lütfen nefes alamıyorum

mersburglu mersburglu
siyahi george floydö beyaz polisin dizi altında can verirken tüm dünyaya böyle seslendi.
"nefes alamıyorum!"
bu tüm dünya ezilenlerinin, ötekileştirilenlerinin çığlığıydı adeta.
dünyayı ırkçılığa, şiddete, baskıya, sömürüye boğdular ve kapitalist sistemde nefes alamıyoruz.
nefes alma çabasıydı gezi, gezi direnişinin 7. yılındayız.
akıllara ilk gelen çocuk yaştaki berkin…
sonra ankara'da hedef alınarak tek kurşunla öldürülen ethem. sonra hatay, istanbul, eskişehir, lice… ve polise o emri ben verdim sesleri kulağımızda uğulduyor.
deli mayk deli mayk
vicdansızlıktır. abd polisinin yetkileri ve müdahale yetkilerinin tekrar tartışılması gerekir. insan haklarına bile aykırı ama kimse vicdanını dinlemiyor. böyle bir vaka daha olmuştu demek ki bi değişiklik olmamış.
lö şuhane lö şuhane
(bkz:bir yakarış)

sahipsiz mala ne yaparsan yap kimse gelip sana hesap soramaz rahatlıği

veyahut

sahibi olduğun şey üzerinde sayısız ve seviyesiz yaptırımlar sonrası kimsenin sizi yargılama ihtimali olmaması.

sanırım amerikan polislerinin siyahi ırka diğerlerinden fazla güç uygulaması tam da ikinci sebep yüzünden.

ve ikincisi ilkinden daha vahim.

amerikan devletine mesleki alanda hizmet ettiğini bilen bir amerikan vatandaşının, amerikan'ın gücüne sığınma hakkı üzerinden sayısız güç gösterisi yaptığı binlerce olay var.

insan fıtratında var olan "gücünü güçsüze karşı kullanarak hakimiyet kur" dürtüsü, kişilerin önemli hissetmek-yaranmak için yaptığı onulmaz hamlelerle gün yüzüne çıkar.

örtbas edileceği gün gibi ortada bir olay var ve olayın odak noktasında bir hizmetli polis; insanlarda süregelen ırkçılık açlığını besleyecek harika bir malzeme.

yargılanırken bile beyinleriyle sessizce alkışlayacak iki yüzlülerle dolu bir adalet sistemi.