kürt sorunu

1 /
palantir palantir
son dönemde sözde aydınlarla yapılan görüşmenin ardından ortaya çıkan ;son olarak diyarbakır gezisinde tekrarlanan ve bu gidişle dilimize yerleşecek olan deyim...bir zamanlar sadece pkk vardı..artık bütün kürtler sorunmuş!!
ne kadar garip..en yakın arkadaşım can dostum bir kürt ve o kendini bu ülke için bir sorun olarak görmüyor ve bu şekilde adlandırılmasından da rahatsız..ona göre bir takım beyni yıkanmış, kime maşa olduğu belli olmayan gerçek faşist gurup yüzünden kendilerinin bu şekilde adlandırılması onlarla aynı kefeye konulması yanlış..
benim düşüncem de onunkinden farlı sayılmaz..kandil dağındaki kan emicilerle o ve onun gibiler nasıl aynı kefeye konulup hepsine sorun denilebilirki? kaldı ki avrupa'nın uzun bir süredir kürt sorunu dediği olaya karşı çıkarak bu kürt sorunu değil terörist bir örgüt pkk sorunu demişken bir görüşme sonucu adeta bütün tarihi yalan çıkarma bilmiyorum neye ve kime hizmet..
eğer sorun ise bu sorunu ben de yaşamalıyım neticede ben de bu ülkedeki bir ferdim ama benim bütün kürtlerle bi alıp veremediğim yok..sadece kan emicilerle onları maşa olarak kullananlarla sorunum var..kısaca ben böyle bir sorunu tanımıyorum
solti solti
(bkz: gri giri)

girimize başlamadan önce halis muhlis bir türk olduğumu belirtmek "aha kürtlerle ilgili iyi birşeyler yazmış hemen kötüleyeyim" diyenleri engeller mi bilemeyeceğim -hoş hiiç de umurumda değil kötülenmek ya- ama, olaya tarafsız yaklaşmaya çalıştığımın okuyucu tarafından algılanmasını sağlayabilir*

siyasette yapılmasından nefret ettiğim, kelimelerle oynaşmak, türkiye cumhuriyeti gibi köklü ve büyük bir devlete ve onun asil mensuplarına, ne kazandırır pek tahminim yok, lakin türkiye de benim algıladığım şekliyle bir kürt sorunu** vardır*
şöyle sıralayalım;

(çoğunluğun itülü olduğunu varsayarak genelleme yapıyorum, sözlüğe dışardan katılan dostlarım kızmasın)
buradaki büyük bir çoğunluğumuz türkiye cumhuriyetinin seçkin okullarında, en iyi eğitmenler tarafından, en iyi eğitimi aldık. şu ana kadar hep irili ufaklı amaçlarımız oldu; anadolu lisesini kazanmak, okul takımında oynamak, fen lisesi sınavını kazanmak, okulun en güzel kızını tavlamak, üniversiteyi kazanmak, mezun olmak, iş sahibi olmak, aile sahibi olmak güç sahibi olmak vs. vs.

1) bir kaç dakikalığına doğunun herhangi bir köyünde doğmuş büyümüş bir genç yerine koyalım kendimizi, onlarca kardeşi olan gariban doğulu gençlerden biri. anne baba sevgisi kardeş sayısına bölündüğü için yeterli nasibi alamamış; eğitimi ancak okumayı, yazmayı, ite kaka çözmekle sınırlanmış; en büyük amacı tarlanın doğru düzgün bellenmesi, ekilmesi olan bir doğulu genç, kürt genci. hayatı hayatta kalmaktan ibaret.
sonra bir gün bir orospu çocuğu** geliyor diyor ki; " sen kürtsün, dünyanın en asil ırkısın, türkler seni eziyor, türkiye cumhuriyeti senin devletin olamaz, sen büyük kürt devletinin kurucularından olabilecek kudretli bir insansın".ya da buna benzer gaz verici şeyler işte. ama en önemlisi amacı olmayan bir gence amaç veriyor. kaçımız o zavallı genç olsak bu gazı yemeyiz.

işte kürt sorunu budur. kürt sorunu devletin o gence bir amaç veremeyip, orospu çocuklarının* eline düşmesine sebep vermesidir. kürt sorunu devletin o gence türkiye cumhuriyetine mensup olduğu hissiyatını vermemesidir, kürt sorunu devletin genci aidiyet duygusundan yoksun bırakmasıdır. ve bu çok büyük bir sorundur.

