lady macbeth

1 /
juliette juliette
bir kadının kendi tutkuları ve hırsı uğruna neler yapabileceğini anlatan shakespeare karakteri. iktidar uğruna elinden gelen her şeyi yapıp, başarılı da olmuştur, fakat en son '' herkes seyrediyor beni yıkarken kanlı ellerimi '' diyecek kıvama gelmiştir..

'' çık mel un leke çık ! ''
epimenides epimenides
bu sabah sucuklu yumurta yemiştir. akabinde şirket yöneticisi tarafından azarlanmış oda baskılara dayanamamış istifa etmiştir. minnacık bir kuş besliyor hint bülbülü mü ne? ismide bendismiş. mitolojide karşılığı ay tanrıçasıymış. 6 aydır uğraşmasına rağmen bir türlü yumurtlamasına sağlayamamıştır. kaç defa dedim ona vereyim benim erkeği(!) kabul etmiyor ki. bu varya bu çok fena aşıktır şu sıralar yani kalbi küt küt attığından yeminle oraya kemer bağlamak zorunda kalmıştır. birde geçenlerde beni aradı gelirken kahve getirir misin filan, aldım 3'ün birini. ama türk kahvesi istiyormuş. çok severmiş akşamları içmeyi özellikle dolunay olduğu vakitte.
hoşgelmiş hoşgelmiş. iyi bir insanmış, parası olunca cami yaptıracakmış. allah kabul etsin ne diyelim.
dip not: sucuktan sonra dişleri fırçalasaydın be yavrum. azad edilmeye değer mi şimdi?
elanor telrunya elanor telrunya
hayran olunası bir shakespeare kadınıdır o. okurken ağzınızın suyu akar, alt-metinlerde macbeth'le olan tamamlayıcılığını görüp büyülenirsiniz.
ayrıca edebiyat eleştirileri kapsamında macbeth eserine farklı açılardan bakmayı yine lady macbeth sağlar. macbeth'i bir şeyler yapmaya ikna etmek için hep "erkekliğini" ezmesinden başla, lady'yi anaerkillik kapsamında mı yoksa ataerkillik kapsamında incelememiz gerektiğinden devam et ve de kendisinin oyuna kattığı kadın ögesiyle birlikte macbeth'i feminist teorilerle yeniden yorumlamaya kadar gitsin bu iş. evet, lady macbeth belki de oyunun en tartışmalı karakteri. edebiyatta gelişen post-modern ve queer teorilerle birlikte de hâlâ tartışılmaya devam ediyor.
john williams john williams
açıkça aşağıdaki alıntıyı paylaşmak istediğim yazarıdır kendileri, ama öncesinde shakespearein ölümsüz eseri macbeth'in eşi ve suç ortağıdır.

birinci perde, sahne yedi:

lady macbeth: insanın amacına ulaşması yiğitlik gerektirir. böyle olmaktan korkuyor musun? hem çok önemli olacak bir şeye sahip olmak isteyeceksin, hem de korkak olacaksın. atasözündeki, balık yemek isteyen ama ayaklarını ıslatmaktan korkan zavallı kedi gibi...

macbeth: ne olur yeter! bir erkek gibi olmak için gereken her şeyi yapmayı göze alırım. ama daha fazlası erkeklik değildir.
karyatid karyatid
nick olarak bakıldığında shakespeare in ölümsüz eseri macbethin en önemli karakteri.
insan olarak bakıldığında bir ayna,bir hayat dolu kadın. ayna çünkü ne varsa yansıtıyor. birbirine yakın yaşam öykülerini aynı acı ya da aynı mutlulukla yaşıyor, paylaşıyor. hayat dolu çünkü her şeye rağmen yaşıyor, çabalıyor ,istiyor. nickine gereken anlamları yüklemiş yazar ayrıca.sohbeti o kadar naif ki tanıdıkça hem küçük bir kar tanesi hem anka kuşu izlenimi yaratıyor. son günlerde hayran bıraktı kendini bana. iyi var demeden geçilmeyecek yazar.
john williams john williams
'tepeden tırnağa, baştan aşağıya caniliklerin en korkuncuyla giydirin!
kanımı dondurun, acımanın yolunu tıkayın.
geçmesin damarlarımdam acıma.
zaman zaman göndereceği pişmanlık, korkunç kararımı sarsmasın.
korkunç son gerçekleşsin.'

