kuzey ırak

bermuda bermuda
şimdilerde türkiyenin sınır ötesi operasyon planladığı ancak abd yüzünden bir türlü harekete geçemediği coğrafi bölge. böyle devam ederse terörist örgüt pkk daha da güçlenecek daha çok canlar yakacaktır. bu gidişe bir dur demeli artık iliğimizi, gençlerimizi, ekonomimizi, bölge halkını kurutan bu illete bir son vermemiz gerekir. herkes birey olarak kendini düşünmek yerine milletinin gidişatını düşünsün. demokratik yollarla çözülemeyeceği daha çok önceden belliydi bu sorunun ama bizim siyasetçilerin gözlerini açmaları biraz geç oldu. halkımız her geçen gün daha da uyutuluyor. düşmanlarımız ülkemizin parçalanmış bölük pörçük edilmiş haritalarıyla sokaklarda dolaşıyorlar. bu kadar duyarsız olmak gibi bir lüksümüz yok. lütfen uyumayın uyutmayın. vatanınıza uzanan elleri kırın.
manekineko manekineko
her gün girdik girmedik aman girdik yok ya girmedik diye haberlerde duyduğumuz yerdir.teröre hayır daha kaç can alacak bilmiyorum ama biri buna dur demeli ve dur diyecek olanın asla recep tayyip bey'in olmayacağına eminim!
onelongpause onelongpause
demokrasi, insan hakları ve hukukun üstünlüğü troykasını düstur edinenlerin uluslararası hukukun ilkelerini hesaba katmadan bağımsızmış gibi tanımladıkları federatif bölge.

bir devletin bir parçasını oluşturan toplulukların self determinasyon ilkesine dayanarak bir devlet kurmak istemelerinin uluslararası hukukta karşılığı yoktur. kendi kaderlerini tayin edebilmenin yani “self-determinasyon hakkı” nı kullanarak bağımsız bir devlet kurmanın ana koşulu sömürge altında bir halkın varlığıdır. kuzey ırak etnik açıdan ırak'ın diğer yerlerinden farklılık arz etmekte, ama ana toprağa bitişik olduğu için sömürge tanımına uymamaktadır. o nedenle de sömürge olduğu gerekçesiyle ayrılması mümkün değildir.

self-determinasyon hakkının bir devletten ayrılarak yeni bir devlet kurmak için kullanılamayacağına ilişkin değerlendirmenin uluslararası hukuktaki dayanağı devletin ülkesinin bölünmez bütünlüğü ilkesidir. bu ilke üniter olsun federal olsun bütün devletler için geçerlidir. ancak bu hakkın kullanılmasının federal devletler için bir istisnası vardır, o da, federal devlet anayasasında federe devletlere böyle bir hakkın açıkça tanınmış olmasıdır. ırak anayasası’nda böyle bir hak mevcut değildir. birleşmiş milletlerin güvenlik konseyi kararlarında da bu hak kürtlere tanınmamıştır. esasen uluslararası ve ulusal belgelerin hiçbiri kürtlerin ırak'tan ayrılarak bağımsız devlet kurmalarına açık bir meşru zemin sağlamamakta, ama ırak içinde herhangi bir özerk egemenlik kullanımına imkan vermektedir.

türkiye'nin güvenliği açısından ırak'ın toprak bütünlüğünün muhafazasından yana olanlar, sadece bölgeyle kurulan ilişkilerde, hükümetin daha önceden açıkladığı politikalarıyla tezat oluşturduğunu söylemek istiyorlar. ancak ifade ediş biçimi itibariyle, kürdistan özerk bölgesinin bağımsızlığını isteyen zihniyetlerle aynı safta yer alıp, farkında olmadan onların niyetine hizmet ediyorlar. işin vahameti de burada.
onelongpause onelongpause
kuzey ırak'taki yapılanmada trafik polisinden maliye bakanına kadar bir devlette olması gereken bütün unsurların mevcudiyeti bilinmektedir; ancak devletler hukuku bakımından bu yapılanma devlet sayılamaz. (bkz: #2797379)

bir kaçakçılık merkezi olarak şekillenen bölgede kdp ve kyb liderleri kara para ile oynar duruma gelmişlerdir. ırak'ın birleşmiş milletler gıda karşılığı petrol satışları programından gelen gelirin %13'ü kürtlere ayrılmıştır. (türkmenlere hiç pay verilmediği ve ankara'nın bunu sağlamak için kılını kıpırdatmadığı bilinmelidir.)

ortak kaçak petrol ticaretinden türkiye'ye yapılan satıştan en fazla parayı kazanan yılda 350 milyon dolar ile barzani ailesidir. (pkk'nın da bu ticaretten geliri yıllık 350 milyon dolar olmuştur. geriye kalan 350 milyon dolar ise türkiye içindeki unsurlar arasında dağıtılmıştır.) ankara'da bu ticaret eleştirildiğinde ve durdurulması istendiğinde hemen ortaya "petrol ticareti durursa pkk terörü hortlar" tezi atılarak, bir baskı mekanizması ile ticarete karşı olanlar baskı altına alınmıştır.

