kulak içi kulaklık

1 /
steel steel
dün tanıştığım kulaklıklar. kulağınızıa geçirirken blöp diye bir ses çıkıyor. henüz müzik açmadıysanız kulağınız tıkanmış hissi veriyor, nefesinizi duyuyorsunuz. garip bir his, alışmak gerek.. ha, sağlığa tek zararı yolda yürürken arkanızdan hızla yaklaşan kamyonun kornasını duymayıp altında kalmanız olabilir. mümkün mertebe oturarak dinlenmeli.
usako usako
radisson marka olanı mükemmel diyebileceğim kalitede. ipoda uyumlu dönüştürücüleri de var üstelik fiyatının da orijinal ipod kulaklığıyla alakası yok.
yılın 8 ayı prefabrik bir yurtta yaşamak zorunda olduğum için böyle bir kulaklık farz olmuştu bana. yandaki osursa sesini geçtim kokusu geliyo lan! *
en sonunda bu kulaklıkları keşfettim. sesi sonuna kadar açtığınızda dışarıdan tüm sesi kesiyor. en slow şarkı bile çalsa ikarusun (evet otobüs olan) sesini duymuyorsunuz. elbette bir süre sonra kulağınız kaşınmaya hatta akmaya başlıyor. çıkardığınızda geçici duyma güçlüğü bile çekebilirsiniz. zararı yok demiyorum. ama şahsen ben akıl hastası olmaktansa sağır olmayı tercih ederim.
peace sells and i m buying peace sells and i m buying
güzel bir icat.

fakat bakıyorum da kimse pislik olduğundan bahsetmemiş. sanki kimsenin kulak içi kulaklıklarının rengi bir müddet sonra değişmiyor, sanki kimse kulağından çıkartıp baktığında kulaklığı duvara atacak gibi olmuyor.

"o senin pisliğin arkadaşım, bizimkiler pislenmiyor" demeyin. kamuoyu araştırması yaptım ben, herkesinki kirleniyor fakat söylemeye çekiniyoruz. ben de öyleydim aslında. muhabbeti geçti mi "hacı sesi dışarı vermiyor, harikulade" deyip geçiştirirdim. fakat bir gün bu kulaklığın sol teki bozuldu. bozuldu dediğim ses vermiyor. veriyor da az veriyor. garantisi falan da vardı. aldım götürdüm. dedim böyleyken böyle. adam aldı baktı kulaklığa. içini açtı hemen oracıkta. bir eline de tornavida tarzı ufak bir alet aldı. başladı kulaklığı kurcalamaya. ben anlam veremedim tabii, "skeyim böyle teknik servisi" diye düşünürken adam aldı kulaklığı adeta gözümün içine sokarcasına "kirlenmiş bu" dedi. bir baktım o gri zar gibi şeyin altı bildiğin mamak çöplüğü. öyle bir kirlenmiş ki ses vermiyormuş artık. ben ne bileyim o gri aparatın arkasının kir dolacağını. gri şeyin üstünü temizliyordum sadece. neyse ben "ehehe ne hoş olmuş" tarzı aptal cümlelerle kulaklığı alıp ortamdan kaçmak istedim. "yok ben temizlerim" dedi. kirli kulaklığı bozuk diye servise götürdüğüm yetmedi bir de herife temizletmiş gibi oldum. adam temizleyene kadar dükkanda volta atmalar, elektrik süpürgelerinin kullanma kılavuzlarını kurcalamalar falan derken unutulmaz bi 3-4 dakika yaşadım.

şimdi ben bu iğrenç hikayeyi niye anlattım. benim yaptığım mallığı yapmadın diye. hadi bizimki insan evladı çıktı, aldı, temizledi falan. ya "aq evladı bu ne lan böyle" diye tüfekle kovalasaydı beni. haklı yani herif. koskoca dükkan açmış 40 ytllik kulaklık için milletin pisliğini mi temizleyecek.

neyse efendim, dediğim gibi. güzel bir icat.
nicksizim nicksizim
philips she9500 marka olanı hem fiyat olarak hem de performans olarak ideal olanıdır. iyi bir mp3 player yada psp ile birleştiğinde kulağınıza takarsınız ve müziğinizi açarsınız dünyadan koparsınız. eğer açtığınız müzik baslı, hızlı bir şarkıysa ve son ses açtıysanız -abartısız söylüyorum- yanınıza kocaman müzik kolonu olsa milim ses kulağınıza sızamaz bile.

philips she9500 herkese tavsiyemdir.

(bkz: dünya ile bağlantıyı koparmak)

not: çakmaları oluyor onlara dikkat edin. başta iyi ses verir sonra sesi bozulur.
snow flake snow flake
uzun yıllar keyifle ve bilinçsizce kullandım. sonunda kulağım ağrımaya başladı ardından kulağımı yıkadılar doktor çıkardığı malzemeyi gösterek 'bak kulağından bu çıktı' dedi ve kocaman bir kir topağıyla göz göze geldim. kulaklarıma verdiğim rahatsızlıktan dolayı kendimi kötü hissettim ve onlara daha iyi bakmaya karar verdim.
diz ekleminde sorun olan çekirge diz ekleminde sorun olan çekirge
kulağıma yerleştirirken önce gırç gırç sürtünme sesini beynimin derinliklerinde hissettiren, sonra kulağımın atmosferle tüm ilişkisini keserek beni sersemleten ve en sonunda müzik dinlemeye başladığımda gözlerimden yaşlar getiren(evet lan bildiğin gözlerim yaşarıyor, bir de istemsiz bir şekilde gözlerim beleriyor) lanet icat.
kheldarxenon kheldarxenon
tırt kulaklık. yolda giderken falan yüksek seste müzik dinleyip insanları rahatsız etmemekten başka bir işe yaramaz.

iki doğru düzgün kullanım alanı vardır, biri yolda dinlemelik olması, diğeri de uygun bir vokal monitörü olmasıdır. bunların dışında kullanılması aptalca olur çünkü sesi bok gibidir.
1 /