leonardo

ceyyar kermit ceyyar kermit
çocukken birçoğumuzun hastası olup, en sevdiğimiz kaplumbağaydı kendisi. neden? liderdi çünkü. karizması vardı. daha bi olgundu. en güçlü oydu. michelangelo'ya yaptığı şakalar sonucu "çocuk musun amına koyayım?", raphael'in taşkınlıklarına "hacı sakin!" diyebilendi. oyuncakçıya gidildiğinde figürü alınan ilk kaplumbağa oydu.

(bkz: çok sevdik be abi)
uykulu uykulu
2009-2010 sezonunda ac milan'ı çalıştıracak vakt-i zamanında paris saint germain'den milana sağlam bir futbolcuyken gelmiş brezilyalı teknik adam. meşhur da bir hikayesi vardır.

paris saint germain o zamanlar avrupa'da fırtınalar gibi esmektedir ve şampiyon olmuştur. milan ise beklenin çok altında performans göstermekte avrupa kupalarına bile katılamamaktadır. leonardo milan'a transfer olur ve basın toplantısında bir gazeteci sorar. niye şampiyonlar ligi'ne katılacak bir takımı bırakıp milan'a geldiniz diye ve leonardo'dan sağlam cevap gelir.

- milan is always milan.

neyse efenim yeni bir guardiola modeli olur mu göreceğiz.

milan'ın yeni patronu leonardo italya ligi takımlarından ac milan, carlo ancelotti ile karşılıklı anlaşarak sözleşmesini feshederken, teknik direktörlüğe eski futbolcu brezilyalı... ntv
misuf misuf
yaptığım ilk stilin adıydı. yaptığım ilk haliyle şöyle bir şeydi:





adını da o zamanlar haaaaala tartışılan mustafa filminden esinlenmiştim, "bizimki de en saf haliyle leonardo olsun" demiştim. hey gidi günler hey. stili şimdiki tecrübeme göre düzenleyip yayına girmesine karar verirsem adına ikinci bir ad eklerim.

- ikinci adın "da vinci" olsun stilim.
bazinga bazinga
polonezköyde harika bir mekandır. sonbaharda o bahçe o manzara o renkler ayrı güzel oluyor. rüzgarın altında saatlerce dolaşıp sonra üşüyünce, şömine başında oturup saatlerce sohbet edilesidir.