kurtlarla koşan kadınlar

kalimera ilie kalimera ilie
sağlıklı kurtlar ve sağlıklı kadınlar, belirli ruhsal karakteristikleri paylaşırlar: keskin bir duyarlılık, oyuncu bir ruh, yoğun bir kendini adama kapasitesi. kurtlar ve kadınlar, doğaları, araştırıcılıkları, büyük bir dayanıklılık ve güce sahip olmaları bakımından yakın akrabadırlar. sezgileri çok güçlüdür; yavruları, eşleri ve sürüleriyle yoğun bir biçimde ilgilenirler. sürekli değişen koşullara uyum sağlamakta deneyimlidirler; tuttuklarını koparmalarının yanında çok da cesurdurlar.
bismillahirahmanirahimof bismillahirahmanirahimof
yaratıcı hayatın ana damarı, özü oyundur, terbiye değil. oynama etkisi bir iç güdüdür. oyun yoksa, yaratıcı hayat da yoktur. uslu olunursa, yaratıcı hayat olmaz. sessizce oturulursa, yaratıcı hayat olmaz. sadece ağırbaşlı bir şekilde konuşulur, düşünülür, davranılırsa çok az yaratıcı öz suyu çıkar.


(bkz: clarissa pinkola estes)
oztokyolu oztokyolu
kurtlarla koşamayan kadınların idolüdürler. onlar ki, sinsi sırtlanlarla koşmaya alıştıklarından, kurtlarla koşmanın hazzını asla alamazlar.
deli degilim deli degilim
an itibarıyla yatağın içinde okumakta olduğum kitap. yeni başladım ve bolca satırı çizerek okuyorum. gayet güzel gibi. uykum geldi ve kitaptan ayrılıcam diye üzülüyorum.

spoiler da veririm ileride.

yazar jungcu psikanalist bir kadın.
vahşi kadın arketipine ait mit ve öyküler var.
daha noolsun.
zamansızdüşünceler zamansızdüşünceler
"uzattığımız saçlarımızı duygularımızı saklamak için kullandık."
"eğer bir şeyi öldürmek isterseniz, ona karşı soğuk durmanız yeterlidir."
burada tanıyıp eşime hediye almak için sipariş verdiğim kitaptır.
bismillahirahmanirahimof bismillahirahmanirahimof
kadın ruhunu güzel bir şekilde sentezlemiş olan sayın estes'in muazzam kitabı.

freud muhalifi jung'un öğrencisi olduğunu hemen her paragrafta görmek mümkün. vahşi kadın arketipini reele atıf yaparak o kadar güzel işlemiş ki kitabın sonunda her satırın altını çizmiş olduğunuzu fark edeceksiniz.

feminist edebiyatın önde gelen kitaplarından diye tanımlanıyor ama bence öyle değil, empati edebiyatı diye bir dal olsa başı çekerdi. feminen bir dili yok bence. daha çok öğretici. insanın ilkel benliğinin kadın-kurt ikiliği üzerinden işlemiş.

şöyle bir spoiler bırakıp gideyim;

"güçlü olmak , kas geliştirip şişirmek anlamına gelmez. insanın , kaçmadan kendi tanrısallığıyla buluşması, kendi kafasına göre vahşi doğayla iç içe bir hayat yaşaması anlamına gelir. öğrenebilmek , bildiklerimize katlanabilmek anlamına gelir. dayanmak ve yaşamak anlamına gelir."



antreneur antreneur
eğer kitaplığımdan sadece bir kitap seçip ilerde kızıma okutma hakkım olsaydı, o kitap bu olurdu.

"kadınlar olarak, kendimizin ölü ve parçalanmış kısımlarımızı geri çağırmak, hayatın kendisini ölü ve parçalanmış kısımlarını geri çağırmak bizim meditasyon pratiğimizdir. ölmüş olandan yeniden bir şey yaratan, her zaman için iki taraflı bir arketiptir. yaratıcı anne her zaman ölüm anne'dir de ve bunun tersi de geçerlidir. bu ikili dua ya da ikili görev nedeniyle bizi bekleyen en önemli iş, çevremizde ve içimizde neyin yaşaması, neyin ölmesi gerektiğini anlamayı öğrenmektir. yapmamız gereken, ikisinin de zamanlamasını kavramak; ölmesi gerekenlere ölmeleri için, yaşaması gerekenlere yaşamaları için izin vermektir."
la bocca della verita la bocca della verita
"artık size vermedikleri şeyler üzerinde zaman harcamayı bırakıp, zamanınızı daha çok ait olduğunuz insanları bulmaya ayırmalısınız. belki de özgün ailenize ait değilsiniz. genetik olarak ailenizin bir üyesi olsanız da, huy bakımından belki de başka bir insan grubuna aitsiniz"
güse güse
yazarı clarissa pinkola estes'in 20 yılda yazdığı, her kadının muhakkak okuması gereken kitap.
kitaptan çok sevdiğim bir alıntı:

" içgüdüler zedelendiğinde insanlar üst üste gelen saldırıları kendilerine, çocuklarına, sevdiklerine, ülkelerine, hatta tanrılarına yönelik adaletsiz ve yıkıcı eylemleri ' normalleştirirler.'

sarsıcı ve istismarcı olan şeylerin normalleştirilmesine karşı çıkmanın yolu, zedelenmiş içgüdülerin onarılmasıdır. içgüdü onarıldıkça, onun bir parçası olan vahşi doğa geri döner."
güse güse
sadece kadınların değil erkeklerin de okuyup anlaması gereken kitap.

erkeği de kadın doğuruyor ve büyütüyor.

kadını anlamak demek kendisini var eden yaratıcı gücü yani allah'ı anlamak demek.

daha önce de yazdım, allah hz.adem'i balçıktan, hz. havva'yı da o'nun kaburga kemiğinden yarattı.

kadın, insandan yaratıldı.

kadını anlayan, insanı anlar.

bu kitap, clarissa pinkola estes'in 20 yılı aşkın bir sürede yazdığı, herkesin alıp okuması ve anlaması gereken bir başyapıt.

bu dünyada clarissa ile aynı anda nefes alıp veriyor olduğumu bilmek, bana güç veriyor.

o'na uzun bir ömür dilerim.
yürekten dilerim ki, kitabında kuranı bir cümleyle de olsa övdü diye (bkz: #18156842), sürekli bastırılmaya çalışılan adı ve kitabı dünyayı ayağa kaldırsın.

insanları köleleştirmek uğruna saçma sapan programlarla dolmuş televizyonlar clarissa'yı ekranlara çıkarsın. o da tüm insanlığa toplu terapiler yapsın. amin.