lucid dreaming

1 /
marla singer marla singer
enteresan olduğu kadar yorucu da olabilen rüya görme şeklidir. bu esnada gerçek hayatta olmadığını farkeder kişi, ancak bu sıradan bir rüya da değildir. hisler anormal boyutlarda olur ve heyecan tavana vurur. kontrol her zaman tamamen elde olmayabilir. bazen de cidden istenilen yere doğru çekilebilir. bu tip rüyalar insanın bilinçaltı hakkında ciddi ipuçlarını ortaya çıkarır ve kişiyi uzun süre etkisi altında tutar. bazen bir gecede 3-4 tane bile görülebilir ancak kişi uyandığında resmen yorulmuş olur. hatta bir süre sonra bu rüyaları görmek istemez çünkü uyku, amacından sapmıştır bu safhada. gene de ilginç deneyimlerdir ve hayal gücünün insanı ne kadar muhteşem boyutlara götüreceğinin kanıtıdır.
finch finch
bir keresinde lucid dreaming in lucid dreaming olayı başıma geldi. yani çok garip bir şekilde rüyamda kendimi rüya görürken görmüştüm ve rüyamda rüya gördüğümün farkındaydım.
ben cocugum deyip camdan atlayan pokemon ben cocugum deyip camdan atlayan pokemon
birinde abartı denilebilecek bir şekilde birkaç kez yaptığımı hatırladığım rüya kontrolü. şöylece bir değinmek gerekirse:

bir alışveriş merkezinde arkadaşlarla gezilirken "bi' dakika lan rüya değil mi bu?" iç nidasıyla ürperti benzeri bir duygu yaşanıp, arkadaşlara bu düşünce açıkça söylenmiştir. alınan cevaplar "hö, ne diyo'sun yahu?" tipinde olmasına rağmen, göğe yükselmek suretiyle ışınlanma -ya da cisimlenme, artık her ne diyorsanız- olayı gerçekleştirilmiş ve kişi kendini okulunda, derste bulmuştur. sınıf anormal derecede uzundur ve kimse sizin oraya nasıl geldiğinizi ya da niye bu kadar şaşkın olduğunuzu iplememektedir. rüyada olduğunu anlayan er kişinin canı fena halde sıkılmaya başlamıştır netekim. en yakınındakine "bak olum şu duvardan geçiverece'm" denilir ve gözler kapatılarak transa geçmek suretiyle gerçekten de geçilir duvarlardan. çıktığınız yerdekiler "ananskim, noluyo' lan?" ifadesiyle abuk gözlerle size bakarken, geri döneceğiniz söylenir ve geri dönülür. dönüş yolunca boğucu bir olguyla karşılaşılır ve rüyadan çıkılmaya çalışılır. gözler kapatılır, aksiyon filmi tınısıyla başka bir rüya kademesine çıkılır - burada farklı bir alışveriş merkezinin içindeki bir kattasınızdır. kattan aşağıya inmek ya da yukarıya çıkmak için herhangi bir alet edevat bulunmamakla beraber, geldiğiniz yer de giriş/çıkış kabinine benzer bir fanustur. yine etraf sizi garip gözlerle izlerken, aşağı inersiniz ve sizi orada bekleyen amerikan filmlerindeki o klasik karakterlerle karşılaşırsınız. onlar size etrafı gezdirip, nelerin yapılamayacağından bahsederken -mamafih, hatırlayamıyorum bunları-; siz bir kez daha çıkış girişiminde bulunursunuz ve yine göğe yükselirsiniz -kat aralarındaki debelenmeden bahsetmeye hiç gerek yok-. bu seferse kendinizi odanızda bulursunuz. "oh ulan bitti rüya" derken, başınızı yaklaşık 52 dereceyle sağa çevirdiğinizde zübeyde hanım'ı görürsünüz*. ve böylece, şok esnasında "nası' yani lan?" denilerek uyanma işlemini tamamlarsınız.

~ bilinçaltımın ne kadar aksiyon filmi seyrettiğini ya da umutsuz bir manyak olup olmadığım konusunda derin şüphelerim de yok değil, lakin bunun dışında daha birçok enteresan rüya da görülmüştür er kişi tarafından.
jimela morrison jimela morrison
günlük yaşantıyı sürdürmeyi zorlaştıran deneyimler silsilesi.
iki türlüsünü yaşıyorum birincisini en çok çocukken yaşıyordum. o da rüyada olduğunu farkediyorsun ve "şu hareketi yaparsam uyanacağım" deyip abuk bir hareket belirliyorsun, sonra onu yapıyorsun ve uyanıyorsun.

ikincisi de hemen her akşam yaşadığım, hayatımı idame ettirmemi zorlaştıran ve kimi de "du ben bi rüyaya yatayım" diye cazibesine kaptıran çeşidi. bu da tam rüya değil. yaşadıklarının rüya olmadığını ve gerçek olmadığının farkındasın, ne istersen onu yapıyorsun ve "gerçek duygu" nun aynısını yaşıyorsun. tabi tüm rüyalarda duygular hissedilir ama bu birebir, hatta daha canlısı, süperego yu bırak ego nun bile esamesi okunmuyor. paso ide çalışıyorsun. bir non rem atlama, ama rem e de geçememe durumu. rem e geçsen karabasan olacak en azından, iki ses çıkaramasan da rahat edeceksin ki karabasandan da zevk alma raddesine geliyor bu lucid dreaming insanları (en azından ben).

