kulak misafiri

ganyotçu ganyotçu
galata köprüsü üzerinde 3 kişi konuşuyor, ben de kulak misafiriyim.

-(topkapı sarayını göstererek) şu saray değil mi ya
- hee saray heralde, ne sarayıydı?
- yok saray değil ya sarnıçtı o.
- ne sarnıcı?
- diyarbakır sarnıcı mı ne diyorlar.
rene rene
ya arkadaşım lütfen şimdi açık konuşalım bak ben şeffaf adamım içim dışım birdir. geliyorsun konuşmanıza kulak misafiri oldum da falan diyorsun bu kibarlık değil bildiğin iki yüzlülüktür bunu sende biliyorsun. hem dinliyorsun ordan köşeden köşeden muhabbeti, sonrada geliyorsun kulak misafiri oldum konuşmanıza bence o haklı falanlar filanlar. böyle şeyler yapmayın yurttaşlar. kulak misafiri olmak diye birşey yoktur, başkasının sohbetini muhabbetini dinlemek vardır. bu kadar mı işiniz gücünüz yok sizin de zaman ayırıp onların konuşmasını dinliyorsunuz? hiç yakıştıramıyorum, gerçekten. hayır belki özel bir şey konuşuyorlar ikisi?
böyle söyleyince de o zaman yalnız bir yerde konuşun diyor. bak artık pişkinliğe bak. cafe de bar da park da oturup çok özel şeylerimi konuşamayacağım yani ben sırf senin o durdurulamaz merakın yüzünden öyle mi? yapmayın böyle şeyler, sizin gibi donanımlı insanlara yakışmaz. madem merak ettin gel yanımıza söyle çayını filtre kahveni otur yemin ediyorum anlatacağım hepsini bak ciddiyim.