kumbara

3 /
myself myself
şimdi dünyamıza yeni bir tabir ekleyelim.

yeni dememin tek sebebi tabiri en güzel yerimden uydurmamdan olsa gerek...
en güzel mi dedim? dur bi bakayım.

güzel valla namussuz!

asıl konumuz olan yeni terime dönüyorum; kumbaracı insan.

nedir kumbaracı insan?

biriktiren insandır. bunun en tehlikeli versiyonu sevgili sıfatını yüklediğiniz tipidir.

beraberken hiç sorun yoktur.
her şey güllük gülistanlıkken bu tip göt gibi bırakır sizi...
şaka yapıyosun heralde derseniz.
çok da ciddidir pislik.
neden derseniz.
aman yarap bin sene önce yaşadığınız tatsız bi olayı anlatır, aman da sevdiceğim aman da kıymetli sevgilim kırıldığını bilmiyodum keşke o anda söyleseydin özür dilerim dersiniz.
bu insan evladı başka bir küflü hadise daha çıkarır karşınıza...
aman da aman sen kırıldın da neden söylemedin ah benim dilimi eşşek arısı soksun dersiniz...

haydaa ağam paşamda hikaye bitmez; kumbara zenginidir.
kumbaracı beyimiz ilişki boyunca hiç kafasına takmadığı tüm sorunları bir çırpıda yüzünüze vurur...

ulan ne gudubet karıymışım ben, allah da benim belamı versin.
nasıl üzmüşüm cillop gibi sevgilimi, iğrencim ben be diye söylenirsiniz kendi kendinize. gider ayak vicdan azabı yapar kumbaracı sevgili.

neymiş; kumbara biriktirme aracıymış; kumbaracı neymiş allah onun belasını versinmiş.

tanım: biriken yer.
yanlış bir öyküdeyim beni yeniden yaz yanlış bir öyküdeyim beni yeniden yaz
bugün kumbaradaki paralarımı bütünlemek için sayarken, bir yandan da kahve içiyordum. 1 tlleri sarı sarı sayarken keşke tam altın olsalardı diye geçirdim içimden. tam da kahveyi ağzıma götürüyordum ki foşh dedi döküldü dudaklarımdan aşağı, hem de yakarak. tamam allahım aldım ben uyarıyı açgözlülük yok.
3 /