lili

1 /
dna dna
nurullah genç in bir şiiri.

gözlerinden kıpkırmızı damlayan hüzündür, lili
beni vamik'a çeviren bengisu yüzündür, lili
cimri davranma, belki de gelen son güzündür lili
hamil-i sevdadır içim, senin öksüzündür, lili
gözlerini yavaş yavaş gözlerime döndür lili
ya gel, parlasın yıldızım; ya nazınla söndür lili

ne mihruvefadır benim sıkıntılarımı çeken
ne de ölüm meleğine teslim olup, boyun büken
sen, yeryüzü kültürümde tatlı bir muamma iken
vuslat anka yurdundadır; hicran yüreğimde diken
gözlerini yavaş yavaş gözlerime döndür lili
ya gel, parlasın yıldızım; ya nazınla söndür lili


(bkz: ukte)
kahnesty kahnesty
jokerde şişesi 30 ytl'den içilebiliecek müthiş kokteyl

kimisi şizofren diyor, kimisi lili, gerçi iki isim de yazıyor ama olsun, liliyi kullanmak tercih sebebi olsun

içimi yumuşak. içinde kavun çilek ve votka var (tadları çok belli)

nuri alço'dan sıkılan insanlara güzel bi alternatif.

joker sahibi volkan'ın sevgilisine yapmış olduğu içkiyi * ezmiş güzel bir koktely
setheleh setheleh
seni anlayabilecek tek kişinin de yanında olmadığını düşündüğünde , onsuz varolmanın acılarına karşı koymakta zorluk çektiğinde dinlersin ve iliklerine işler bu şarkı. küçücük sözlüğün ve bir iğne ucundan küçük yaşantın ile beceremezsin ona isim vermeyi, buna yetmez bildiklerin. sadece tek bildiğin eğer birini hep yanında hissediyorsan ya da dönmemek üzere gidecek olan sensen bu şarkının ne anlattığını çok iyi anlayacağındır.


lili...

şu sahte yaşamından sıyrıl bir daha...
ne olursun, bırak tüm alışkanlıklarını...
göreceksin, yaşanıyor ihtiyaç olmadan yardıma...
pek çoğu var öğreneceğin dahası...

ileriye atacağın her adımda...
karşına çıkacak her sorunda...
ben olacağım senin yanında
ortasından geçeceğin her sokakta...
evvelinde bulunmadığın mekânlarda...
ben olacağım senin yanında...

lili...

biliyorsun bizim gibiler için bir yer var hâlâ...
her damarda dolanır aynı kandan...
seni melek yapanın kanatlar olmadığını anlarsın...
tek yapacağın çıkarmak kötülükleri aklından...

ileriye atacağın her adımda...
karşına çıkacak her sorunda...
ben olacağım senin yanında...
ortasından geçeceğin her sokakta...
evvelinde bulunmadığın mekânlarda...
ben olacağım senin yanında...

lili...

bir busedeki göz açıp kapanmada bulacağız cevabı...
it tüm korkularını gölgelerin derinlerine...
benzeme sakın renksiz bir hayalete...
çünkü hayatın en güzel resmi senin içinde...

ileriye atacağın her adımda...
karşına çıkacak her sorunda...
ben olacağım senin yanında...
ortasından geçeceğin her sokakta...
evvelinde bulunmadığın mekânlarda...
ben olacağım senin yanında...
djarum djarum
bu kuklaların kukla olmadığı besbelli
ne söyledilerse tıpıtıpına gerçek besbelli
altın saçlarını yana atışı yok mu lilinin
lilinin yağdan kıl çekercesine inanışı
lilinin yağdan kıl çekercesine yaşayışı yok mu
kuklalar titremesin ne yapsın
adam konuşmasını bilmezse ne yapsın
kuklaların kukla olmadığı besbelli
lilinin çekip gideceği besbelli
lilinin dönüp geleceği besbelli



ekmek ha bakkalın olmuş ha cabaret de paris'nin
sen herhangi bir ekmek yiyeceksin işte lili
ekmek ne kadar allahınsa lili de o kadar allahın lili
yüzün ruhun kadar aydınlık ya lili
gönlün soğuk sular güzel aynalar gibi ya lili
anladın ya kutunun içinden çıkan mendil
olamaz üsküdardan geçeriken bulduğun mendil


