leptis magna

cappuccetto verde cappuccetto verde
libya'da tripoli şehrinin 130 km doğusunda bulunan harikulade roma şehridir leptis magna. evet harikulade... pek öyle kalıntıların arasında yürüyormuş gibi hissetmiyor insan kendini. basbayağı bir şehir. ayakta bir şehir.

önce koca bir tak karşılıyor sizi şehrin girişinde. septimus severus takı. oldukça görkemli. ama onu asıl görkemli yapan konumu. iki uzunca ana caddenin kesişiminde öyle oturaklı bir hali var ki.

sonra o uzun caddelerin birinden devam ediyorsunuz, ve kendinizi hadrianic banyolarda buluyosunuz. havuzlu oda, çeşmeli oda, buharlı oda, sıcak oda, çok sıcak oda, ılık oda, soğuk oda. odalar bitmek bilmiyor.

biraz ileride karşıda basilica, sonra ticaret meydanları nam-ı diğer forumlar. bu arada ana caddeyi bırakmıyorsunuz elden. dosdoğru limana götürüyor sizi. iki tarafı karşılıklı dükkan, ya da kim bilir, belki de depolar.

ve deniz çıkıyor karşınıza, hele de hava hafif bulutluysa... kendinden geçiyor insan, bakmaya doyamadığı yeşil suyla.

biraz şehrin içlerine dalınca ise bizans kapısı, tapınaklar, kiliseler, forumlar alabildiğine. sonra dev bir tiyatro çıkıyor karşınıza. ve yine neredeyse bütünüyle ayakta, sahnesiyle birlikte. ister sahnede oturadur, ister seyirci bölümlerinin en tepesine çık ve arkadaki deniz, yeşillikler ve önündeki dev taştan yapıyı seyredal. sahnede dünyanın dibindesin ve küçücüksün, arkada ise zirvesinde, heryere hakim olarak.

bir de amfitiyatro var birkaç kilometre ötede. gladyatörlerin dövüştüğü. ve de tabi bir circus. konut alanlarında ise kazı yapılmamış pek. henüz toprağın altında. mozaikler çıkartılmış yakın zamanda. kim bilir daha neler çıkar. bir kısmı khums şehrinin altında.

velhasıl gidilesi, görülesi, tekrar tekrar gidilesi ve vakit geçirilesi bir şehir leptis magna.
endoterm endoterm
libya'da görülebilecek sayılı yerlerden birisiymiş. gittik gördük hakikaten baya da büyükmüş. tamam bir roma kadar olmasa bile, efendim türkiye'de onlarca antik kent mevcut, ama ne kadar büyük bir alandadır tartışılır. kaldı ki bu şehir hakkaten büyükmüş. limanı var anfi tiyatrosu zaten var. kilisesi var kocaman, pazaryeri var, toplu tuvaletlerini yaptıkları alan var, hamamları var.. sanırım genel ev gibi bir mekanları da vardı da, uzun ince bir yoldan gitmeniz lazım, ormanlık alana doğru, ben gitmedim noolur nolmaz..
pazar kısmında ise dikkat çeken önemli ayrıntılardan biri, bir sütun uzerinde kullandıkları ölçü birimlerini çizmişler, tabi günümüzde kullandığımız birimlere ne kadar yakın olduğunu çözecek kadar kafamı yormadım, o sıcağın altında. bir de kasap reyonuydu sanırsam, tezgah üzerinde farklı boyutlarda oluklar vardı, et kesme , boyutunu gramını ayarlamaya yarıyormuş öyle söylentiler dolanıyordu etrafta.

yapı malzemesine gelirsek bilindiği gibi taş üstüne taş kullanmışlar ama, mermer sütünlar ve kolonlar da görülmeye değerdi. ayrıca bir çok mermerlerde öylesine özenle işlenmiş, oyulmuşlar ki işçilik 10 numara diyebilirim.

sonra heykeller vardı tabi, apollon mudur, herkül müdür, böyle çeşit çeşit yüzler ifadeler.

ortadan bir yerden bir ray geçiyordu, sahile doğru giden.. ama romalılardan mı kalma, yoksa ingilizler oralardan ne var ne yok götürme amaçlı mı döşemişler o rayları belli değil.

evet en can alıcı kısmına gelirsek, antik kenti gezmeyi bırakın, libya'da azıcık alışmış olduğumuz insan profilleri görmek istiyorsak ( alışık olduğumuz profil, arap ülkesi insanları dışındaki insanlar demek oluyor. libyada uzun bir süre yaşayanlar için eklenmiş bir notyazar notu) burası arada bir ziyaret edilebilir ki bir kaç turist görmüş olursunuz. şanslıysanız muhabbet eder arkdaş olursunuz, değişik bir gün geçirmiş olursunuz ne bileyim.

onun dışında, libya gene libya işte.. nereye kadar bilinmez.. düşünmüyo değilim acaba o eski yıllarda 1. yy filan, buralar daha eğlenceli olabilir miydi? neden olmasın..
dedektif gibi dedektif gibi
milattan önce 7. yüzyılda fenikeliler tarafından kurulmuş libya'da bulunan bir antik kenttir. romalılar zamanında afrika'nın en önemli şehri idi. imparator septimus severus'un doğum yeridir. milattan sonra 7. yüzyılda kent arapların eline geçince önemini yitirmiştir.