kybele

1 /
bellek read olamadi bellek read olamadi
anadolu üniversitesi kütüphanesi yazılımı.
anadolu adresinden ulaşılabilir.
koleksiyonda yer alan materyalleri tarama, ödünç alma, ödünç aldığınız materyalleri listeleme gibi hizmetlerden yararlanabilirsiniz.
sadomasochistic sadomasochistic
kybele anadolu da bereket tanrıçası olduğundan kıble ismi de burdan gelmektedir. çok göğüslü olarak tasvir edilir aynı efes artemis'i gibi. kybele de artemis gibi bakiredir ve kendi kendine doğurduğu bilinir. kocası ise atis'tir. atis ile yılın belli bir bölümünde beraber olurlar. ki bu durum ilkbaharı müjdeler, ayrıldıkları vakit de soğukların geliceğinin habercisidir falan.. bu ise persephone ile demeter in kavuşmasını çağrıştırır ama mite göre değişkenlik gösteren tanrı ve tanrıçalar mevsimsel döngülerde farklı isimlerle açıklanabilmesi doğaldır.
malkoçoğlu malkoçoğlu
tarihte, akdeniz çevresinde, asya'da ve kuzey ülkelerinde birçok kültür ve uygarlıkta çeşitli isimlerle anılan bir ana tanrıçadır.. anadolu'da yapılan kazılar, ana tanrıça figürünün m.ö. 6500 - 7000'lere kadar dayandığını ortaya çıkartmıştır. analığı, üremeyi, dişiliği, hayatın sürmesini ve dolayısıyla bereketi simgeleyen tanrıça, ayakta, oturmuş ya da uzanmış olarak betimlenir; düzgün vücüdu her zaman betim konusudur.. şimdi gel gelelim bereketin ve bolluğun sembolü olan bu kült, roma döneminde neden tüm dünyada bolluk ve bereketin yanında koruyuculuk ünvanı edinmiştir?

bilindiği gibi hannibal (hanibal, anibal), m.ö. 247 ile m.ö. 182 arasında yaşamış sami ırkından gelen kartaca'lı çok ünlü bir politikacı ve generaldir.. cesaret ve aklıyla tarih boyunca kendisinden sonraki pek çok imparator ve komutanın ilham kaynağı olmuştur..filleri içeren ordusuyla iber yarımadası, pireneler ve alpler'den kuzey italya'ya girmiş ve romalıları birkaç önemli savaşta yenerek, roma'nın askeri gücünü tamamen ortadan kaldırmış, ancak daha sonraları spartaküs'ün düştüğü yanlışa benzer olarak, roma'yı ele geçirememiştir.. ancak dönem itibariyle gladyatör filminde hatırlayacağınız gibi romayı o kadar büyük bir korkuya salmıştır ki ölümünün ardından geleneksel olarak colleseumda şenlikler düzenlenmiştir.. peki diyeceksiniz ki adamın neresinde bu kadar üstün deha taktik vs.. ben de diyeceğim ki fatih sultan mehmetin istanbulun fethi sırasında haliç demirli olduğundan gemileri nasıl karadan yürüttüyse hannibal bunu fatihten 1600 yıl önce romaya karşı yapmıştır.. sicilya ve çevresindeki tüm roma donanmasını böylece atlatmıştır.. pek çok antik metinde yer alan bu tarihi seferler elbetteki yüzyıllar sonra askeri taktik konusunda başarılı olan ve tarihi el yazmalarına tapan bir osmanlı padişahının ilham kaynağı olmuştur.. ki zira fatihin de biricik emeli hannibal gibi romayı köşeye sıkıştırmak hatta onu alarak dünyaya hakim olmaktı (bkz: otranto seferi).. gel gelelim hannibal ve müthiş ordusu romaya gelene değin o kadar yorulur ve yıpranır ki artık eski gücünde değildir.. haliyle verebileceği en büyük kayıpları romaya verdirtmesine rağmen onu alamaz.. bu sırada hannibal romayı kıskaca almazdan evvel imparator o kadar dehşet içine düşer ki tüm ülkeyi pagan tanrılarının hizmetine sunar.. tek dilek hannibalden kurtulabilmektir.. o sırada romanın bir eyaleti olan anadoluda dolaşan sibil kahinleri pessinus(sivrihisar) civarlarında kybele kültü ile karşılaşırlar ve yeni bir kurtarıcı olması umuduyla onu romaya götürürler.. bu da tam hannibalin romayı alamayışıyla aynı zamanlara rastlar..hannibalden kurtuluş kybelenin koruyuculuğuna mal edilir.. o kadar tapılası bir kült haline gelir ki artık bereket ve bolluğun yanında kendisine koruyuculuk vasfı yüklenir..böylece o bildiğimiz büyük memeli heykelcikleri zamanla ufalır ve başına bir sur eklenerek figürize edilmeye başlanır..akdeniz çevresine ve kuzey ülkelerine bu şekilde taşınır.. kültlerin evrimi de böyle oluyor sanırsam..
ağır hasarlı ağır hasarlı
kybele paleolitik dönemin venüs'ü, neolitik kültürün "ana tanrıça" figürünün çağ atlayarak gelişmiş şekli olarak kabul edilebilir.
insanlığın doğayla savaştığı paleolitik dönemde nüfus artışı az ve ölümler fazlaydı.bu durum neolitik dönemlerde de devam etti.bu nedenle kadın figürü doğurgan, şişman, kanlı canlı idi.ancak kültürleşme ilerleyince insan ömrü uzamış ve ölümler nispeten azalmıştı.buna doğru orantılı olarak nüfusta da bir artış olmuştu.nüfus ne kadar çoğalırsa tüketim de artardı,ihtiyaç da...işte bu süreçte kadının cinselliği kontrol altına alınmış, doğurgan, büyük memeleri olan tanrıça yerini, zayıf,küçük göğüslü bir bakireye bırakmıştır.kybele bereket veren bir güç olmaktan çok üreme olayını kontrol eden bir mekanizma olmuştur.