sözlerini sarf eden, william shakespeare'in yarattığı ancak yenemediği hırslı bir kadındır lady macbeth. diğer eserlerindeki tüm kadınlar gibi, güçlü ve sadık bir profil çizer eşine karşı. belki de on sekiz yaşında kendinden sekiz yaş büyük evlendiği anne hathaway'in iz düşümünü gösterir bize bu karakterde. aradaki yaş farkının vermiş olduğu kendi ezikliği, bir de içinde yaşadığı erkeklik ve kadınlık duygularının çatışması sonucu ona duyduğu saygı ve erkekliğin verdiği hırsı da tabi. yine de macbeth kimi zaman bu güce karşı da koysa, onu kırmaya çalışsa da, başaramaz. izleyici ve okuyucusunun yüzüne, elindeki kanı hiç tereddüt etmeden bulaştırır.
fittirifiti fittirifiti
az değil ama öz yazarım hakkında. her kelimem çok büyük bir anlam taşır onun için yazdığımda. karanlık bir gecenin sabah arefesinde uzaktan göz kırpan bir güneş gibi, kurak topraklara hayat verircesine düşen yağmur damlası gibi, uzakları yakın eder gibi... zor zamanlara inat, engellere inat, hayata inat, kaybetmeye inat herşeye inat ayakta kalabilmek gibi. sıçtın mavisinin ahenginde zevkle! geçireceğin anlara ulaşabilmek için sana kendinden fedakarlık eden bardak bardak kahve gibi. soğuk zamanların sıcak bitişi, sigaranın ilk nefesi, peste doksan artı ikide atılan gol, kazım büfedeki muzlu süt, mendereste bira, karadenizde hamsi, aslında japon olan çinli, mersindeki tantuni, adana kebabı gibi. acıktım gibi.
nastasya filippovna nastasya filippovna
online kişilerde göremediğimde eksikliğini hissettiğim yazar arkadaşım. her daim pozitif, neşe saçan, dost canlısı bir bünye.

fransız estetizmine ve johnny depp'e olan ortak hayranlığımızdan dolayı kendisini daha da bir sevdiğimi itiraf etmeliyim... yazıları ve paylaştığı güzel linkleri hep bizimle olsun.
john williams john williams
yazmanın, anlamanın en kısa ve belki de en doğru yolu olduğunu bilen; aynı zamanda hayatın tekinsizliğinin farkında olan ama bunu da kendi için kullanmayı düşünen, üstelik gitmek istediği yeri ve hedefi iyi bilen ama bazen ortaya koymak istediği şeyin oraya gerçekten gitmek mi yoksa o yolda olmak mı olduğu konusunda kararsız kalmasına rağmen sunulan hayatına değil sunuş tarzına dikkat eden, o güçlü ve büyük kalbi kapalı mekanlara sığmayan, zaman, değer ve mutluluk paylaşımcısı, tarçın sever, insancıl bir insandır lady macbeth.
mezarkabul mezarkabul
hep yanımda la bu yazar. ama reele geçince bi satış oldu. sen hem eskişehir'e gel hem de haber verme. ayıp la ayıp. neyse anlaştık bi dahaki sefere böyle bir şey yapmayacakmış. haber edecekmiş, duman yoluyla falan ama idare etcez artık. audrey tautou'nun da türkiye şubesidir kendisi.
puding puding
5 uçuklu bi şey. öperim dedi öpme dedim. küstü.

5 tane uçuğu varsa bir insan öpmez anacım. öpülür ama öpmez!

dehşetli melankolik tavrımı takınıp öptüm. hadi şimdi möööö aman git. (bu arada anacım da ne iğrenç bi kelimeymiş böeee.)

mustehçen edit: sadece sevişiyoruz!
john williams john williams
aynada kendini gören aynanın, hayali görüntüleri içerisinde kendi kendine çökmesi gibi onlarca parçadır lady, her bir parçası birbirinden daha değerli olacak şekilde. kitaplarda cümlelere sıkışmış ama bu kötü dünyada gerçekten var olup olmadıkları bilinmeyen iyi yürekli, adil ve asil şovalyelerin, asil eşleri gibidir, yürekli, sıcak kanlı, ama yukarından bakmaz çevresine onlar gibi, daha çok bir portakalı andırır, hani girer ya her eve, bir de kabuğunun soba üzerindeki yaydığı kokusu gibi, sevilir.

al bakalım çocuk:

setheleh setheleh
söylemeyeyim dedim, bu sır benle ebediyete kadar gitsin istedim ama daha fazla bu vicdani yükü taşıyamayacağım, beni affetsin...

tek çırpıda söyleyeceğim, kendisi komik kedili video paylaşımı işinde! evet, gerçekten de değişik gustolara hitap eden üslubu ile sevilen bir yazar olan lady macbeth(üçüncü sayfa haberi) bildiğin komik kedi videosu propagandası yapıyor.

iki truffaut filmi arası "yerim sizi çok tatlısınız yaa" konseptinde kedi videosu yolluyor insanımıza! ben ki yıllar önce buna tövbe etmiş insanım...gerçekten dayanamıyorum, alkolü bırakamayan hollywood ünlüsü gibi sabah akşam rehabilitasyon kliniği geziyorum, kariyerim düşüşte, menajerim kırmızı alarma veriyor...mağdurum ben mağdurum!

çok zalım bir insan. oysa ben bu illetten kurtulmuştum, yine batağa çekildim. bana yardım eli uzatılsın , justice for all.
1 /