kuşburnu

1 /
tyrael tyrael
asıl ismi it burnu olan, ama it kötü bir telafuz olarak görüldüğü için isim değiştiren bitki. ki 1. bu bitki köpeğin burnuna benzediği için bu ismi almıştır. 2.kuşun burnu olmaz...
cif cif
it burnu gene iyi, trakya bölgesinde öküz götü olarak bilinen gülgiller familyasına ait bir bitki...
nimlioth nimlioth
kuşburnu aşı yapılır bununla . türkiyenin en güzel yemeklerinden biridir kuşburnu aşı.. tabi burda görece bir kavram güzellik ancak bundan daha güzelini tatmadım.. malzemeleri esas olarak aşurenin içindeki klasik malzemelerdir , farklı olarak kuşburnunu ezilerek elde edilen suyu buna ilave edilerek kaynatılmasıdır , detaylarını bilmiyorum tabii ..
yozgat civarına giderseniz mutlaka tadın ..
goyathlay goyathlay
çayı şahane olur bunun. maslak yerleşkesinde farklı boyutlarda cinslerini görünce "acaba bu kuşburnu diil mi?" diye düşündürmüştür beni.
nightwish nightwish
toplaması çok zor olan bitki. dallarındaki dikenleri kıvrıktır ve tene bir girdi mi çıkmak bilmez. ayrıca eğer marmelatını yapmaya kalkarsanız onlarca defa ince delikli kevgirden geçirmeniz gerekmektedir, çünkü bu meyvenin içi minik minik milyonlarca tüyle doludur. boğazınıza bir battımı ne içerseniz için düzelmez. ama bu marmelat olduktan sonra da tadınmaz yenmez.
badangel badangel
son bi kaç haftadır durmadan içtiğim ve böylece sonuçlarına yakından tanık olduğum güzel bitki.
mesela cilde iyi geliyor demişti aktarcı amca; doğruymuş!
hatta mideye, soğuk algınlığına, vitamin eksikliğine çok çok iyi geliyor. başağrısına iyi geldiği ve rahatlattığı da söylenir. bunu da test edip onayladım.
üstelik saç, tırnak, cilt sağlığı için de bire bir.
daha önce zayıflama, sağlık ya da asparagas güzelleşme bitkilerine/ilaçlarına harcadığım paraya yazık etmişim. bu bitki bi mucize.
kısacası kuşburnu candır.

yapılışını da yazayım;
önce gidip aktardan kurutulmuş yapraklar halinde olan kuşburnunu alıyorsunuz. (onlar yaprak olmayada bilir, ben öyle benzettim belkim)
sonra cezvede su iyice kaynadıktan sonra içine bi tutam kuşburnunu atıyorsunuz. 15-20 saniye kaynarken seyrediyorsunuz.
isteğe bağlı olarak içine adaçayı koyabilirsiniz. bu ikisinin karışımı acayip bi vitamin deposu oluşturur. (kilo problemi olanlara adaçayı önermiyorum, zira acayip acıktırıyor ama gaza da iyi geliyor. yaman çelişki yani)
neyse efendim 2-3 dakika daha sabredip cezvenin üstünü bişeyle kapatıp demlenmesini bekliyorsunuz ve süzerek servis yapıyorsunuz.
tadı iğrenç olabilir ama her gün bir fincan nelere kadir bir bakmanızı öneririm

dibin notu: hayır, kuşburnu ithal etmiyorum. bu işten en ufak bi kazancım varsa çaylak olayım. sadece halkımın sağlığını düşünüyorum.

en dipteki not: tansu çiller de güzelliğini bu bitkiye borçlu olduğunu söylerdi. o yüzden son bir kaç yıldır kuşburnu satışlarında düşüş olmuş. cildi güzelleştirdiği bi gerçek. ama içince kurbağadan prense/prensese döneceğinizi de sanmayın.
(bkz: ot lan bu)
nettle nettle
kendine çeken kırmızı çayı c vitamini bakımından doludur.gribe ,soğuk algınlığına demleme olarak içmek faydalıdır. marmelatı da hem tadı hem görünüşü ile güzeldir. hemoroide, diyabete,bağırsak mukazasına faydası olduğu söylenir.toplaması çok sorundur bulsanız dahi.. o yüzden işlenmiş hazır olanı alın deneyin.
soprano soprano
kuzenimin küçükken çok sevdiği bitkisel çay türü.
o 4-5 yaşlarındayken ailecek toplanıp çay içildiğinde mahzun mahzun bakardı. o da çay içmek isterdi ama küçük olduğundan izin vermezlerdi içmesine. bir gün annem -kuzenim ona ciciannenin kısaltması olarak "cica" derdi- "sana da kuşburnu yapayım mı?" diye sordu. ondan sonra kuzenim biz çay içerken kuşburnu içmeye başladı, maksat renk de belli olmuyor ya pek, o da çay içmiş olsun. küçük kızlar evcilik oynar ya oyuncak plastik fincanlarla. aynen o hesap.
çay içtiğimiz zaman annemin kulağına : "cica ben de tuşburnu içebilir miyim?" derdi hiç unutmam.
puxa vida puxa vida
"dikine büyüyen bir çalı olarak kendiliğinden yetişen yaban gülü'nün meyvesidir.

