liebestod

2 /
a shakespearean atheist a shakespearean atheist
"sanat tarihçisi rudolph binion'un dediği gibi:

ölümün ötesine uzanan aşk: 19. yüzyıl kültürünün bu teması, ipuçlarının çoğunu folklorik bir batıl inançtan, hristiyanlık çağı boyunca hakim olan bir düşünceden almaktaydı: ruhun ölümsüzlüğü ve ölümden sonraki diriliş. [. . .]

ölümün ötesi hakkındaki halk hikayeleri modern çağdan önce asla şehvetli değildi, yalnızca ürpertici idi.

seçkin modern kültür bu ürpertiyi halk için de heyecan verici bir hale getirdi ve kenara çekildi.

ardından popüler kültür de yüzyılımızda kendi egemenliğini ilan edene kadar bu temayı yakından takip etti.

ancak, düşük kültür düzeyi ile yüksek kültür düzeyini birbirinden ayıran o titrek sınır çizgisi nereye çizilirse çizilsin, aşk ile ölüm, bu iki tema, birbirleri ile daima o çizginin tam üzerinde çiftleştirildi, melezleştirildi, bütünleştirildi."

magda romanska, phd, blo (boston lyric opera) dramaturg.
a shakespearean atheist a shakespearean atheist
"aşk ölümü; 19. yüzyıldan 20. yüzyıla kadar ölümsüz vampirler hakkındaki aşk hikayelerinde ifadesini buldu, özellikle de erken dönem hollywood sinemasında, ardından the eternal return (1943), elvira madigan (1967), matador (1986, yönetmen: pedro almodovar ) gibi çok sayıda filmde işlendi, günümüzde ise gişe rekorları kıran romantik filmlerde karşımıza çıkabilir."

magda romanska, phd, blo (boston lyric opera) dramaturg.
a shakespearean atheist a shakespearean atheist
"richard wagner'in tristan ve isolde'u, kültür ve estetik alanında devrim niteliğinde bir etki yarattı.

bu opera eseri, 10 haziran 1865'te münih ulusal tiyatrosu'nda ilk kez sahnelendiği andan itibaren çeşitli tartışmalara ve birbiriyle taban tabana zıt tepkilere yol açtı."

timothy judd, the listeners' club.
a shakespearean atheist a shakespearean atheist
"friedrich nietzsche, wagner'in tristan ve isolde'unu bütün sanatların gerçek 'opus metafiziği' ilan etti ve bu eseri şu sözlerle tanımladı; tükenmez bir ilham kaynağı, daimi bir kendinden geçme hâli, gecenin ve ölümün -o gösterişsiz ihtişamı, o sade görkemi, o yalın azameti ile kendine boyun eğdiren- esrarı için duyulan tatlı bir özlem."

timothy judd, the listeners' club.
a shakespearean atheist a shakespearean atheist
"orkestra şefi bruno walter, öğrencilik yıllarında tristan ve isolde'u ilk kez dinleme deneyimini yıllar sonra şu ifadelerle anlatacaktı:

ruhum daha önce hiç böylesine tutkulu bir ses seli ile boğulmamıştı, kalbim hiç böylesine yüce bir özlem ve arzu ile hırpalanmamıştı. hayatımda yeni bir çağ açılmıştı: wagner artık benim tanrımdı ve ben onun peygamberi olmak istedim."

timothy judd, the listeners' club.
a shakespearean atheist a shakespearean atheist
"etkili ve ünlü bir muhafazakar eleştirmen eduard hanslick -olumsuz yorumunda- wagner'in tristan ve isolde'undaki uzatılmış ve burulmuş kromatik ses yapısını, bir makara üzerindeki bağırsakları vücudundan yavaş yavaş çözülen bir insanın resmedildiği eski bir italyan resmi ile karşılaştırdı."

timothy judd, the listeners' club.
a shakespearean atheist a shakespearean atheist
"wagner, tristan ve isolde'un ilk kopyasını cesur ve yenilikçi müzisyen hector berlioz'a sunduysa da, o bile prelude'e herhangi bir anlam vermekte zorlandı ve şöyle yazdı: uzun apoggiatura'ları [müzikte süsleme amacıyla kullanılan notalar.] ile çektirdiği ızdırabı daha da yoğunlaştıran uyumsuz akorlarla dolu bir tür kromatik inilti ve ortada gerçek armonik nota namına bundan başka hiçbir tema yok."

timothy judd, the listeners' club.
a shakespearean atheist a shakespearean atheist
"wagner'in bayreuth'daki festivalini ziyaret ettikten sonra, mark twain şu yorumu yaptı: bazılarını bizzat da tanıdığım çok sayıda seyirci, tristan ve isolde'u dinledikten sonra uyuyamadı ve gece boyu ağladı. burada kendimi bir yabancı gibi hissediyorum. kimi zaman, deliler arasında aklı başında tek kişi gibi; kimi zaman, gören gözler arasında kör tek kişi gibi; kimi zaman, ilim yuvasındaki alimler arasında el yordamıyla öğrenen bir vahşi gibi; ve her zaman, ayin sırasında cennetteki bir kafir gibi."

timothy judd, the listeners' club.
a shakespearean atheist a shakespearean atheist
"ilk izleyiciler wagner'in tristan ve isolde'unu radikal ve şok edici buldular, çünkü uzun süredir yerleşik olan armoni kurallarını çiğnemişti. birçok müzik teorisyeni ise bu eserin yirminci yüzyılda hüküm sürecek olan tam teşekküllü atonalitenin kapısını açtığını ve tonalitenin yok olmasının başlangıcını işaret ettiğini düşünüyor."

timothy judd, the listeners' club.
a shakespearean atheist a shakespearean atheist
"wagner'in tristan ve isolde'unda anahtar motiflerden ikisinin ortaya çıktığı prelude'ün ilk anlarına şu tohumlar ekilidir:

özlem motifi, kromatik olarak geri düşmeden önce hevesli bir minor altıncı tırmanışla başlayan tek bir solo viyolonsel dizisi;

arzu motifi, obuada yükselen dört tane kromatik perde."

timothy judd, the listeners' club.
a shakespearean atheist a shakespearean atheist
"wagner'in tristan ve isolde'unda iki motifi [özlem ve arzu] birbirine bağlayan iniltili gerilimlerle dolu ahenksiz ses tonu ise ünlü tristan akorudur.

bu, yarım ölçü düşük yedinci akor; daha önce j. s. bach, mozart, beethoven, chopin gibi besteciler tarafından da kullanılmıştı."

timothy judd, the listeners' club.
a shakespearean atheist a shakespearean atheist
"wagner'in tristan akorunu diğerlerinden ayıran şey, beklenen türde tatmin edici bir çözüme ulaşmaktan kaçınma şeklidir.

akor, eser boyunca ısrarla başa döner, her defasında bir beklenti yaratır ve her defasında beklentimizi boşa çıkarır.

bunun en dramatik örneklerinden biri, tristan ve isolde'un karanlığın örtüsü altında buluştukları 2. perdede yaklaşık yarım saat süren ancak kaba bir şekilde kesintiye uğrayan aşk düetinin sonunda yer alır."

timothy judd, the listeners' club.
2 /