dsp-mhp-anap hükümeti sırasında mhp'li devlet bakanı tunca toskay, ırak pazarının üzerinde önemle dururken diğer taraftan da kdp'nin ana kaynağı olan petrol ticaretinin sınırlandırılması için çalışmıştır. bu dönemde türkiye, habur sınır kapısı'nın dışında ikinci bir kapı açmayı ve bu kapıya doğrudan bağdat'ın atayacağı gümrük memurlarının yerleşmesini planlamıştır. hatta kdp ile sürtüşme yaşanmaması için ilginç formüller geliştirilmiştir. barzani, habur kapısından gelen gelirlerin azalacağı ve bağdat'ın kuzeyinde yeniden egemen bir görünüm kazanacağı endişesiyle ankara'yı washington'a şikayet etmiştir. ikinci kapının açılmasına washington'dan muhalefet gelmiş ve kapı açılmamıştır. bu süreç gerçekleşirken, abd hiç ortada görünmemiştir, fakat türk devlet sistemi içinden görünmez bir el aracılığı ile proje sabote edilmiştir.

kdp kontrolünü ve haracını aşmak için ikinci girişim, suriye üzerinden demiryolu ile ırak'ın diğer bölgelerine ulaşılması hedeflenmesidir. ancak barzani bu kez de ankara'ya baskı yapılması için abd'ye çağrıda bulunmuştur. washington'un baskısı üzerine türk dışişleri devlet demir yolları'na suriye üzerinden ırak'a ulaşmasını sağlayacak izni vermeyi reddetmiştir.

türkiye'nin abd'nin kuzey ırak politikasını bu şekilde etkilemesine fırsat vermesi ve yanıbaşındaki coğrafyayı kontrolü altına alacağına bir anlamda ona mahkum hale gelmesi bugün barzani ve talabani'nin türkiye'ye karşı takındığı saldırgan tavrın temel nedenidir.

bütün bunlar göz önüne alındığında;

"ırak'ın kuzeyinde zaten bir kürt devleti var, onu kürdistan diye nitelememek fantezidir, komikçiliktir" tespitinden hareket ederek politika üretmek sadece böyle bir devletin kurulmasını kolaylaştıracaktır. sonuç olarak, ırak toprakları üzerinde bağımsız bir kürt devleti yoktur, kürdistan yoktur, olmamalıdır ve türkiye izin vermedikçe olmayacaktır.

ek: prof. dr. ümit özdağ'ın "kerkük, ırak ve ortadoğu" kitabından yararlanılmıştır.
onelongpause onelongpause
"16 temmuz 2007
basın duyurusu


kürdistan yurtseverler birliği ankara temsilcisi behroz gelali’nin 16.07.2007 tarihinde talihsiz bir açıklama yaptığı öğrenilmiştir.

bu mesnetsiz açıklamada belirtildiği gibi oyak, erbil uluslararası havalimanı yanındaki jet pisti ihalesini almamıştır. ırak’ta bu veya buna benzer başka bir ihaleyi de alması söz konusu olmamıştır ve olamaz. yine aynı açıklamada yer alan erbil - kerkük arasındaki yol yapımı inşaatının oytaş’a verildiği iddiası da doğru değildir. oyak grubu şirketleri’nden oytaş’ın veya herhangi bir başka şirketinin ırak’ta bu ve buna benzer herhangi bir ihaleye girmesi söz konusu olamaz, olmamıştır ve olmayacaktır. ayrıca,türkiye’de oytaş adı altında faaliyet gösteren birçok şirketin bulunduğu hatırlanmalıdır.

netice itibarıyla oyak ve şirketleri, bugüne kadar defalarca ve çeşitli vesilelerle belirtildiği üzere, ırak’ta faaliyette bulunmamıştır, bulunmamaktadır ve bulunmayacaklardır.

diğer yandan oyak grubu şirketleri’nin ürünleri türkiye’de mevzuat çerçevesinde herkese serbestçe satılmaktadır. bu ürünleri alanların bunları nerede ve nasıl kullanacağına oyak’ın müdahil olmasının veya yönlendirmesinin mümkün olamayacağı aşikardır.

kendi ülkesinde ne olup bittiğinden haberi olmayanların, ülkemizin önde gelen bir kurumuna yönelik olarak haksızca ve bilgisizce veya kasıtlı iddialarda bulunmaya cüret etmeleri hayretle karşılanmıştır.

