lohusalık bunalımı

gözyaşım gözyaşım
öncelikle, böyle bir başlığın daha evvel açılmamış olması hayret şey doğrusu.

her kadının az veya çok geçirdiği; ama bunu başkasına söylemekten çekindiği bunalımdır. doğumla birlikte hızla değişen hormonlar, hayatınıza yeni birinin girmesi, bebeğin ciddi sorumluluklar yüklediği gerçeği, uykusuz günler ( bolca miktarda ), ağrılar sızılar, gaz problemleri ( sadece bebeğin değil sizin de gaz probleminiz olabilir. hele ki sezaryen ile doğum yaptıysanız ), tuvalete bile gitmenin lüks olması gibi pek çok negatif durumla birlikte bunalım her kadının ruhundan geçer ne yazık ki. her kadın bunalımı şiddetli geçirmez elbet. etrafınızda yardım edenleriniz varsa, sizin ve bebeğinizin sağlığı yerindeyse çok kolay atlatırsınız bu evreyi.

gel gelelim bu başlığı açma sebebim olan, benim oldukça şiddetli geçen lohusalık sürecime. 40+1 haftalık hamileliğimde hastanede yatışım yapıldı. bebeğim kanala bir türlü girmiyordu, son iki haftamda sancım ve lekelenmelerim olmasına rağmen doğum yapacak gibi gözükmüyordum. ayrıca bebeğimin hareketleri ve kalp atışları değişmeye başlamıştı. kayınvalidemin müdahalesiyle ( kendisinin sağlık sektörüyle tek alakası, izlediği doktor programlarıdır ) sezaryen yapmam kararlaştırıldı ve böylece yatışım yapılıp ertesi gün doğuma alındım. epidural doğum olsun da en azından bebeğimi doğduğunda hemen göreyim diye heves ettim. ameliyathanede belime 7-8 kez iğne batırdılar, beceremediler ve genel anestezi ile doğum yaptım. müthiş bir ağrı ile ayıldım ve ağrım, sancıların gittikçe arttı. inlemelerimi bulunduğum katta duymayan kalmamıştır eminim. daha ikinci emzirmemde göğüs ucum yırtıldı ( yaklaşık 40 gün boyunca her emzirmede ağladım, acımdan inledim. ). ameliyattan yarım saat önce takılan sondam ( sabah 9 buçukta ), ne yazık ki akşam 8 buçukta çıkarıldı. gaz çıkaramadığım için hastanede 3 gün kaldım. evimize geldik; fakat ev satıldığı için henüz 1 haftalık lohusayken evden taşındık ve kaynanamın evine yerleştik. eşim 3 gün sonra askere gitti ve ben bebeğimle kaynanamın evinde kaldım. kaynanam, kız kardeşi hatta komşu teyze bile her şeye karışıp beni çıldırttılar; ama ağzımı açıp bişey demedim. bebeğim henüz 2 haftalıkken süt alerjisi olduğu ortaya çıktı. beyin kanatan fikirler veren koca karılarla boğuşmak, evimin ve düzenimin olmamasını sindirmek ve eşimin yokluğunu sükunetle karşılamak zorunda kaldım. üstümde o kadar çok baskı vardı ki ölmek istedim; ama bebeğimi kaynanamın eline bırakmak istemediğim için direndim. uzun süre her gün ağlama krizi geçirdim. bebeğim gaz sancısından akşam 10 da ağlamaya başlayıp ertesi gün sabah 10 a hatta bazen öğlen 2 ye kadar uyumadan ağlayordu. o kadar zorlanıyordum ki ruhsal olarak, kendime fiziken zarar vermeye başlamıştım. kaynanam pek çok sebeple asabımı o kadar bozuyordu ki, kendisinden nefret etmeye başlamıştım. eşimin ailesi hayatımı kolaylaştırmak adına hiçbir şey yapmadı. kaynanamın aileme anneme saygısızlığı da, kendisinden iyice tiksinmeme sebep oldu.
rahatlamak için duşa bile giremiyordum. çünkü " daha dün yıkandın ya " diyen bir kaynanam vardı ve bu sebeple her gün yıkanmam gerekirken 9 günde bir yıkanır hale gelmiştim.
buz gibi evde doğalgazı kapattılar ve sinüslerimin inanılmaz derecede dolmasına sebep oldular. iyileşmemin üstünden 3 ay geçmesine rağmen burnumdaki yara izleri duruyor.
eşimin tarafından pek çok kişi ne kadar pimpirikli bir anne olduğumdan bahsedip dedikodumu yaptılar, hala da yapıyorlar. el kadar bebeğime şekerli su, bal, karanfilli süt ( çocuğumun süt alerjisi var altını çiziyorum ) vermediğim için, çocuğumu sallayarak uyutmadığım için, yıkanmamış ellerle dokunulmasına müsade etmediğim için anormal karşılandım.
cahillerle boğuşmak zorunda kaldım ve sonuç: bozulan asap, zıvanadan çıkan sedef hastalığı.

yine de kendi bildiğimi okudum. çocuğumun tüm bakımını ( yıkamak da dahil olmak üzere ) kendi başıma üstlendim. alerjili bir çocukla kıyaslanamayacak kadar iyi ilerliyor gelişimi; ama bunu takdir eden var mı? hayır, yok. hala saçma sapan konuşuyorlar ve artık onları görmek dahi istemiyorum. benim hayatımı en çok ihtiyaç duyduğum zamanda zorlaştırdıkları için de başta kaynanama hakkımı helal etmiyorum.

lütfen, yeni doğum yapmış kişilere karşı çok anlayışlı ve sevecen yaklaşın. onların canını yakmayın. çok karmaşık hisler içindeler, çoğu itiraf etmese de çok çaresizler. kötü anne olmak ile suçlanmaktan korktukları için ne kadar bunaldıklarını itiraf edemiyorlar. lütfen hayatlarını kolaylaştırmıyorsanız bile en azından zorlaştırmayın.