lebaleb yoksulluk

üç hürellerin dördüncüsü üç hürellerin dördüncüsü
burası akp beyoğlu ilçe başkanlığının karşısında, kasımpaşa'da, cumhurbaşkanı recep tayyip erdoğan'ın mahallesi olan kulaksız'da bir halk ekmek büfesi. çok yakın zamanda çekilmiş bu fotoğraf ve krt kültür tv'de şimdiki zaman programında yayınlandı:


senin benim gibi vatandaşlar tanesi 1 liradan halk ekmek kuyruğuna girmiş, ismail saymaz yıllar önce bu mahallede en fazla hamsi kuyruğu olduğunu, ama artık sadece ucuz ekmek kuyruğu olduğunu söyledi programda.

bu halk ekmek büfeleri istanbul'da 25 yıldan uzun süredir var ve oranın ekmeği hiç bu kadar talep görmemişti, sırf bu yüzden hadımköy'de 3 milyon kapasiteli bir fabrikayı mayıs ayına yetiştirmeye çalışıyor belediye. hiç bu kadar gündemde olmamıştı bu halk ekmek büfeleri, neden?

çünkü, durumumuz gerçekten çok kötü. lebaleb bir yoksulluk yaşıyoruz. mesele artık pandemi işsizlik falan değil, direkt, anabacı vokke'nin de dediği gibi sistematik bir açlık dönemindeyiz. üstelik bunun esenler'i sultanbeylisi de yok, kadıköyü beşiktaşı da o kadar derin yoksul, aç...

bulunduğu coğrafyanın hakimi olmak isteyen bu ülkenin hiçbir vatandaşı kuru ekmek üzerinden tasarrufa gitmek zorunda olmamalı.
2
düttürü dünya düttürü dünya
insanların seçtiği yoksulluk.

sen, ülkede 21 senedir adamakıllı hiçbir politika üretememiş bir oluşumu baştacı edersen her türlü yoksullukla ödüllendirilmen normal.

sosyal yardımla geçinip baş sallayan kitleler yarattılar. kimse de çıkıp aga bu nedir demedi. demiyor.
müstahak size.

haklar verilmez alınır arkadaşlar.

yoksulluğun hesabını sormazsanız sizi böyle ekmek sıralarına mahkum ederler.
1
üç hürellerin dördüncüsü üç hürellerin dördüncüsü
başkentimiz ankara'da kızılay'ın dağıttığı bir öğün sıcak yemek için vatandaş saatlerce uzun kuyruklarda bekliyormuş günlerdir.

www.sozcu.com.tr

ülkemizde sistematik bir açlık durumu var. ve bu son derece utanç verici bir gerçek. ve bu trajedi türkiye'nin herhangi bir şehrinde de değil, ankara'da, türkiye'nin tepesinde yaşanıyor.

bu manzarayı "güçlü, oyun kurucu, astığı astık kestiği kestik ülke" imajı veren bir ülke olarak dünyaya anlatamayız. ha şimdi diyebilirsiniz ki, amerika süper güç ama orada da "homeless"lar "hobo"lar var, efendiler abd ile türkiye hiçbir zaman bir olmadı, olamaz da. patlıcanla kuru fasulyeyi kıyaslamak gibi bir şey olur bu.

özellikle "ülkeden siktir olup gidenler" diyor ya "başımızdakileri seçtikleri için böyle yaşamayı hak ediyorlar" kimsenin bir şey hak ettiği falan yok kardeşim, adem olan hiç kimse tercihlerinden ötürü sefaleti, açlığı, derin yoksulluğu hak edemez, bu şekilde meselenin içinden çıkamazsınız.