lady in a cage

the light in abyssal zone the light in abyssal zone
kötülük nedir bilmem, belki tartışmaya açık bir kavramdır ama kötülük kavramı üzerine çekilmiş sayılı filmlerden biri.

uygun ortamı bulduğunda insan, özüne dönmekten çekinmiyor hiçbir zaman için. işin içine biraz da yozlaşmış bir toplum eklendiğinde etki, ister istemez daha da artıyor. bazen bir şeylere maruz kalmak için sadece orada olmanın yeterli olduğu durumlar olur ve bunun nedenini kelebek etkisinin yarattığı kaostan başka hiçbir şey ile açıklayamazsınız.

etiğin topluma; haysiyet ve ahlakın bireye özgü olduğunu kavrayamamış kitlelerin çoğunlukta olduğu yerlerde, oyunu kurallarına göre oynamak zorunlu bir tercih haline gelir. öze dönüşün ussal istişaresi de bu noktada başlar zaten. neticede ahlak, ahlaksızlıktan; hukuk, hukuksuzluktan, adalet ihtiyacı ise kötülükten mütevellit. genelde olumsuzluklardan bir olum ortaya çıkmıştır.

uygun ortam sağlandığında insan tabiri caizse içindeki firavunu keşfeder. bu zamana kadar musa ile yürüdüğünü sanan birden asanın yanında olmadığını ama artık ihtiyacı olmadığını da anlar herhalde.

velhasıl kelam içindeki musa ile firavun henüz kavgaya tutuşmadıysa, kimin hakim kim mahkum olduğunun muhakemesi derdinde değilsen eğer, "o" ortam henüz gelmemiş, henüz bir kafeste sıkışıp kalmamış ya da kafeste tıkılı kalan biriyle karşılaşmamışsın demektir. velev ki, o raddenin de çoktan geçilmiş ya da geçildiği sanılıyorsa şayet: kalan ömür, iyi olan için savaş vermek ile geçer. doğrunun hızır olduğu pek azı tarafından fark edilir. beis yok, iyi olanın peşinde harcanan bir ömürde doğruların pek de bir önemi olmaz zaten.

t: 1964 yapımı gerilim filmi.