2) doğunun onlarca kardeşli çocuklarından biri olduğunuzu düşünün. paylaşacak kadar ekmeği olmayan, giyecek kadar kıyafeti, okuyacak kadar kitabı, öğretecek kadar öğretmeni olmayan çocuklardan sadece biri işte. hayatı yokluklar arasında geçmiş, karnını doyurmayı en büyük amaç edinmiş. sonra bir gün istanbula gelmiş. onun o güne kadar gördüğünden bir ömür kadar farklı, apayrı bir yaşam. adapte olmakta yaşayacağı sıkıntıları bir düşünün. adapte olamayıp, kaba kuvvete, çakallığa, pisliğe, efendi kişiliğini bozmaya ne kadar müsait olabileceğini düşünün.

evet bugün istanbulda pis olan hangi taşı kaldırsak altından çoğunlukla bir kürt çıkıyor. çünkü tıpkı 80 li 90 lı yıllardaki gibi birden çağ atlayıp, apayrı bir yaşama geçince millet olarak bozulmuşsak* kürtlerde memleketlerindeki o zor koşullardan istanbula gelince bozuluyor. he bu tabi ki hiçbir zaman mazeret değil ama işte bir kürt sorunu da budur.

kürt sorunu develetin burayla*, orayı* * eşit tutamamasıdır. kürt sorunu devletin benim aldığım eğitimi oradaki gence verememesidir. kürt sorunu oradaki insanlara devlet babanın bir evladı olduğunu hissettirememesidir, kürt sorunu devletin, onların kendilerini dışlanmış sanmalarına engel olamamasıdır.

3) en büyük kürt sorunu ise, devletin onlarca çocuk doğurup salan kürt anne babalara bunun yanlış olduğunu, büyütebilinecek kadar üretmeleri gerektiğini bir türlü öğretememesidir. doğum kontrolününün günah olmadığını anlatamamasıdır. canı veren allah rızkını da verir anlayışının suyunun çıkarılmasına engel olamamasıdır. evet asıl kürt sorunu budur.

esasında bunlar kürt sorunu değil, şark sorunudur. ben hiç gidip göremedim oraları –allah nasip ederse askerde inşallah-, anlatanların yalancısıyım, ama hepsinden duyduğum tek ortak cümle; “ eğer burası türkiye ise orası değil, orası türkiye ise burası değil”.

kürt sorunu ya da şark sorunu. dediğim gibi kelimelerle siyasi oyunlar oynanmasından oldum olası nefret etmişimdir, kelimelerle oynama yeri edebiyattır. sonuçta ortada bir sorun vardır ve devletin bunu adım adım çözmesi lazımdır.

(bkz: gri giri)
(bkz: kürt sorunu)
(bkz: şark sorunu)
(bkz: hatalıysam ara)
ho amca ho amca
asıl feodalizm sorunun kavramlaşmış hali. asıl sorun doğudaki ağalık sorunudur. lakin 60 senedir başımızda olan aynı hukumet oyu buradan aldığı için pek dokunma tarafı değildir bu ağalara. her hukumette tonlarca aşiret reisinin mecliste olmasının yegane sebebi de budur.
ho amca ho amca
50 senedir olan şey lakin öncesinde uyuşturucu ticaretine kaçakçılığa çok fazla dokunulmadığı için bu denli su yüzüne çıkmamış sorun. lakin artık ordaki yaşayan vatandaş bi süredir elinden oyuncağı alındığı için rahatsız. şimdi nasıl rahat rahat at koşturacaklar? tabi ki bölgeyi karıştırarak. neden doğudaki olaylar en çok sınıra yakın bölgelerde çıkıyor düşünmek lazım.
libertar libertar
3 kasım 1996'da susurluk'taki kazadan çıkanlara bakıp; çatlılar*, bucaklar*, mafya babaları,mit ajanları, devlet erkanı, milletvekili vs. vs.; bu ülkede bir kürt sorununun olduğunu iddia etmek ahmaklıktır.
ama yüzümüzü çukurova'da üç kuruş para almadan çalışanların hepsinin kürt olduğuna çevirirsek; istanbul'da en ağır işlerde çalışanların, inşaatçıların, amelelerin kürt olduğuna bakarsak;ordu'da fındık toplamaya giden mevsimlik işçilere hayvan muamelesi yapan belediye başkanlarına bakarsak, evet bir kürt sorunu var.
fakat kürt ağalara bakarsan bir sorun yok.

bu ülkede türklerle kürtlerin bir sorunu yoktur.
bu ülkede kürt patronlarla türk patronların bir sorunu yoktur.
bu ülkede kürt emekçisiyle türk emekçisi arasında yaratılmak istenen bir sorun vardır.

