maçka parkı

1 /
darkenfact darkenfact
sabahın erken vakitlerinde okula maçka kampüsüne yolunuz düşerse bu parktan tek başına geçmemeniz tavsiye edilir. zira ıssız bir ortamda üstünüze yan, ön ve arka taraftan tecavüzcü coşkun imajında adamlar çıkabilir.
spooky spooky
mekan olarak istanbul'un en güzel parklarından biri,hava,kuşlar,ağaçlar...
fakat bir o kadar tinercileri,sarhoşlarıyla insanları tırstıran park.
goddess of the cemetery goddess of the cemetery
teleferikten bakınca içinde kimse yok gibi görünür.ama ağaçların altında, çalıların dibinde tehlikeli kişiler olabilir.kalabalık olmadığınız sürece içinden geçmeyi denememeniz tavsiye olunur.kimi zaman maçka parkının yakınları bile tehlikeli olabilmektedir.gözünüzü 4 açarak geziniz çevresinde.ayrıca kimi çiftler bu mekanı farklı amaçlarla kullanabilmektedir şaşırmayın onların zararı olmaz büyük ihtimalle.siz yalnız gezenlerden korkmalısınız.
arkkosinus arkkosinus
ismet inönü vaktiyle burayı, daha doğrusu taşkışla-gümüşsuyu-maçka üçgeni arasında kalan bölgeyi itü'ye teklif etmiş. koca bir kampüs olsun bura diye. "oğlu burada okuyordu da ondan" derdi bizim hocalar. o zamanki rektör istememiş, derlerdi. olsaydı dünyanın bir numaralı kampüsü olurdu, harbiden. şehrin göbeğindeki parkın içinde üniversite... ortasından dere falan da akıtılırdı. allah'ın maslak'ına çıkılmazdı şimdi.

beşiktaş tribünlerinin bazı tezahüratlarına (!) konu olmasından başka bir vasfı var mıdır, bilemiyorum. aha işte, hakkında kaç giri var? gerçi tinerci yuvasıydı, şimdi nasıl bilmem. nasıl gireceksin içine. ben girerdim, deli cesareti de orasını karıştırmayalım.

neyse efendim, ben bildim bileli hiçbir gencin siklemediği parktır. maçka'da okuyan öğrenciler içinden bile geçmez, teleferikte kuyruğa girerlerdi. hedef: nevizade...

şimdi gelip biri avm yapacak olsa üstüne, kim bilir nasıl yer yerinden oynar. gençler yakar ortalığı. şu anda kim bilir hangi tarihte park olan şimdinin hangi avm'sinde sürten gençler...

(bkz: kaybedildiğinde değeri anlaşılan şeyler)
buzlusüt buzlusüt
yazılanları görünce ulan ben yanlış parka mı gidiyorum maçka parkı diye düşünmedim değil. mevsim farketmeksizin, hava gitmenize engel değilse gidilebilen pek muhteşem yerdir. her ne kadar bu bir kıyas olmasa da nişantaşı beşiktaş dolmabahçe arasındaki central park tadıdır. alırsınız serecek bi örtü, çantaya ister evde yaptığınız sandviçleri, ister köprüden önce son çıkış olan macrocenter dan hazır birşeyler, meyve, içecek ki evde termosa çay kahve doldurmak çok daha lezizdir, gider kendinize ağaç dibi beğenirsiniz, serilir oturursunuz. bahardan itibaren yatıp kitap okuması muhteşem keyiflidir. ağaç dibi seçimi önemlidir zira hem her yeri görebileceginiz, hem de çok görünmediğiniz lokasyonlar mevcuttur. şimdi diyeceksiniz kitap okurken görünmemek niye istesin insan. yahu ben kitap okurum başkası başka şey okur. ayrıca fesat mode dan bi an çıkarsanız, kitap okurken yakınınıza öhöheöehhöehe şeklinde sesler çıkartan bi grubun gelmesi çok da keyifli değil. bu durumlarda kendilerine dik dik bakabilirsiniz. uzun lafın kısası, şehrin ortasında, şehrin dışındaymış hissi veren her yer candır. maçka parkı da böyle bir yerdir.
(bkz: maçka demokrasi parkı)
not: ağaçlara sarılın
marla singer marla singer
yaz sıcağında şehirde kalan, üstüne de bütün gün ofiste çalışan insana ilaç gibi gelen, hiç yoktan iyi parktır. işten dönünce akşamüzeri buraya yürüyüşe gidiyorum bir haftadır, burnumun dibindeki yeri neden daha önce değerlendirmedim diye dizlerimi dövüyorum adeta. taşkışla-maçka arasında gidip gelirken eskiden aşağıdaki kapkaçları izlerdik düzenli olarak, teşhirciler falan dolanırdı ortada; sanırım gezi'den sonra parkların kıymeti daha bir anlaşıldı, çok da iyi oldu. gidin efenim buraya, arkadaşınızı, sevgilinizi, yiyecek-içeceğinizi alın, serilin çimlere, isterseniz koşun, isterseniz aşağıda köpeğinizi gezdirin... istanbul'un havasından bir süre de olsa uzaklaştığınızı hissedeceksiniz. eyvallah cool cool acayip tipler de var, yaşlı teyzeler amcalar da, ama kimse kimseye karışmıyor, rahatsız etmiyor, şukela.

bir tek çöpünüzü bırakmayın. burada koşan arkadaşlardan ötürü sağda solda boş pet su şişeleri oluyor. madem spor için buradan faydalanıyorsunuz, azıcık oradaki ağaca, köpeğe, insana saygınız olsun.

iyidir, iyi.
çok uzak ihtimal çok uzak ihtimal
2006-2007 yılında kapkaçları ile ünlenmiş parktı. taşkışla'ya ya da taksime geçerken buradan yürümek kalıp isterdi, saatlerce teleferik sırası beklerdik. sonunda gerçekten parka benzemiş. istanbul'un keşmekeşi içinde ehven-i şer olmuş. herkes gergin, bir birine patlamaya yer arıyor. gidin de biraz topraklayın kendinizi.
1 /