lolita

güse güse
bana ve anlattıklarıma inanmayanlara, lord voldemort'un gerçekten var olduğunu ispat etmemi sağlayan kitap.

vladimir nabokov adlı bir yazar yazmış.

bir yazar, eşeğin aklına karpuz kabuğu getirmemesi gerektiğini her zaman bilmeli ve yazarlık hünerlerinin boyutlarını ispat edebilmek uğruna aklına gelen her şeyi yazmamalıdır. yazmanın adabı vardır.

öncelikle şunu söyleyeyim bu kitabı bir müslüman yazar yazmış olsaydı, müslümanların ne iğrençliği kalırdı, ne haysiyetsizliği, ne ahlaksızlığı… bırakın kitabı toplatmayı, islamı yasaklama kararı verirlerdi.

ama gelin görün ki yazan müslüman değil ve bu açıkça harika bir edebi eser diye her fırsatta övülen kitap, sadece ve sadece pedofili aklıyor.

kitaptan özellikle alıntı yapmayacağım, internette "muhammed de şöyle sapıktı, çocukla evlendi" diye kin kusanlar, ne kadar etkileyici bir güzellikte olduğunu herkese ilan etmek için bolca alıntı yaparak paylaşmış.

hz muhammed ilk evliliğini kendinden 15 yaş büyük bir kadınla yaptı. bu evlilik boyunca 25 yıl başka eşi olmadı. hz hatice ölünce öyle üzüldü ki, o yıl hüzün yılı olarak anıldı. ömrü boyunca hz. hatice'yi andı. bu durum kıskançlığıyla ünlü eşi ayşenin bile tepkilerini çekti.

gelelim ayşenin yaşına.

sevgili dostlar, islam, kız çocuklarını diri diri gömecek kadar sapıtmış bir topluma indi. sizce böyle bir toplumda kız çocuğunu gömmemiş olanlar tepki çekiyor olabilir miydi? ve bu yüzden bu çocukları hemen nikahlamak istiyor olabilirler miydi?
ve peygamber de en yakın arkadaşı ebu bekir'in kızını nikahına alarak bu sıkıntıdan kurtarmak istemiş olabilir mi?
ayşe'den çocuğu yok. hatice'den başka sadece bir hristiyan cariyeden çocuğu oldu ve o da öldü deniliyor ama ben ona da inanamıyorum.

nedense islam alimleri hristiyanlık tarihi üzerine yazmaz ama avrupalılar sürekli islam tarihi üzerine yazar. peygamberin ölümüyle inanılmaz bir bilgi kirliliği başladı. öyle böyle değil.

peygamberin soyu itinayla öldürülürken, peygamber hakkında iftira atmadan durdular mı sizce?

sevgili dostlar, düzenli olarak bir mağaraya gitmek suretiyle uzlete çekilen bir adam, hatta karısı varken bile uzlette olan ve o esnada peygamberliği tebliğ olunan bir insan, peygamber olunca mı uçkuruna düştü?

soralım, sorular soralım… bırakalım enerjimizi boşa tüketen şeyleri gönül gözlerimizi açalım. aklımızı da boş işlerle doldurmayalım.

lolita adlı bu kitap, sapıklıklarını meşrulaştırmak için dünyaya algı kasmaya çalışanların, edebi bir eser diye, kim olduğunu bilmediğimiz insanlara övdürmesi sonucu popüler olmuş bir şey.
(bkz: #18154329)

ben de edebiyattan anlıyorsam, edebi bir eserin ahlaki sınırları vardır. edebi olan şey, anlatmak istediği her şeyi söz sanatıyla anlatır. açık ve seçik yazma gereği yoktur.

bir çocuğa duyulan sapıkça duyguların yazıldığı bir kitap ise edebi bir eser olmanın yanından, yakınından bile geçemez.

(çocuklara şehvet duyan lord voldemort'un yoldaşlarına: lolitanın yeterince büyüyerek, ruhsal olgunluğa ulaşmasını bekleyecek sabrınız varsa, lolita ileriki bir yaşta kendi rızasıyla sizinle olur. 40 yaşında bir kadınla, 65 yaşında bir adamın evliliği kimsenin üzerinde düşünmeyeceği bir evliliktir. ama 30 yaşında bir adamın 5 yaşındaki kızı arzulaması kabul edilemez. bu sadece bir sapıklıktır.)
bu başlıktaki 76 giriyi daha gör