- bizi bırakıp nereye gidiyorsun lili
demek bizi bırakıp gidiyorsun lili
sen daima güzeller güzelini bulursun lili
sen istesen de taş yürekli olamazsın
sen daima güzeller güzeli olursun lili
demek gideceksin arkana dönüp bakmayacaksın
hangi kuş hangi şafakta ölecek görmiyeceksin
öyleyse al bu kürkü bu veda kürkünü lili
tüyleri şiirler olan bu mahcup kürkü
sen daima sultanlar sultanı olursun lili
demek sen gidiyorsun lili
bizi öpmeden mi gideceksin lili



lilinin güneş altında duruşu yok mu
perdeleri sıyırıp çirkin adamı burnundan yakalayışı yok mu
eline bavulunu alışı yollara koyuyuşu yok mu
çirkin adamın güzel adam oluşu yok mu
yaklaşıp onu saçlarından yakalayışı
uzaklaşıp yollarda yol oluşu yok mu
lilinin bir tavşan gibi koşuşu
keklik gibi dönüp bakışı ve yıldırım gibi koşuşu yok mu
adam da tam o zaman kapıdan çıkmaz mı dışarı
lilinin adamın boynuna çocukça ve çılgınca atılışı yok mu


ben konuşmasını bilmem lili

sezai karakoç
muhlis meydey muhlis meydey
ya ben bu, şarkı yorumlama işini aslında bıraktım uzun zaman önce. aslında ben sözlük yazarlığını da bırakmıştım ama böyle geri dönüşler oluyor bazı insanlar için. bazı olaylar da raflara tıkılmıyor arkadaş. arada bir paylaşmak lazım geliyor, gerçi şimdi ben size kanat takıp uçtuğumu anlatmayacağım burada. çoğunuzun umrunda olmayacak bir olay örgüsü gibi bir şey. istediğin şeylerin ancak sen istemeyince gerçekleşmesi. umursamadığın an mucizeler bile yaratabiliyor insanlar. bunu da yeni öğrendim. ulan koca kazık oldun yeni mi öğreniyorsun falan filan. şimdi bu aaron adlı arkadaşlara ben diyecek laf bulamıyorum zaten, adam karşıma çıksın hemen evlenirim.

kardeşlikle alakalı buhranlarımı kimseyle paylaşmam, gerek yoktur. film ve müziklerle bastırırım, susarlar. sonra tekrar aynı şey. sesler, öfkeler, şarkılar, filmler, sakinlikler. yine bir arayış içindeydim ki, je vais bien ne t en fais pas adlı filmi buldum. hani inceden ağzıma sıçacak belli. fragmanını izleyeyim dedim youtube'a girdim ki bu şarkı önceden ağzıma sıçtı. sonra şarkıyı "lan olum şarkıya bak anasını satayım!" diye birine yollamak lazımdı. kim olacaktı. etrafımda anlattığımı anlayan sayısı zaten sıfırdı o vakitler. yaşadığım heyecanı görebilecek insan sayısına eşitti yani. neyse iki üç kere dinledikten sonra al dedim, hayatta maksimum 3 veya 4 kere gördüğüm insana yolladım. sonra bi' içim rahatladı felan. meğer doğru seçimmiş.

ya ne anlatıyorum asjhdkasd. işte çok güzel şarkı.
dionysos dionysos
sıkı bir aaron şarkısı. güzel sözleri ve naif bir soundu vardır. dingin bir akşam vaktine yarenlik eder:

`http://www.youtube.com/watch?v=xTKfrY4cQ9I`
sade bir sessizlik sade bir sessizlik
sanırım zambak*. sanırım en ıssız yerlerde açtırılan* bir şair kelimesi, bir kerime; bir şiir taşı. ve sanırım "bizi bırakıp giden, daima güzeller güzelini bulan, istese de taş yürekli olamayan, daima güzeller güzeli olan, gidecek olan arkasına dönüp bakmadan, hangi kuş hangi şafakta ölecek görmeyecek olan, bir kürkü bir veda kürkünü alması istenen tüyleri şiirler olan bir mahcup kürkü, daima sultanlar sultanı olan, giden, bizi öpmeden giden"*.
sanırım saçma.
1 /