bu kürt türk patronların hep beraber ortak davranışı şudur; hangisine daha az para verebilirm, hangisini daha çok çalıştırabilirim, hangisini daha çok sömürebilirim?

bu "hangisini" sorusunu sorabilmek için bölünmüş bir emekçi kitlesi gerekir;
eğer yoksa bölünür.

işte türkiye'de ki kürt sorunu budur; türkiye'de kürt sorunu emekçi sorunudur.
bu sorunu türk ve kürt emekçileri, kapitalizme ve emperyalizme karşı ortak mücadeleyle halledecektir...
dbk21 dbk21
"ne mutlu türk'üm diyene!"

gerçek bu deyişin altında. atatürk'ün "ne mutlu türk olana" dememesi düşünülmelidir. atatürkün kurmak istediği devlette tek bir ırkın hükmü yoktur. ortak kültür, ortak tarih ve ortak dile sahip bir ulus vardır. bu ulusun adı da türk ulusudur. anayasada da belirtildiği üzere türkiye cumhuriyetine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes türktür. yani, kürt kimliği federatif bir yapıya yönelik olarak kullanılacaksa bu anayasaya aykırı olacaktır. unutulmamalıdır ki bu maddeyi içeren anayasa meşhur 1982 anayasası değil, atatürkün yaşadığı dönemin anayasasıdır, yani bu devleti yeniden kuran, batı uygarlığıyla aynı seviyeye getiren, bunun yanısıra emperyalistlerin oyununa çomak sokan insanların hazırladığı anayasadır.

peki kürt sorunu neden vardır? bunun üzerine birçok görüş getirilebilir. tarihteki olayları incelemek bu görüşlere ışık tutacaktır. o halde ekonomik görüşten başlayalım.

küreselleşme, bununla birlikte gelişen kapitalizm, orta çağ emperyalizminin yeni dayanak noktası olmuştur. artık sömürünün görüntüsü değişmiş fakat içerik aynı kalmıştır. işte bu noktada kapitalist ülkelerin çıkarları dünyayı şekillendirmektedir. şöyle düşünelim ben a devleti olsam çıkarlarımı arttırmak için b devletini etkim altında tutmam gerekir, fakat gerek ekonomik gerekse siyasi açıdan güçlü bir b devleti buna izin vermeyecektir. bundan dolayıdır ki azınlık fikri altında kurulması arzu edilen devletiçikler kapitalist a devletinin en büyük hayalidir. yani kürt ayrımcılığı kapitalist ideoloji tarafından desteklenmektedir. zaten ırak savaşında bunu net olarak görmekteyiz.

kürt sorununa diğer bir bakış ise doğuda hüküm süren feodal sistemin yaşatılması kaygısı olarak açıklanabilir. cumhuriyetin kuruluş döneminde türk kürt omuz omuza savaşmıştır, kabul edilmesi gerekir ki, kürt aşiretleri kurtuluş savaşında önemli görevler üstlenmişlerdir. işte bu nedenden dolayı yeni devletin ilk yıllarında toprak ağalığını yıkmak olası değildir. 1935, 36 gerekse 37 yıllarında meclis açılış konuşmalarında atatürk toprak ağalığının kaldırılması, her köylünün kendi toprağı olması konusuna değinmesine rağmen ömrü bu devrimi gerçekleştirmeye yetmemiştir. atatürkün ölümünden sonra uygulanan politikalar ise bu sorunu günümüze taşımakla kalmamış, daha da güçlendirmiştir. partiler oy kaygısı nedeniyle aşiret ağalarını meclise kadar sırtlamışlardır. sonuçlanmayan toprak reformu konusu doğu anadolunun gelişmemişliğinin tek etkeni sayılabilir. doğulu yurttaşımızın ekonomik açıdan refah düzeyinin düşüklüğü rahatsız düşüncelerini arttırmış, bu kesimi dış güçler tarafından beslenen bölücü ideolojilere yaklaştırmıştır. terör eylemlerinin hastane, okul gibi uygarlık kalelerini hedef alması da zaten bundandır. amaç bu bölgede ortaçağı günümüzde yaşatabilmektir.

peki çözüm yolu nedir? yıllardır milyon dolarlar aktarılan bölge nasıl kalkındırılabilir? doğu insanı nasıl bilinçlendirilebilir? kürt sorunu olarak betimlenen güneydoğu sorunu nasıl çözümlendirilebilir?

