılır ve olgun spermler testislerden dışarıya çıkmak ister. dişi bireyler için bu şekilde bir süreç olmadığı için eril bireyler kadınlara oranla daha fazka zevk alıyorlar. böylelikle her şeyin bir karşılığı olduğu gibi 'zevk' almanın da karşılığı para oluyor. i̇şin içinden para kazanıldığı için bu durum 'meslek' konumuna dönüşüyor ve orospuluk bir statü oluyor. halbuki böyle bir şey yok. hepsi mantıklı şekilde ilerlediği halde 'orospu' kavramı 'para' gibi bir inanma meselesine dönüşüyor. orospunun ne olduğunu bilmeyen bir çocuğu söylediğinizde 'o ne demek?' diye soracaktır. olay bu kadar basit.

'orospu çocuğu' ise sen orospu bir bireyin çocuğusun demek. vay anasını.. senin annen evlilik dışı cinsel ilişkiye giriyor, senin annen para ile cinsel ilişki yaşıyor, senin annen cinsel ilişkiyi meslek edinmiş. bireye sinirlenip, bireyin annesini yargılamak ve yaşadığı cinsel ilişkiler hakkında bilgi sahibi olunmadığı halde atıp tutmak.hmmm.

peki neden? yukarıdaki durumu açıklayan kavram: 'sinirlenmek'. sinir duygu durumunu yaşayan bir birey kortizol salgılar. yani birey strese girer ve beyni ideal çalışmaz. sadece kendisini strese sokan bireye odaklanıp tüm ilkelliği ile saldırmak ister. bu saldırı o kadar doğaldır ki beyin olacakları çoklu düşünemeyip gelişine davranır. bu yüzden kendisini strese sokan bireye kendisine verdiği zarardan daha büyük bir zarar vermeye çalışılınır. bu da bireyin kendisinden daha çok etkileneceği 'annesi' hakkında yargıda bulunmakla olabilir(hani anneler baş tacıdır ya.).

küfretmek, bireyleri rahatlatmaz. çünkü 'küfür' denilen şeylerin altında yüz binlerce 'algı' vardır. her biri zihninizi bulandırır ve sizi kendi parmaklıklarına tıkar. orada rahatlamak yerine boğulursunuz. zamanla bu algıların bilinçaltınızda sizi manipüle ettiğine ve gerçek kişiliğinizi öldürdüğüne şahit olursunuz.