dikenli dallarının üzerinden 5-7 arasında gül yaprağına benzer ama daha küçük yaprakları vardır. çiçeğin 5 yaprağı vardır, bunlar sarı ve etli çiçek çanağından kenarlara doğru açılırlar. renkleri toz pembeden, parlak canlı pembeye doğru değişir. yapraklar dökülünce, çiçeğin ucunda portakal renkli ve kuşburnu denilen bir meyvecik oluşur. bazı kuşburnu çeşitlerinin içi beyaz tohumcuklarla dolu etli bir kabuğu vardır, bazılarıysa çekirdeksizdir.

kuşburnu, vitamini en bol bitkilerden biridir. güller mayıstan temmuza kadar açar ve bu dönemde güzel kokularını çevreye saçarlar. kuşburnu sonbaharda toplanır.

kuşburnu, sonbahar ve kış boyunca, pek çok kızılderili kabilesi tarafından çiğnenebilir. aynı zamanda kurutularak, çay olarak içilebilir, un haline getirilebilir ve reçellere çorbalara tad vermek için katılabilir. kaynatıldığı zaman c vitamini değerinin %40'ini, kurutulduğu zaman %65'ini kaybeder. eski yemek kitaplarında kuşburnuna ilişkin iyi yemek tarifleri bulunabilirdi, günümüzdeki modern yemek kitaplarında buna pek rastlanmıyor.

içinde bol c vitamini bulunan kuşburnu, soğukalgınlığına, boğaz ağrısına ve gripe karşı çok iyi bir ilaçtır. yaban gülü yaprakları kaynatılınca, bedende ferahlatıcı ve rahatlatıcı etki yapan, güzel tadı olan bir çayı elde edilir. yaban gülünün dalları ve köklerinden yapılan çay da soğukalgınlığına iyi gelir. eskiden kuşburnu çayı böbrek taşı ve safra kesesi taşı söktürmek için; karaciğer rahatsızlıklarıda kanı temizlemek için kullanılırdı. yine eski günlerde yapraklarının, çiçeğin suyu damıtılır, kalbi güçlendirmek, yaşam gücünü arttırmak için ve her türlü bedensel zayıflığa yaban gülünün yumuşak, serinletici etkisine başvurulurdu.

kızılderililerin ahududu ve naneyle birlikte kaynattıkları kuşburnu çayı, hem küçüklere hem büyüklere bedensel ve ruhsal ferahlık verirdi. mohawk kabilesinden yaşlı bir bitki uzmanının anlattığı efsaneye göre, avrupalıların amerika kıtasına yerleşmeleri sonucu bir gün çok kötü bir hastalık türeyecek ve tüm insanlığı tehdit edecektir. bu hastalığın şifasını, efsaneye göre, kızılderili kökenli birisi, yaban gülü karışımından yapacağı bir ilaçla kullanacaktır.

bu bitkinin yapraklarından elde edilen gül suyu eski günlerde, gözlere damlatılarak saman nezlesinin yan etkisi olarak gözlerde ortaya çıkan kızarıklığı gidermeye yarardı. yaban gülü ayrıca bitki uzmanlarınca, bazı otlardan yapılan başka ilaçların acısını hafifletmek ve kokusunu güzelleştirmek için kullanılırdı. günümüzde de parfümlerin ve saç şampuanlarının yapımında kullanılır. kurutulmuş gül yaprakları küçük ince torbalarda çamaşır dolaplarına konulursa, güzel bir koku yayar."

alıntı, şifa çemberi
anneanne anneanne
tansu çiller'in gençlik iksiri. bir ara öyle bütünleşti ki bu şahsiyetle, bir nevi siyasi simge haline geldi. tansu çiller severler sürekli kuşburnu çayı içerken, sevmeyenler de "lanet olsun, o içiyorsa vardır bir bok" diyerek uzak durmaya çalışırlardı.
1 /