le rocher de tanios

magicpie magicpie
amin maalouf'un diğer kitaplarından farklı bir kitaptır aslinda.bu kitabı sıkıcı bulup sevmiyende vardır,çok değişik bulup bir solukta okuyanda.şahsen bana cok masalsı ve çok etkileyici gelmişti.ama bir semerkant ya da afrikalı leo kadar başarılı kesinlikle değildir,ve onlardan aldığı tadı almayı bekliyenleri hayal kırıklığına uğratabilir.
sisice sisice
yüzüncü ad'dan sonra -bana göre- (yine de kıstas almayınız) okunması gereken amin maalouf kitabıdır.

" tanios'un görünmez ayak izlerinden daha kaç kişi köyden gitti. aynı nedenlerden dolayı mı? daha çok aynı duygu ve aynı dürtüden dolayı! benim dağ'ım böyledir. toprağa bağlılık ve gitmeye özlem! bir sığınak ve bir geçit! bal, kaymak ve kan ile yoğrulmuş yöre! ne cennet, ne cehennem! arafat!"

bir çelişkiler romanıdır.
bismillahirahmanirahimof bismillahirahmanirahimof
aşk'ı belki de en iyi anlatan kitap. maalouf'un en iyi kitabı değil ancak mutlaka okunması gerekendir.

''bütün mutluluklar geçicidir; ister bir hafta sürsün, ister otuz yıl, son gün geldiğinde aynı gözyaşları dökülür ve bir gün daha sürsün diye cehennem ateşlerine razı olunur.''
odaklayamayan kamera odaklayamayan kamera
amin maalouf'un yaratıcılığını konuşturduğu kitap. bir dönemi anlatmış, kurgusal açıdan çok güzel, bilgi verici olması sebebiyle de harikadır.

konu biraz şöyledir: 1800'lü yıllarda ingilizler,fransızlar,osmanlı,mısır'ın ortadoğu'da , arabistan'daki planları. tabi bu arada bir halkın namussuz bir derebeyi vardır ki hıristiyandır. acayip bir roman.

-- spoiler --

şeyh sen git bütün köyün kadınlarını harem yap, sonra da köylü milleti halen önüne kapansın, kulun köpeğin olmaya devam etsin. olcak şey değil.

he bir de dinin insanlar üzerindeki büyük etkisini rahatlıkla görebiliyoruz.

-- spoiler --
evi ekosistemde yıkılmış sümüklü böcek evi ekosistemde yıkılmış sümüklü böcek
yazarın okuduğum ikinci kitabıydı. leş gibi bir üslubu (sucu çevirmene yüklemek safdillik olur) ve buram buram acemiliğiyle hayattan soğuttu. hep mutlaka iyi bir taraf bulma ümidiyle okuduğum kitapta tek ilginç bulduğum yer mısır sorununa ve osmanli'ya yaklaşımlarıyla fransa ve ingiltere oldu. bu meselede onların izlediği strateji kitabın gözümdeki tek olumlu yanıydı. kapağını görmeye bile tahammülüm yok.