li beyrut

choban choban
feyruz'un beyruta yazılmış bir başka ünlü şarkısıdır. müziği rodrigo'nun gitar konçertosu üzerine rahbani kardeşlerin yaptığı düzenlemeden ibarettir.

internetten bulduğum türkçeye çevrilmiş sözleri ise şöyledir:

selam beyrut, sana yüreğimin derinliklerinden
beyrut için kabul edin bu selamımı, ey denizler, evler
ve eski denizlerin yeni yüzü çöller.
o ki
benim halkımın hamurundan yoğrulmuştur,
ekmeğim, içkim, yaseminim.
ateşin ve dumanın tadı nasıl oldu?
beyrut! seni terk eden delidir,
beyrut için!
el üstünde tutulacak şehirsin sen
beyrut için!
kapısını kapattı beyrut;
kendisini sabah akşam el üstünde tutacak
ve güzel günlere taşıyacak insanlara
sonra bir başına kaldı sabah akşam
ve gecelerde.
benimsin sen ey beyrut!
benimsin
halkımın kanayan yarası,
analarımın akan gözyaşısın.
benimsin sen ey beyrut!
benimsin.
ne me quitte pas ne me quitte pas
dinlerken tüyleri diken diken eden, sanki beyrut'ta yıkım yaşanırken siz de orada imişsiniz de her türlü acıyı tatmışsınızcasına içinizi burkan, hatta gözlerinizi dolduran şarkıdır...
brisa de primavera brisa de primavera
ilk dinleyişimde sözleri hakkında hiçbir fikrim olmamasına rağmen içimi ezen, buram buram memleket aşkı kokan, fairuz'un beirut'una yalvarışıdır.
muhakkak dinlenmelidir; ve lakin kendinizi çok kaptırınca öldürücü olabilir.
kirsiz sakal kirsiz sakal
insanın aklına yıkık dökük beyrut fotoğrafını getiren şarkı. içimi sızlatır bu yüzden. zaten beyrut denilince bile tüylerim diken diken olur lan. bir de bu şarkı işte...




"kalbimden bir selam sana beyrut
öpücükler denizine, evlerine
taşına, eski denizcilerin yüzlerine benzeyen...
beyrut halkın ruhundan... şaraptan yapılmış
beyrut halkın alın terinden... ekmekten yaseminlerden yapılmış
tadı nasıl bu hale geldi?
ateş ve duman sinmiş her yanına."
şekspiristan şekspiristan
hüznün cilalı sedası olan bir fairouz eseri. şehre yazılmış ağıt ve hâlâ ağıt ile geçen asırların ihtişamlı öfkesi, notaların devrimi, mahzun şehirlerin isli türküsü ve koca bölgenin hüzünden nakaratıdır. arap tınıları yoktur bu eserde, mazlum ve kendi içinde dağınıklığın tınısı vardır. beyrut içindir, fakat istanbul için yazılmıştır, bağdat için bestelenmiştir, iskenderiye için seda olmuştur, isfahan için şiire boyanmış, halep için söze doymuştur.

"min kalbi selemun li beyrut..."

ses hafızamın ilk tomurcuğudur, iç savaş musibetinin uzak ülkelere kokusunun yayıldığı acıların senfonisidir. her şarkıda keyiften hüzünbâz divanlarda gülümsemeler, fakat bu şarkıda donuk ve elemli bir düşüncenin meâli olmaz bulanıklığı ve anlamsızlığı. çocukluk ülkemin hüzünden marşı, işittiğim seslerin ve şarkıların en soylusudur. aşk ve tutkunun iki cismani yangını değil, tekil bir azabın sonsuz yangınlarına sebeptir. "beyrut" bazen saçları sırtını örtmüş sevdicek, bazen şehirlerin kıyamet kopmadan vuslat yaşayamayacağı bir kanuni vedasızlık ve vuslatsızlık.

güzel bir yürekten yayılan kutsi bir ahenktir. şehirden çile ve ağıt mersiyesidir. lisana hakim olmayınca kulak ile anlamlandırma, her kalb istihkak ve kararınca, dilediğince ve gönlünce bir şeyler alır.

dinleyiniz ve dinletiniz.

le tüs'kuti ye ummul huzn. feyruz.