bu lucid dreaming esnasında arada kendine gelmeler olur, ama açamassın kendini tam, açmak da istemezsin aslında, çünkü düzgün bir uykuya dalacağını umud edersin ama tekrar aynı şeyi yaşayacağına eminsindir ve de nitekim yaşarsın. saatlerce sürer böyle, biri gelsin seni kurtarsın istersin kimi zaman bu yoğun duygu karmaşasından.
hopeless hopeless
efendim, tam kontrol sağlamak pek bir zordur. rüyada olduğunu fark edersin etmesine ama "oh oh hadi ortam değiştiriyoruz poseidon oldum ben, deniz getirin bana" havasına girmek için bir hayli zorlamak gerekir.
örnek verelim güzel olsun. 10 yaşındaki şahsımın rüyası, bir evde benim ve başka çocukların koşturmasını konu etmekte. güzel bir çalışma.
işte bu rüyada koşmayı bırakıp başka bir çocukla şöyle bir diyaloğa girmişliğim vardır.
-aha rüyadayım ben şimdi!
+harbi mi?
-evet çıkmam lazım.
+ne yapacaksın?
-bana deterjan getirin.
+falancı markası var olur mu?
-hayır omo olması gerek.
+ondan yok galiba, falancıyı getireyim mi?
-napalım deneyelim, getir bakalım.
toz deterjan yere dökülür, 10 yaşındaki ben deterjanın içinde yuvarlanıp dönmeye başlarım ama omo olmadığı için etkisini geç gösterir. bir süre daha debelendikten sonra uyanırım. evet öyle olur.
tarzan tarzan
pek çok seviyesi ve başarma yöntemi olan, görülmekte olduğu anlaşılan rüyanın bilinçli olarak yönlendirilmesi anlamına gelen durum. yalnızca rüyada olduğunuzu fark ediyor olmak bunun başlangıç aşamasıdır; bilinçli olarak önceden belirlenmiş bazı senaryoları uygulamak da, rüya evreninin tamamını bir bütün olarak hissedip her türlü olay ve nesneyi denetimi altına almak da bir aşamadır. son aşamaya ulaşmak için uzun yıllar süren çaba ve zihinsel bir uygunluğa sahip olmak şarttır; bu yüzden fazla insan başaramaz. yaygın olarak kullanılan bir sıralama şudur: (ed kellogg'dan alıntı yapıldığı için çeviri yapılmamıştır)

pre-lucid
in the dream, you notice some sort of bizarreness as unusual for waking physical reality (wpr). or you don't consider myself in ordinary physical reality at all, although you realize almost none of the implications and still misidentify the actual situation.
sub-lucid
although you vaguely realize that you dream, it does not even occur to you to act differently based on this knowledge. you continue to follow the dream "script": no conscious choice.
semi-lucid
you know that you dream, and although you still follow the dream script, you can make new choices based on this awareness. for example, you might choose to fly rather than walk.
lucid
you have the choice of following the dream script or not, can make major choices based on awareness of your potentialities in the dream state. for example, you might choose to try a dream experiment instead of continuing the dream scenario, etc.
fully-lucid
fully aware that you dream and of the location and state of your physical body; you also clearly remember any lucid dream tasks that you had earlier decided to try (lucid dream healing, intentionally changing body form, precognition, etc.), and experience a high level of dream control which gives you the power to do them.
fully-lucid but powerless
fully aware that you dream and of the location and state of your physical body; also remember any lucid dream tasks that you had earlier decided to try, but have little or no control over dream phenomena.
super-lucid
you have an awareness of self as an integrated whole: self-remembering. knowing-feeling-thinking aspects of self work in harmony. you feel an extraordinary sense of self, access to memory, and an expanded and mindful awareness of the many possible courses of action available to you in lucid dream reality as compared to waking physical reality.

değinildiği üzere super-lucid seviyesi ulaşması mümkün ama zor bir seviyedir; yine de fully lucid seviyesine ulaşan bir kişi hayatının üçte birini mutlu geçirecektir.
gakko gakko
becerene sonsuz nimetler sunan ağ bağlantısı. bir dünya düşünün; içinde her şey olası olsun. han dediğiniz yerde han kurulsun, lan dediğiniz yerde adam kalmasın. o diyar senin bu vadi benim dolaşılsın...işte öyle bir şey lucid dreaming. uyku halinde rüyada olunduğunu farketmek ve bunu kirli emeller için kullanmak. bir nevi "ulan ben madem rüyadayım her boku yerim.." modu. gerçekle rüyayı karıştırmak da yan etkisidir.
i am a man who walks alone i am a man who walks alone
böyle bir olgu olduğunu öğrendikten sonra bir türlü başıma gelmeyen fakat daha önce yaşadığımı bildiğim ve tekrar yaşamak istediğim rüyadayken rüya gördüğünün farkında olup rüyayı kontrol edebilmeni sağlayan durum.
1 /