lise aşkları

5 /
portatif düşün portatif düşün
ercan, sivilceli ercan...yanıma oturduğunda nefesimi tutmaktan kıpkırmızı olduğum ercan, aptal espirilerine katıla katıla güldüğüm ( ya işte adamın biri varmış, ikinci dönem düzeltmiş gibi vasat bile sayılmayan espriler), saçlarını açsan güzel kızsın aslında dedikten bir hafta sonra saçlarımı açtığım, istiklal marşı sırasında omzu omzuma değdiğinde bayılacak gibi olduğum, zeki ama çalışmayan ercan. lise yıllığıma "seni çok seviyorum ama arkadaş olarak" yazmış ercan, (ben seni seviyorumdan sonrasını okumadım tabi şahane platonik aşk yaşarım) ne kadar güvenilmez bir imaj çizse de lise yıllarında aşık olduğu, üç yıl boyunca dilinden düşürmediği esra ile evlendiğini geçenlerde öğrendiğim ve mutlu olduğum ercan. liseden sonra yaşadığım ilişkiler en az ercanın esprileri kadar vasat olunca, gerçek aşk yoktur ama gerçeğe en yakını platonik olanıdır deyip johnyy depp'e aşık oldum. şimdilik iyiyiz
mülhem olmak mülhem olmak
okulda aşk yaşadığımız pek söylenemezdi. sabahtan buluşup okulu asar internet kafeye gidip metin2 oynardık. oyunda da beraberdik hatta oyunda evlenmiştik heyt be. o kızı hala çok özlüyorum canım benim.
lipelda lipelda
hepsine platonik aşıktım. bir tanesi benimle sevgili oldu diye arkadaşları dalga geçti o derece çirkindim. neyse sevgililer gününde eski püskü bir peluş köpek ile gelmiş. ne yapacağım bunu ya dedim. en yakın arkadaşıma verdim. hâlâ saklar. lisedeki tek sevgilimle hatırladığım tek anı budur.
5 /