liebestod

1 /
a shakespearean atheist a shakespearean atheist
rogelio de egusquiza: tristan ♥ isolde:


"richard wagner'in ilk kez 1865'te münih'te sahnelenen üç perdelik opera eseri tristan ve isolde'nin konusu ortaçağ'da ingiltere'de (cornwall) ve fransa'da (bretagne) geçmektedir.

yaşlı kral marke ile evlenmek üzere gemiyle cornwall'a gitmekte olan isolde'ye kralın genç yeğeni tristan eşlik ve koruyuculuk etmektedir. tristan yıllar önce isolde'nin nişanlısı morold'u bir düelloda öldürmüş, kendi de yaralanmış, kız büyük nefretine rağmen ona bakarak onu iyileştirmiştir. ancak yol boyunca bu nefret aşka dönüşmeye başlamıştır. isolde iki duygu arasında bocalarken brangaene'ye zehirli bir içki hazırlamasını emreder, tristan'ı çağırır, hem kendisi içer hem sevdiğine içirir. ölümü bekleyen çift direnilmez bir aşk duygusuyla birleşirler. brangaene onlara zehir değil aşk iksiri (afrodizyak) vermiştir.

iki gencin direnilemez sevdası cornwall'da sürmektedir. kralın ava gittiği bir gece sarayın bahçesinde buluşurlar. coşkun, yakıcı bir ihtirasın etkisiyle sevişirlerken avdan erken dönen kral olaya tanık olur. tristan suçluluk içinde silahını yere atıp kendisini kralın adamı melot'nun kılıcına bırakır. delikanlı ağır yaralı olarak bretagne'deki şatosuna dönmüş, gelmesi için haber gönderdiği isolde'yi beklemeye koyulmuştur.

adamı kurvenal efendisine bakmakta, bir yandan da isolde'yi getirecek gemiyi gözlemektedir. gemi gözükür, sevgililer kavuşur, ancak kısa bir süre için... tristan son nefesini vermiş, kurvenal ikinci bir gemiyle gelen kral marke'nin adamı melot'yu bir kılıç vuruşuyla cansız yere sermiştir. brangaene gerçeği anlatmış, kral marke sevgilileri bağışlamıştır. lakin geç kalınmıştır.

isolde, kralın dediklerini duymaz bile... 'aşk ölümü' (liebestod) adıyla bilinen ünlü monoloğunu söyler, sonra ağır ağır sevdiğinin yanına düşer, can verir.

opera edebiyatının bu eşsiz şiiri, müzikli dram sanatında bir kavşak olmuş, duygusal yükü yanında teknik kuruluşu ve yenileyici özellikleriyle derin etkiler uyandırmıştır. konuyu bir ortaçağ öyküsünden alan bestecinin kendisinin de yapıt üzerindeki çalışmalarını sürdürürken büyük bir aşk serüveni yaşadığı, müzik tarihinin iyi bilinen gerçekleri arasındadır."

nkfu.com
a shakespearean atheist a shakespearean atheist
"liebestod, (almanca'da aşk anlamına gelen 'liebe' ve ölüm anlamına gelen 'tod' sözcüklerinden türetilmiştir.) aşıkların aşklarını ölümle tamama erdirmeleri, hatta ölümden sonra da [geride kalanların zihninde ya da başka bir alemde] sürdürmeleri anlamına gelir."

magda romanska, phd, blo (boston lyric opera) dramaturg.
a shakespearean atheist a shakespearean atheist
"liebestod, böylelikle aşkı, ölümü fetheden ve aşıkların bedenleri yok olsa da var olmaya devam eden sonsuz bir güç olarak betimler."

magda romanska, phd, blo (boston lyric opera) dramaturg.
a shakespearean atheist a shakespearean atheist
"liebestod, genellikle, bir arada olmadan yaşayamayan iki aşığın birlikte intiharı ya da iki aşıktan birinin ölümü üzerine diğerinin de peşi sıra umutsuzluktan ölmesi şeklinde kendini gösterir."

magda romanska, phd, blo (boston lyric opera) dramaturg.
a shakespearean atheist a shakespearean atheist
"love in the western world adlı kitabında denis de rougemont'un da dikkat çektiği gibi;

mit ya da efsane ya da liebestod, kurbanını olanca gücüyle kendine boyun eğdiren ve yok eden, karanlık, ölümle bağlantılı bir tutkuyu ve sözcüklere sığmayan bir gerçeği ifade etmek için ihtiyaç duyulan bir kavramdır."

magda romanska, phd, blo (boston lyric opera) dramaturg.
a shakespearean atheist a shakespearean atheist
"aşk ölümü, batı dünyasında kökleri çok derinlere kadar uzanan bir güdü olmasının yanı sıra evrenseldir de; örneğin, japonca'da iki aşığın birlikte intiharı anlamına gelen 'shinjü' kavramı vardır ve hinduların 'sati' ritüelinde kadınlar kocalarının cenaze töreninde zorunlu bir şekilde yakılarak kurban edilir."

magda romanska, phd, blo (boston lyric opera) dramaturg.
a shakespearean atheist a shakespearean atheist
"batı kültüründe, aşk ölümü, ilk kez, yunan mitolojisindeki eski bir öyküde, orpheus ve eurydice'in öyküsünde karşımıza çıkar.

sevgili karısı eurydice'in ölümüyle kalbi kırılan orpheus, onu geri almak için ölülerin yeraltındaki dünyasına iner.