saygılarımızla,

oyak genel müdürlüğü"

http://www.oyak.com.tr/OyakWEBTR/sayfalar.jsp?sayfa_id=117

oyak'ın kuzey ırak'taki faaliyetlerinin ifade edildiği haberlerden biri;http://www.aksam.com.tr/haber.asp?a=21748,3&tarih=03.01.2006 linkinde yer almaktadır. bu haberin kaynağını biraz araştırdığımızda karşımıza 29.12.2005 tarihli kuzey ırak kaynaklı kürt "hewler" haber sitesi çıkmaktadır. yani bu iddiaların kaynağı kürt oluşumlu gazetelerdir esas itibariyle. "benim için haberi kimin yaptığı önemli değildir, önemli olan haberin doğruluğudur" diyebilirsiniz tabii ki; ancak bir yanda oyak'ın basın açıklaması var, diğer yanda kuzey ırak'lı bir kürt haber sitesi. şu an için mevcut verilerin doğruluğunu araştıracak başka yolumuz yoksa; kaynaklar arasında bir tercih yapmak gerekiyor demektir.

hisselerinin oyak'a ait olduğunu belgelediğiniz şirketlerin genel müdürlerinin açıklamaları, iddialar, savunmalar göz önüne alındığında konuyla ilgili bir bilgi kirliliği olduğunu söyleyebilirim. kanımca bu konuyu basın açıklaması kapsamında değerlendirmek doğru olacaktır. ancak yine de sağlıklı argüman ileri sürülebilmek için bazı resmi rakamları dikkate almak yerinde olur; mesela eğer oyak'ın basın açıklaması doğru değilse; bu şirketler habur sınır kapısında ne kadar gümrük vergisi ya da haraç ödemektedirler? bölgeye ihracattan ne kadar kazanmaktadırlar? ödedikleri vergiler ve ihracattan kazandıkları birlikte değerlendirildiğinde avantajlı konumda olan kimdir? esasen daha önce de aynı mevzuyla ilgili hararetli bir tartışma yaptığımızdan ve çimentonun stratejik öneminin olup olmadığı üzerinde ayrıntılı bir şekilde durduğumuzdan şimdilik bu konuda söyleyeceklerimi noktalamayı daha doğru buluyorum.

habur sınır kapısı girişimiyle ilgili yazdıklarım dayanaksız değildir; prof.dr. ümit özdağ'ın "kerkük, ırak ve ortadoğu" kitabından alıntıdır. ayrıca elbette hatalı davranan yetkilileri de eleştiriyorum; ancak dış mihrakları dikkate almadan yapacağım değerlendirmelerin eksik olacağı kanaatindeyim.
hell guardian hell guardian
sadece ama sadece bizim ülke sınırlarımızda bu nitelendirme yapılır. hal bu ki ırak'ın bu bölgesi için yani ırak'ın kuzeyi için türkiye sınırları dışındaki her yerde sözde malum bilmemneyistan ismi kullanılmaktadır.

bizi kendi basınımız uyutsun, adamlar çoktan yapılanmayı gerçekleştirdi, bir tek dünya devletleri tarafından resmen tanınma aşaması eksik. abd destur verse tek hamlede devlet ilan edecekler. ha hoş tabii destur vermez. kullanıp bunu da bombalayacaktır.

pek iyi; burası bir kaç yıl evvel abd tarafından ağır bombardımanla yerle bir edildi. herkes zannediyor ki ortalık yıkık dökük, ne elektrik ne su var... yavrum benim beee, adamdaki tezgaha bak sen, bu abd'yi bu açıdan takdir ediyorum:

adamlara şu anda parasının bizzat abd tarafından ödendiği, dünyanın en sağlam mühendisliği uygulanan alt yapı sistemleri yapılıyor şu anda.. enerji ve inşaat projeleri milyar dolarla ve onlarcası var. bilin bakalım kimler çalışıyor? elbettek türkler! türkler önce itina ile yapacak, sonra aradan bir kaç yıl geçecek ve türk müendisin kurduğu sistemler kullanılıp fabrikalar çalışacak sonra bize "bakın biz kendimize yetiyoruz" martavalları okuyacaklar. adamları resmen biz ayağa kaldırıyoruz ki sonra gözümüzü oysunlar... hey yavrum bee..
daywalkergeceyardır daywalkergeceyardır
haberlere göre f-16 uçaklarımızın bombaladığı sihirli bölge.

sanırım bu sihirli bölgeden gizli geçitler var direk karakollarımızın yanına açılan saldırıdan sonra da aynı geçitten başka paralel bölgelere kapılar var.

koskoca türkiye cumhuriyeti devleti senelerdir bir sınırını kapatamadı geçişleri durduramadı.

kimse bana dağ taş engebeli demesin..

bir senelik bedelli askerlik açın parasıyla da sınıra mayın mı döşersiniz duvar mı çekersiniz bilmiyorum ama bu ölümleri durdurun!