madame tussauds

1 /
anosias anosias
londrada bulunan son derece ünlü balmumu müzesi. dünyaca ünlü birçok kişinin balmumundan yapılmış ve çoğu gerçeğinden ayırt edilemeyecek kadar aslına benzeyen heykelleri bulunur.
yetkililerinin şikayetlerinin başında kylie minogue heykelinin poposunun ellenmekten erimesi gelir.
zoe zoe
benzetilemeyen birçok ünlünün heykelinin bulunduğu londra'ya gelenlerin ilk uğrak yerlerinden biri olan müze. 6 sene içinde toplam 6 kere ziyaret etmek zorunda kaldığım müze...!:her gelen madame tussaud's diyor başka birşey demiyor kardeşim!: hayır gitmek birşey değil o kuyrukta beklemek beni öldürüyor neyse ki son yıllarda geliştirdikleri sistemle biletlerinizi önceden alabiliyor ve kuyrukta fazla beklemeden içeriye dalabiliyorsunuz. 'london planetarium' ve 'the spirit of london' diye iki bölümde yer alır. london planetarium'a girmek için ekstra ücret ödemeniz lazım, fazla bir özelliği yok kara deliği, yıldızları filan anlatıyorlar. the spirit of london bölümü ise çok zevklidir, taksiye binip turluyorsunuz acaip eğlencelidir benim en sevdiğim bölümlerden biridir...bide chamber of horrors bçlümü var ki 18 yüzyıla ait işkence tekniklerini bile uygulamalı bir şekilde burda görebilirsiniz, hatta en son gittiğimde * bu bölüme girmedne önce tiyatrocuların oynadığı canlı bir korku bölümünden geçyordunuz, karanlık, yüzleri kan içinde ki oyuncular sizi korkutamaya çalışıyorlardı çok eğlenmiştim, korkutma işinde de baya ustalardı, tırsmamak elde değil...
agust bocuu muittin agust bocuu muittin
girmek için 90 dakikadan daha fazla beklediğim ve bir dünya para verdiğim fakat içerde o kadar da güzel değilmiş, o paraya değmezdi dediğim müze. benzetemedikleri atatürk heykelini kaldırmışlar. ve hala saddam'ın heykeli duruyordu. ayrıca en çok benzeyenlerden birisi de beckham çiftininkisiydi. hele tiyatrocuların olduğu o korku tünelindeki bölüm yaşanmaya değerdi.
julien sorel julien sorel
girmenin 20 pounda patladığı ve sizi girmek için sırada bekleten müze.boşveriniz gidiniz londrada sürüsüne bereket bedava müze var hem sıra da yok oralarda.(tabii yazın gelirseniz başka,o zaman müze girişlerinin çoğunu paralı yapıyorlar)
kemancı cerenimo kemancı cerenimo
gittiğim tur şirketinin biletlerimizi önceden alması sayesinde girişinde hiçbir sıkıntı çekmediğim londra'daki müze.hollywood starlarının,dünyaca ünlü politikacıların,bilimadamlarının,kaşiflerin balmumundan heykellerini bulundurur.ayrıca 18.yüzyıla ait işkenceleri gösteren,sanayi devrimini anlatan salonları da vardı.fakat ne ilginçtir ki yüce önder mustafa kemal atatürk'ün heykelini 3.kez yapmalarına karşın hala başarılı olamamışlardır.kendilerine anıtkabir'de yanılmıyorsam anadolu üniversitesi tarafından yapılan mükemmel atatürk heykellerini görmelerini tavsiye ederim.
umitinho umitinho
amsterdam' ın göbeginde olan müze. her cinsten ünlü görmek mümkündür. ronaldinho, george bush, bread pit, angelina jolie vs. iki yada üç katlı ufak biryer. giriş de jack sparrow karşılaması iç açıcı değildir. bir porno yıldızı jenna jameson' un karşılaması daha iyi olabilirdi. merdivenlerden çıkarken jennifer lopez' in poposu, angelina jolie' nin göğüslerinin heykelleri mevcut. neden ihtiyaç duydularsa anlam veremedim. marilyn monroe ' nin havalanan bembeyaz eteğini tutması, yüzlerde tebessümü oluşturur. eski liderlere ait heykeller de var, ama nedense atatürk' ümüzün heykeli yok. sorduk tabi , " neden en büyük türk atatürk yok ? " sorusuna, dudak büzüştürülerek " ingiltere' de var " cevabı gelmişti. pek ahım şahım bir yer değildir. tabi o euroları verip, gezip, dışarı çıktıktan sonra anlıyor insan.

madame tussauds gezileceğine, red light district gezilebilir. hemde ücretsiz.

