kuran kursları

7 /
messias messias
kuran'ın kursu olmaz.

mesela siz hiç incil kursu duydunuz mu?

güzide memleketimizin güzide icatlarından biridir bu.

diyelim ki kuran'ın kursu olur. ama nasıl olmalıdır?

mesela korece yazılmış bir ders kitabı var elinizde. bu kitapta yazılanları ögrenmek için ne yaparsınız? ya korece öğrenir ya da çevirisini beklersiniz. korece harflerle çıkartılacak sesleri çıkarmanın kitabı anlamakla bir alakası yoktur.

aynı konu arapçaya gelince neden farklı davranıyoruz? neden dürüst olmuyoruz? çünkü mesele kuran ögretmek değil beyin yıkamaktır. mürit yetiştirmektir asıl amaç.

kısacası nota öğretir gibi çıkarılacak sesleri öğrenmenin bi faydası yoktur. ya delikanlı gibi arapça ögretin ya da bırakın millet anladığı dilden okusun.

ama yemiyor değil mi? anlamayıp okudum zannetsinler, anlayıp okudum diyenin dediğini yapsınlar yeter değil mi size? çünkü öğrenirlerse bi daha sizi dinlemezler. çünkü bilirlerse uydurduğunuz saçmalıkları, yüzünüze tükürürler. çünkü ögrenirlerse boyun eğmezler.

kısacası kuran kursu olmaz olursa arapca kursu olur. ama biz de olmaz o ayrı.
4
brechtin kalemi brechtin kalemi
gericiliğin yerele inmiş halidir. kuran kursu eğitimleri görmüş, kuranı arapça okumuş uzun süre içerisinde bulunmuş bir insan olarak söylemeliyim, tehlikedir.

daha latin harfleri ile okumayı bilmeyen çocuklar arapça okuma öğreniyor, welcome the turkey (little arabistan)
acarabi acarabi
adı yanlış konmuş ya da yanlış yorumlanmaktadır. şuna arapça öğrenme kursları desek nasıl olur.
ben açarım evde kuranın türkçesini okurum öğrenmek istersem veya çocuklarıma türkçesinden öğretirim. ne kursuymuş bu. sakın beyni yıkanacakları bir araya getirmek için işler halde tutulan arapça ilim kursları olmasın.

tanım: kifayetsiz muhterislerin ekonomiyi ve yönetimi ellerinden bırakmamak için gözleri gibi baktıkları ve korudukları beyin yıkama laboratuarlarıdır.
birgariphüzünçöker birgariphüzünçöker
tam 8 yaşından 15 yaşına kadar gittim. kuran okumayı öğrendim hocalarımız çok iyilerdi allah razı olsun. ordaki kızlarla konuşur arkadaşlık ederdik hatta bizim torenimiz bile oldu camiide herkes sırayla kuran okudu ilahiler söyledik güzel günlerdi.iyi ki ailem göndermiş.

kuran kursuna gönderirken ailem yüzme ve gitar kursuna da gönderiyordu canım ailem..

her yerde ve meslek grubunda şerefsizler vardır. bunu dine bağlamanın anlamı yok.
sevgisiz sevgi sevgisiz sevgi
bilimle yakından uzaktan alakası olmayan yerler. bu yüzden genç beyinler uzak tutulmalı. bireyin kendi benliğini oturtma savaşı verdiği bir dönemde okuması, araştırması, gezmesi, oynaması gerekirken vakit kaybından başka bir şey değildir. zaten din dayatılması gereken bir şey değildir. ilerleyen yaşlarda bir dayatma olmadan birey kendi dinini kendi seçebilir. eğer istiyorsa zorlama olmadan kendi ibadetini edebilir. kuran kursları sadece çocukların kendi düşüncelerinin filizlenmesine engel olur. düzgün bir toplum ve sağlıklı bireyler yetiştirmek için dini dayatmaktan uzak durmamız gerekiyor, gün geçtikçe daha çok hayatlarına sokmamız değil. kendi ailemden hiçbir zaman böyle bir zorlama veya yönlendirme görmemiş biri olarak onlara teşekkür etmem gerek sanırım.
confessions confessions
ufacık çocuk "hocam allah türkçe bilmiyor mu?" dediğinde dumura uğrayan beyinler allah katında islam dininden bi'haber müslüman yetiştiriyor.
dumrul dumrul
el kadar çocukların kuran okumayı öğrendiklerini sandıkları yerlerdir.

