lö şuhane tarzı giri girme rehberi

1 /
asrıninsanı asrıninsanı
anladığım kadarıyla yırtık dondan fırlar gibi her başlığa -konu gözetmeksizin fantezilerini anlatan biri. ilginç troll bir kişilik olduğunun kanısındayım. türevleri türemediği sürece kabul edilebilir. yani bakış açısı olarak alakaya maydonoz kisvesi altında gülüp geçebilirim. ama kurban olayim bokunu çıkarmayın. burayı seksli sözlüğe çevirip testesteron/östrojen kokuları eşliğinde bir şeyler yazmanızı istemem. çoğalacaksanız yallah arabistana.
gibigibi gibigibi
yazdıklarını gerçekten yaşıyor mu bilemem. orası beni alakadar etmez zaten. ama ben bu kadının girilerinde azgın bir kadın görmüyorum. hep meme paylaşmıyor sonuçta. kadınlığını özgürce, içinden geldiğince yaşayan biri görüyorum. tabi algıda seçicilik, meme ile özdeşleşti ama diğer girileri de var. mesela anal sex başlığında yazmıştı, referans vermeden aklımda kalanı yazıcam;

"sevdiğim adama her deliği veririm" tarzı bir şeydi. çok meme sevmeyen biri olarak bacak paylaşması güzel olurdu. güzel bacaklar benim için memelerden daha dikkat çekici.

neyse lö şuhane gibi giri girmek için önce öyle olmanız lazım yani. kadın yaşıyor ya da yazıyor özgürce. meme paylaşmakla bitmiyor.
4
ontolojikvaka ontolojikvaka
madem böyle bir başlık açılma gereği duyulmuş ben de size bi hikaye anlatayım:

geçmiş bir zamanda 2 dini bütün papaz ibadetlerini tamamlamak ve ruhlarını arındırmak için hac yoluna kudüs'e gidiyorlarmış.
şeytan, bu haberi duyar duymaz onların peşine takılmış. amacı yaratıcının en güven duyduğu kimseleri onun yolundan çıkararak kendisini küçük düşürmekmiş.

şeytan önce birbirleri arasına fitne sokmayı denemiş: olmamış.
vicdanlarını sınamış; olmamış.
adaletlerini sınamış; olmamış.
akıllarını ibadetten yoksunlaştırmaya çalışmış; olmamış.
en sonunda demiş ki "bir de merhametlerini sorgulayayım madem o da olmazsa vazgeçerim".

ancak şeytan boşuna "şeytan" değil tabi ki!

yolun ilerisinde akıntının hızlandığı bir dere varmış. oracıkta genç ve yarı çıplak bir kadın kılığına bürünmüş.

ve beklemiş...


papazlardan biri ağlayan kadını fark eder ve sorar:

- evladım sen burda bu saatte tek başına ne yapıyorsun?
- hiç sormayın efendim ailem beni öldürecek onlardan kaçıyordum. bu derenin suyu alçaktı normalde şimdi yükseldiği için geçemiyorum. yüzme bilmiyorum.
- ailen seni neden öldürecek evladım?
- ailem hristiyanlıktan müslümanlığa geçti ve ben bunu reddettiğim için beni öldürmek istiyorlar. yoksa müslümanlar beni köle yaparmış diyorlar.

papazlardan diğeri söze girer:

- sen ne olursa olsun hak yolundan ayrılma evladım. peki senin için ne yapabiliriz?

- sizler iyi kalpli insanlara benziyorsunuz belki beni sırtınızda dereyi geçirebilirsiniz?

papazlardan biri hemen "tövbe" der. ve gözü ile kadının yarı çıplak bedenine bi göz gezdirir. kadının suda ıslanan etekleri bacaklarında teniyle buluşmuştur. gözünü kaçırır hemen. ancak ışık beynine süzülmüştür bile. aklında kadını sırtına aldığını ve göğüslerinin, bacaklarının kendisine değdiğini düşünür. aklındaki düşünceler ile boğuşurken ağzından çıkıverir:

-isa seni korusun evladım! sana yardım etmek isteriz ancak bizler kutsal bir görev üstlenen insanlarız ve bir kadına temas edemeyiz. çünkü yaptığımız ibadetin hükmü kalmaz.

sözlerini sonuna getirirken arkadan yumuşak tonda diğer papazın kararlı sesi ile bütünleşir.

- ben taşırım.

ufak bir sessizlik olur.

kadın diğer papazın sırtında dereyi geçer ve çok teşekkür edip şükranlarını sunar. sonra da ordan uzaklaşır.

bi süre daha yol alırlar...

yolda papazın biri ötekine sorar:

-peki sen kadını taşırken aklından hiç kötü fikir geçmedi mi?

diğeri "hayır" der ve konuyu konuşmak istemediğini ifade eder şekilde dudaklarını büzer.

ve bir süre daha sessizce ilerlerler. aralarında hiç bir söz sarf edilmeden saatler geçer.

papaz tekrar sorar:
- peki sen şimdi hiç hissetmedin mi teninin sıcaklığını, kokusunu ve bedeninin kıvrımlarını?aklına hiç mi kötülük gelmedi? hiç mi küfre girmedin?

diğer papaz cevap verir:

- hayır aklıma öyle şeyler gelmedi. kadının din değiştirmesine gönlüm razı gelmedi. bunu tanrı için ve onun bize gösterdiği yol uğrunda yaptım.

bu söylemler kararlı bir ses tonuyla ve tane tane vurgulanarak söylendiği için arkası gelmez muhabbetin.

uzun bir süre daha ağızları bıçak açmaz...

papazlar kudus'e varmak üzeredir artık ve kutsal şehirin siluyeti ufukta görünmeye başlamıştır.

papazlardan biri tekrar konuya girer:

- peki sen şimdi......

diğeri bıçak gibi keser sözünü:

-yahu ben taşıdım bitti. sen hala niye taşıyorsun?
1 /