(bkz: red light district)
sovereign sovereign
ölülerin ki en ünlüleri fransız devriminde öldürülenlerin kesik kafalarını heykelleştirerek işe başlayan aslen fransız kişi. tarihin en önemli ticaret kadınlarından birisidir aynı zamanda.
bilgez bilgez
içinde gezerken her fotoğraf çekişte daha iyisini çekebilirdik uktesini bırakır insanın içinde. heleki iki kişi gittiyseniz ve arkadaşınız pek de fotoğraftan anlamayan, bulanık çeken falan bir arkadaşsa.. girişi 15 euro (12-15 saatleri arası 18 euro), ancak orijinal bir konsept olduğu düşünülünce ödenilebilecek bir meblağ.
bulanti bulanti
dünyanın çeşitli şehirlerinde 4 tane olan aslı londra'da bulunan ve ünlü, tarihi kişiliklerin bal mumu heykellerini barındıran müzeler.

aslında history channel'da madame tussauds hakkında bir biyografi programı izlemeden evvel madame tussauds'un gerçekte yaşamış ve fransız devrimi'nde önemli rol oynamış bir kadın olduğunu bilmediğimi itiraf etmeliyim.

savaşta ölen bir babaya ve alman bir doktorun yanında hizmetçilik eden bir anneye sahipmiş madame tussauds. bu doktor bal mumundan heykeller yapmaktaymış. daha sonraları fransız asilzadelerinin bal mumumndan heykellerini yaparak büyük bir şöhrete kavuşmuş. madame tussauds'un yeteneğini fark ederek onu öğrencisi olarak yetiştirmiş. fransız devrimi sırasında genç bir kız olan madame tussauds, ona babası gibi bakan alman doktorla birlikte devrim kahramanlarının bal mumu heykellerini yaparak işi ilerletmiş ve devrimin ilk sembollerini birlikte üretmişler: kral louis ve marie antoniette'in giyotinle kesilen kafalarının birer büstü... bu kesilen kafaları madame tussauds bizzat kendi mezarlıktan bulup alçı kalıplarını alarak üretmiş. madame, yıllar sonra doktorun ölümünün ardından bu işi devam ettirmiş. evlenmiş, çocukları olmuş ingiltere'ye yerleşmeye karar vermiş ve gezici sergilerle tüm ingiltere'yi dolaşmış. en sonunda londra'da kalıcı bir sergi açmaya karar vermiş. 80'li yaşlarının sonlarını yaşarken işinin başında ölmüş. ondan sonra gelenler yaklaşık 100 yıl kadar bu geleneği sürdürmüşler fakat sonra müzeyi özel bir şirkete devretmişler.

bugünlerde gördüğümüz madame tussauds müzeleri, madame tussauds geleneklerini sürdürse de tussauds ailesiyle alakası kalmayan müzelerdir.
enfes enfes
2005 yazında londra'daki metro ve otobüs saldırılarından dolayı, her şeye şüpheyle yaklaşan çılgın ingiliz polislerinin, madame tussauds müzesinin önünde bir paket buldukları için, müzeyi kapatmaları ve müzenin etrafını sarmaları dolayısıyla giremediğimiz yerdir. içimize "lök" diye oturmuş, kursağımızda kalmıştır. kimilerinin, marilyn monroe'nun eteğinin altına bakarken, kimilerininse jennifer lopez'in poposunu avuçlarken fotoğraf çektirme hayalleri suya düşmüştür. yazıktır.
meerjungfrau meerjungfrau
ünlülerin yanındaymışsınız gibi hissettiğiniz, the london spirit ile taksi turu, korku tüneli kısmı için, içinde geçirdiğiniz iki-üç saat içinde çok eğlendiğiniz ancak dışarıya çıkar çıkmaz "şimdi biz ne için 25 poundu bayıldık ülen, bi jhonny depp'e değdik, george clooney'le fotoğraf çekildik, shakespeare'i parmakladık, bu muydu o kadar paraya şimdi." gerçeği ile yüzleşmek durumunda kaldığınız, dünyanın en gereksiz ama en "hayatta bir kere herkesin gitmek isteyeceği" yer.
1 /