....phrygia içlerinde agdos adlı bir yer varmış.agdoslular kybele'nin taş heykeline tapınırlarmış.zeus da o sıralar kybele'nin peşindeymiş.bakmış ki kybele ona yüz vermiyor o da ipnelik olsun diye kybele heykelinin yakınlarındaki bir kayaya spermlerini boşaltmış.burdan agdistis adlı bir hermofradit (çift cinsiyetli) doğmuş.bir gün dionysos agdistis'i sarhoş etmiş ve bunalıma giren agdistis erkeklik organını kesip yere atmış.gel zaman git zaman kanların damladığı yerden bir nar ağacı çıkmış.nehir tanrısı sangarios'un kızı(`sakarya nehri) ağaçtan bir nar koparıp göğsüne koymuş ve hamile kalmış.kız` attis` adlı bir oğlan doğurmuş ancak sangarios bu bebeğin bir bela getireceğinden korkup kızına attis'ten kurtulmasını emretmiş.attis çok güzel bir çocukmuş ve gelen geçen onu bal ve teke sütüyle beslemiş ve ona teke sütü anlamına gelen `attagus ya da güzel anlamına gelen attis `adları verilmiş...

oğlan büyümüş ve hem kybele hem de agdistis ona aşık olmuşlar ve aralarında bir rekabet başlamış.pessinus kralı midas da attis'i çok beğenmiş ve kızıyla evlendirmek istemiş.sinirden kuduran agdistis attis'i çıldırtmış ve bir çam ağacı altında erkeklik organını kesmesine neden olmuş.kybele bir cenaze töreniyle attis'in organını gömmüş ve akan kanlardan çam ağacının etfafında menekşeler açmış.bu elim olaylara dayanamayan kralın kızı da kendini intihar etmiş ve kybele onu da attis'in yanına gömmüş ve topraktan bir badem ağacı çıkmış.yaptıklarına pişman olan agdistis zeus'a yalvarmış ve zeus attis'in vücudunun bozulmayacağına,saçlarının uzamaya devam edeceğine ve bir parmağının sürekli olarak oynayacağına dair söz vermiş.bunun üzerine agdistis attis'in cesedini pessinus'a götürmüş ve orda bir törenle gömülmesini sağlayarak rahipler tarikatıyla birlikte onun adına bir bayram tahsis etmiş...

not:bir parmağının sürekli oynaması durumu,dikkatinizi çekerim...
nefel nefel
yol arkadaşım isimli dizide üretilen zaytinyağı markasıdır. bereketi simgelediği için çıplak kadın silüeti içinde satılır.
morcivert morcivert
alsancak'ın güzel müzikleriyle dikkat çeken mekanlarından. indie-alternatif çalıyorlar genel olarak, üst tarafsa kült filmlerin afişleriyle süslenmiş. her bir posterin üstünden on dakika geyik dönse, bir çırpıda bir saatinizi yiyiveriyorlar. sinemasevmez arkadaşlarla gitmeniz tavsiye olunur. ha bir de sıcak tabağı diğer barlara nispeten çabuk geliyor. illa ki sıcak tabağı yiyicem diyorsanız buraya gidin.
1 /