bunun yollarını şöyle özetlemeli:
+ toprak reformu yapılmalı ki zengin ağalar daha zengin, fakir köylü daha fakir olmasın, aktarılan paralar yalnızca bir cepte birikmesin
+yıllarca bölgede hüküm süren olağanüstü hal yönetiminin etkisi çeşitli yollarla ödünlenmeye çalışılmalıdır. bir kuşak bu baskı rejimi altında yetişmiştir, kendisini diğer vatandaşlardan daha az olanaklara sahip olarak görmektedir. devlet demelidir ki, ben senin karşında değil yanındayım, fakat seni çeşitli yollarla kandırmaya çalışan terör örgütlerine tüm gücümle savaş açmaktayım. böylece vatandaş arkasının güvende olduğunu bilecektir.
+terör örgütüne karşı kullanılacak birlikler özel eğitimden geçmeli, bölgede insancıl fakat başarısı tam bir haber alma teşkilatı görev yapmalıdır.
+kürt sorununu destekleyen hatta körükleyen kürt şovenistlerine gösterilen tepki mutlaka türk şovensitlere de yöneltilmelidir. uç ideolojilerin demokrasinin kuralları içinde eritilebileceği unutulmamalıdır.

bu gibi çözüm yolları çoğaltılabilir, şüphesiz can-ı gönülden "ne mutlu türküm diyene!" diyen herkes birçok çözüm yoluna düşünerek ulaşacaktır. işte bu memleketi de bu insanlar kurtaracaktır.

unutmamalı ki, kemalist anlayış ırkçılığı ya da etkin ayrımcılığı benimsemez. ırkçı naziler yok oldu, faşist italya artık yok, etnik ayrımcılığı kurumlaştıran yugoslavya ise kanlı bir şekilde dağılmak zorunda kaldı.

sonuçta doğu sorununu aşmamızın tek yolu kemalizmi doğru anlamak, ardından uygulayacak cesareti kendimizde bulabilmektir.
hayatberbat hayatberbat
gün olur ki araf tan bile bu iki halk beraber iner... onları ayırsalar da ayrılmazlar kardeştir... lakin sorun da balkabağı gibi ortadadır ve çözülmeden bu coğrafya nefes almayacaktır..
lefteyenine lefteyenine
götünden element uyduranların, güya sarkastik yaklaşımlarla ve tarih ilâ politikadan habersiz güdümlü yakıştırmalarla tanımlamasının işine geldiği heyhula.
platin24 platin24
her sorunun biraz temelinde oldugu gibi,bu da kısmen ekonomik bir sorundur, zira malesef parayı bulan tabiri caizse beyaz kürtler bölücü hareketle pek ilgilenmemekte keyiflerine, işine gücüne bakmaktadır.

elinde hiç bir şeyi olmayan geçinecek parayı zor bulan birini, devlet sana ne verdi, zaten eziliyorsun vs, seklinde ajite etmek cok kolaydir,aynı kişinin elinde para olsa çok yüksek ihtimalle, işini gücünü, ailesini,sevdiklerini bırakıp dağa çıkmayacaktır, gaza gelmeyecektir.
adrian adrian
çıkar ilişkileri içinde sürekli sorun haline getirilmeye çalışılan konu.mazisinin eski olması hiç bir şeyi değiştirmiyor maalesef.şöyle ki;
türkiye’nin batı daki illerinden rüşvetten,adam kayırmadan vs. mimlenmiş bir çok devlet görevlisi yıllarca ceza olsun diye doğu illerine sürüldü ve doğu öyle bir hal aldı ki korkulan ve kaçılan bir bölge oldu bu yüzden şark görevi her devlet memuru için şart hale getirildi…gümrükler,karakollar,okullar ve daha birçok devlet dairesi tam da pkk nın isteyeceği gibi para ile yönlendirilebilir adamlarla doldu sonra yıllarca doğu daki asayişten ve güvenlikten şikayet edildi.
çoğu hala yola,suya ya da elektriğe bile sahip değil,zaten yılın büyük kısmını karlar altında geçirdikleri için de yine çoğu,kış ortasında hastahane yada okul yollarında sayısız zorlukla karşı karşıya kalmakta.şunu söylemek istemiyorum zaten sevmiyorum da bu söylemi ‘nerede bu devlet ? ‘ tabi ki her şey devletten beklenmemeli ancak devlette atamalar noktasında bence üstüne düşen duyarlılığı göstermeli.eğer bu böyle devam ederse doktor bile gönderilemeyen bu bölgelere destek verildiğinin gösterilmeye çalışıması adına yapılan fabrika,baraj gibi şeyler sadece gereksiz yatırımlar olmaktan öteye gidemeyecek çünkü bir yandan yaparken bir yandan yıkmak kazandırmaktan çok kaybettirir,tabi ki yine hem kürtlere hemde türklere.
1 /