çocuğu tanımadığın adamlara teslim ediyorsun. bu adamlar pedagoji nedir duymamış adamlar. çoğunlukla resmi bir vasıfları yok ve denetlenmiyorlar. dinsel - cinsel her çeşit taciz için özenle hazırlanmış bir bataklık sanki.

ablam ve ben el kadar çocuğuz. ablam anaokuluna mı gidiyor ilkokula mı başlamış ne. ben daha bi yere gitmiyorum. yaşadığımız yer nasıl bok gibi bir yerse ablamın okulundaki diğer çocuklar kuran kursunu kafasına kazımışlar. ablam illa kuran kursuna gitmek istiyor. annem ve babam çocuğu hiç tanımadıkları bok kafalara teslim etmeyecek kadar zeki oldukları için artık nereden buldularsa bi kadın buldular, kadın bize geliyor ve ablama kursu öyle veriyor. kadın gelince ben sessiz durucam filan. eziyete bak. niye? kadın kuran okuyacakmış da ayıpmış da filan. neyse kadın ağğğ uğğğğ bir takım sesler çıkardıkça benim hep gülesim geliyordu. bi kez çok güldüm kadın bana bağırdı. o bağırtı olayı olmasa bütün bu hikaye aklımda kalmayacaktı muhtemelen.

lan bizim evimizdesin, para karşılığı kurs veriyorsun, ben zaten 5 yaşında bir şeyim. annem başımızda... annem olmasa demek ki kalkar döver de karı...

neyse bunu yazmayacaktım. "kuran okuma" konusunda iki çift laf söyleyecektim.

yani işin en temelinde öyle bir sorun var ki bazı insanlara anlatamıyorsun. bir metnin hangi sesleri verdiğini öğrenmek onu okumayı öğrenmek anlamına gelmiyor. düşünsenize okumanın anlamını bilmeyen insanlarla tartışmak zorundayız. nasıl bir suç işledik ki böyle bir cezaya layık görüldük?

okumayı öğrenmek var, sonra bir de okuduğunu anlamak var. ama bu gibi kurslar insan gelişimini daha ilk maddede durduruyor. arapça harflerin hangi sesleri verdiğini öğrenince okumayı öğrendiğini sanıyor. işin fenası türkçe okumasını biliyor ama kendi ana dilinde de okuduğunu anlamaktan aciz.

ben mesela kiril alfabesi ile grek alfabesini iyi kötü biliyorum. latin alfabesini zaten çok iyi biliyorum. ispanyolca, ingilizce, fransızca, portekizcedeki seslere dair kuralları az çok biliyorum. yani bu arkadaşların kafasına göre ben bütün bu dilleri okuyabiliyorum. lan oğlum harfleri tanıyorsun ve bunları nasıl seslendireceğini biliyorsun hepsi bu... biz buna okumak demiyoruz.

şimdi al şunu oku




"la unika iglesya ke ilumine es lake"

oldu mu? ben şimdi bunu okumuş mu oldum? kaldı ki bunun türkçesini de biliyorum. fransızcası da şöyledir:

l'unique église qui illumine est celle qui brûle.

lünik egliz k-illümine e-sel ki brüle.

şimdi siz bunu okumuş mu oldunuz?

oha lan. 6 yaşındaki çocuğa okumanın anlamını sorsanız size söyler. biz bunlara anlatamıyoruz.
enarkacamkenarı enarkacamkenarı
lisede 3 yıl aile zoruyla süleymancilar denilen kurslara gönderildim tamam eyvallah kuran öğrendik ama bittik

öncesinde haşarı çok konuşan özgüveni yüksek dersleri iyi olan benken ailem duzeleyim diye gönderdi çıktığımda artık ben değildim,ezik özgüveni gitmiş dersleri boka sarmış başarısız bir öğrenciydim aşırı baskı her zaman ters teper konya bu ülkenin aynı anda hem en muhafazakar hem en çok alkol tüketilen yeri nasıl olur biri bana aciklasin mezun arkadaşlarımın çoğu alkol alıyor bu gözler yurtta abdestsiz namaz kıldıran bile gördü

demek istedigimi kimse yanlış anlamasın kuran kursu olmasin demiyorum ama bu şekilde değil hala kötü etkileri uzerimdedir
7 /