ölümün tanrısı hades, orpheus'un müziğinden etkilenmiş ve dileğini bir şartla kabul etmiştir. hades, eurydice'in orpheus'un arkasından sessizce gitmesine izin verecektir. ancak, orpheus asla arkasını dönüp bakmamalıdır.

yaşayanların dünyasına geri dönerlerken orpheus, bir anlığına merakına yenik düşerek eurydice'e bakmak için arkasına döner ve eurydice ortadan kaybolur.

orpheus, yaşayanların dünyasına umutsuzluk içinde bir başına geri döner.

orpheus, ölülerin yeraltındaki dünyasına ancak kendisi de öldükten sonra dönebildi ve sevgilisine ancak bu şekilde tekrar kavuşabildi."

magda romanska, phd, blo (boston lyric opera) dramaturg.
a shakespearean atheist a shakespearean atheist
"yunan dramasında, iki aşığın birlikte intiharına ise, ilk kez, sofokles'in antigone'ında rastlanır.

antigone, kapatıldığı kör mahzende kendini asar; kızın sevgilisi haimon da, bunu öğrenince onun ayaklarının dibinde intihar eder."

magda romanska, phd, blo (boston lyric opera) dramaturg.
a shakespearean atheist a shakespearean atheist
"roma mitolojisinde, aşk ölümü, ilk kez, ovid'in metamorphoses'unda, iki aile arasındaki düşmanlık yüzünden evlenemeyen pyramus ve thisbe'nin öyküsüyle karşımıza çıkar.

bir duvarla birbirinden ayrılan bağlantılı evlerde yaşayan iki aşık birbirleriyle fısıltıyla haberleşirler ve gizlice kaçmak için sözleşmeyi başarırlar.

ancak, pyramus buluşma yerine vardığında thisbe'nin kanlı başörtüsünü bulur ve onun bir aslan tarafından öldürüldüğünü düşünerek kalbi kırılmış halde kılıcı ile kendini öldürür.

sonra, pyramus'un ölü bedenini bulan thisbe de aynı kılıçla kendini öldürür."

magda romanska, phd, blo (boston lyric opera) dramaturg.
a shakespearean atheist a shakespearean atheist
"shakespeare de, pyramus ve thisbe efsanesini iki oyunu ile ele alır; 'bir yaz gecesi rüyası' komedisi ile ve 'romeo ve juliet' trajedisi ile.

bir yaz gecesi rüyası'nda, bir sahnede, bir grup oyuncu, yasak aşkın yüce doğası ile alay ederler.

romeo ve juliet'te ise -ki belki de tüm zamanların en ünlü aşk ölümü teması budur- her ikisi de diğerinin öldüğünü sanan ve sonra her ikisi de kendini öldüren kara yazgılı iki aşık çıkar karşımıza."

magda romanska, phd, blo (boston lyric opera) dramaturg.
a shakespearean atheist a shakespearean atheist
"popüler bir ortaçağ efsanesi olan tristan ve isolde, kaderin birbirinden ayırdığı ve ancak ölümden sonra kavuşabilmiş iki aşık hakkındadır ve aşk ölümü temasının daha iyi bilinen örneklerinden biridir.

bu efsane, thomas hardy'nin tek perdelik oyunu the famous tragedy of the queen of cornwall at tintagel in lyonnesse (1923) ve bu oyundan uyarlanan rutland boughton'un operası the queen of cornwall (1924) da dahil olmak üzere pek çok eserde tekrar ele alınmıştır.

bu efsanenin tekrar ele alındığı diğer ünlü eserler şunlardır; (1) thomas berger'in romanı, arthur rex: a legendary novel; (2) rosalind miles'in üçlemesi, the queen of the western isle, the maid of the white hands, the lady of the sea; (3) nancy mckenzie'nin kitabı, prince of dreams: a tale of tristan and essylte.

bu efsaneye ayrıca şu iki eserde de değinilmiştir; (1) james joyce'un finnegans wake'i; (2) john updike'in brazil'i."

magda romanska, phd, blo (boston lyric opera) dramaturg.
a shakespearean atheist a shakespearean atheist
"richard wagner'in 1865 tarihli operası tristan ve isolde, belki de efsanenin en ünlü yeniden anlatımıdır.

tüm zamanların en etkili müzik parçalarından biri kabul edilen bu opera, 12. yüzyılda yaşamış olan yazar gottfried von strassburg'a ait zarif bir aşk hikayesine dayanıyor.

hem strassburg'un hem wagner'in versiyonunda; tristan idealist, duyarlı, kader mahkumu bir romantik aşıktır ve isolde ise aşk için kendini feda eden cesur kadın.

wagner'in operası başka müzik eserlerine de ilham verdi; olivier messiaen'in turangalila senfonisi (1949) ve hans werner henze'in tristan'ı (1975) gibi.

frank martin'in -1938 ile 1940 arasında yazdığı- oda operası 'le vin herbé' (aşk iksiri) de efsanenin wagner versiyonundan etkilenmiş olsa da, asıl olarak joseph bédier'in 1900 yılına ait tristan ve iseult hikayesine dayanmaktadır.

wagner'in operası, hem düşük hem yüksek kültür düzeyi için pek çok açıdan tatmin edici olan liebestod bölümü ile, 19. yüzyılda tam bir saplantı haline geldi ve insanların duygu dünyasını altüst etti."

magda romanska, phd, blo (boston lyric opera) dramaturg.
1 /