let me back in

muhlis meydey
explosions in the sky adlı uzaylıların, take care take care take care adlı albümlerinin son şarkısı. arkasından ayşlı ayhan bile ilaç olamaz. işin mizahi yanını bir kenara hiçbir zaman bırakarak, ağzıma sıçmaya gidiyorum;


- burada duvarlar baya beyazmış. şimdi gördüm.
kafamı koyacak yer aradıkça ellerim çoğalıyorlar bu şarkıda. o arkadaki sesler kesinlikle anne sesleri. bugün daha iyi anladım. bugün kaç annenin doğum günüdür? kaç kişi böyle hissediyordur.

-sonuçta kulak ağrısı, adamı bitirir.
ya içimde karıncalar bitleniyor. tarifi budur. yani iç dünyamın. ağırlığının 15 katını kaldıran karıncalar oluşturmuş gibi organlarımı. valla bak. karıncayiyen diye hayvan mı olur ya?

- çinliler çayı şekersiz içer.
sen gökkuşağını unutmuş olabilirsin. turnaround bright eyes. içine doğmuş senin gökkuşağı zaten. dışarıyı siktir et. neresi olduğu önemli değil, cezmi ersöz tıttırıtılmış edebiyatlarına girmek istemiyorum, ne deniz isterim ne okyanus. iki sandalye olsun, fazla gürültü olmasın. susalım ve oturalım. içime indi kuzey kışı. ay tutulmasına tezat, kalp tutulması. by contrast yani. anladın mı?

- homecoming, yani "eve dönüş" türkçe söylendiğinde bana sadece, iki köpek ve bir kedinin hikayesini hatırlatıyor.
beyaz masaya kafamı koyuyor ve beyaz duvara bakarak uyuyorum. "evet o işleri hallediyorum" diyorum. "yeni gruplar var hallettim" diyorum tekrar kafamı masaya koyuyorum. kafam çok ağır. kendimden 15 kat fazla ağırlığı kaldıramıyorum, hiçbir karıncayım. hep tembelim. yağmurun hala yağıyor olmasına sevinmeli miyim, üzülmeli miyim, yaz uzaklaşıyor mu yoksa yakınlaşıyor mu ? yağmurun yağması bana şu an iyi geliyor. bir hafta sonra da aynı mı hissedeceğim. peki ya "may tries to be june" bu ne olacak. bunu kabullenelim.

şarkı bitiyor. yine anne sesleriyle tekrar başlıyor.
tekrar, "hiçbir kadın doğuramaz mı beni yeniden" diyen adam aklıma geliyor. hakkında hiçbir şey bilmiyorum.

iyi geceler.
muhlis meydey
sonra, sonrası biraz karışık.
yine kan tadı ağzımda, yine bir acı dudaklarımda, ilk okul patlıyor dediğimde anlayamadığınız ve sadece beğendiniz türden. zira cümlelerimi de rahat bırakmadın sarı çocuk, sen yazdın, ben yazarken hissettiğimin bin promil fazlasını senin yazdığını okuduğumda hissettim, cümle aynı cümle yazan bir ben. bir sen. dudağım şu an en büyük patlamasını yaşıyor, tek acıyan yer orası değil! parmaklarım da acıyor çünkü sen defalarca parmaklarıma dokundun bugün, sonra da bıraktın. şimdi kırmızı şarabım elimden alınıyor. 5. güzel olurdu uyumadan. of! yine kan tadı. dur. dur gitme. nolur gitme. gideme. kal burada, olm yanımda dur sadece. yanımda ya. hiçbir şey söyleme, hiçbir şey yapma. yanımda dur. ona söyle, ondan nefret ediyorum. işte bu kadar.

anne, beni tekrar al, tekrar. sonra bırak. sonra unut, sonra sil. biriyle tanıştım, zamanı geri alabileceğini söyledi, gel inanalım, ne sen beni hisset en başından, ne ben seni bileyim, hiçbiri olmamış gibi. hiç biri. hiç.

hiç kurusu, odasında başka sigara yaktı, hiçler odalarında uyuyor sanıyordu, sonra kapı çaldı, hiçler geldi. kuruları sigara yaktı. kuruları hala sigara içiyor.

-bugün hakkaten kulağım patladı. ve ben o ağlayan insana dayanamadım. tshirtün kan revan.