mahmut ustaosmanoğlu

2 /
dumrul dumrul
mor saçlı orospu feministler ve her olayı saptıran ibne solcuları bilmem de tc savcıları bunun iki ayrı cinayette azmettirici olduğu kanısındalardı. gerçi etliye sütlüye karışmak denemez. her iki olay da cemaatin kendi içinde işlenen, liderlik kavgası dahilindeki olaylar.


İsmailağa’da sır cinayetler… Ustaosmanoğlu hangi davada yargılandı?
prestij prestij
bu yaşıma kadar hiçbir tarikat, cemaate katılmadım. türk tipi muhafazakarım yani günahım çok, her ibadeti yapmam ama samimi müslümanım ve fırsat buldukça dinimle alakalı her şeyi araştırır okurum.

menzil gibi özellikle hastaneleri olan tarikatlere, ticaretin içindeki cemaatlere pek iyi gözle bakmam.

mahmut efendi dedikleri adamı da arada duyardım ama kendisini de cemaatini de pek incelemedim. ancak yukarıdaki giride paylaşılan tweette adamın memleketinin rumlar zamanındaki ismi, köyünün papaz yetiştirmesi vs üzerinden imada bulunulmuş. bre amına kodugum bütün anadolu roma toprağıydı bir zamanlar, araştırsak senin köyün de dünyanın papazını çıkartmıştır nasıl bir seviyesizlik lan bu?

varsa somut bir delilin paylaş da hepimiz beraber sövelim, sik sik teorilerle belaltı vurmaya çalışmayın milleti.
adamebovary adamebovary
mor saçlı feminist ve ya sikik solcu olmadığıma göre sanırım yorum yapabilirim.
öncelikle şu kadınlar hakkındaki sözlerine gelelim. çünkü iddia bu ya, bu sözlerden başka bir şey sunulamıyorsa pisliğe bulaşmamış bu adam.

bir açıklama yapıp konuya öyle girmek istiyorum. dindar bir ailede büyüdüm, 3 yıl medrese eğitimi aldım ve şu an kendini inançsız olarak tanımlayan biriyim.

şimdi bu zat bakalım kadınlar için ne demiş:

-ben kadınların dükkan açmasını asla helal görmüyorum

-kadından memur olmaz. kadınlar mektebe gitmez. duymadık demeyin!

-kadın sokakta gezecek bir şey değildir, erkeğe gözükecek bir şey değildir.

-kadınlar okullardan, dairelerden çekilmelidir, 104 kitaptan biri bile fetva vermez kadınların çalışacağına dair. kız çocuğunun orta mektepte, lisede işi yoktur. benîisrail'in ilk yıkılışı kadınlar yüzünden oldu.kadınların vazifesi; ev işleri yapmak, efendisine itaat etmek ve millete, memlekete hayırlı evlat, asker yetiştirmek. budur kadının vazifesi başka yok!

-zaruret olmadan kadınlar alışverişe çıkıyorlar, direksiz kubbeleri yıkacak bunlar!

-efendisi vefat etmiş bir hanımın nafakası temin ediliyorsa dört ay on gün evinden dışarı çıkamaz. hatta bulunduğu apartman dairesinin üst katına ya da yan dairesine dahi gidemez.

bir sürü daha cümlesi var ama bu kadarı yeterli bizim sonuca varmamız için.
öncelikle birçok ayet, kuran ın apaçık ve anlaşılabilir bir şekilde indirildiğini söyler.
(zuhruf, enam, yunus, neml, hud, kamer, taha surelerine bakabilirsiniz)
yani siz kafanıza göre kalkıp hükm veremezsiniz ki ayrıca kuran birçok yerde yine hükmün yalnızca allah a ait olduğunu söyler. hatta şura suresinde şöyle der; hükm vermek yalnızca allah a aittir..

şimdi siz kalkıp hükm verirseniz şirk koşmuş olursunuz. üzerine kalkıp bir de bunu i̇slam böyle buyuruyor derseniz küfre düşmüş olursunuz. küfre düşen, küfrü yayan kafirdir kuran da. buna ilave olarak şirk koşmak, affı olmayan tek günahtır ve tevbesi de yoktur. (bazıları kul hakkı yemek der. bu da küfre düşmektir)

şimdi bu zat ne demiş; ben kadınların dükkan açmasını helal görmüyorum.
şirk 1. helali, haramı yalnız allah belirler.

sonra şunu yumurtlamış; kadınlar mektebe gitmez, kadın memur olmaz.
bakalım bu konuda hz. muhammed ne diyor; i̇lim tahsili kadın erkek her müslümana farzdır.
şirkler oldu 2.

sonra böyle tatlı bir şey var; kadınlar okullardan, dairelerden çekilmelidir, 104 kitaptan biri bile fetva vermez kadınların çalışacağına dair.
az önce ne dedik; hükm allah ın. bir şeye cevap aranıyorsa bunun aranması gereken yer de kuran. i̇slam ın 104 kitabı falan yok.
şirkler oldu 3.

bu kadar şirk saydık araya bi küfür sıkıştıralım;
zaruret olmadan kadınlar alışverişe çıkıyorlar, direksiz kubbeleri yıkacak bunlar!
temiz kafa bro, torbacın sağlam mal vermiş.

şimdi de bir bid at güzelliği var;
efendisi vefat etmiş bir hanımın nafakası temin ediliyorsa dört ay on gün evinden dışarı çıkamaz.
bu sözün aslında bir kaynağı var. orada şöyle diyor; sizden vefat edenlerin geride bıraktıkları zevceleri evlenmeden dört ay on gün beklerler (bakara 234)
lakin farkındaysanız bu sadece iddeti anlatıyor. siz kalkıp bunu başından ortasından çeker, aklınuzdakini sokmaya çalışırsanız da bidata girer bu yaptığınız.


şimdi sormak istediğim bir soru var; insanların inançlarını bozmak, yoldan saptırmak, olmayan bir din yaratmak, yüzbinlerce kadının sizin uyduruklarınız yüzünden gün yüzü görmemesi, onların cahil bırakılmasını sağlamak kötülük müdür, değil midir?

bakın pkk bugüne dek 8.400 asker, polis ve devlet memuru ile 5.700 sivil öldürdü. bu mahmut efendi'nin yarattığı din kaç kişiyi yaşarken öldürdü? siz terörizmi bir tek eline silah alıp insanların kafasına mermi sıkmak mı zannediyorsunuz? adamlar pkk'dan daha tehlikeli lan.

bakın ben inançsızım ama kuran da şöyle bir ayet var; hep birlikte allah ın ipine (kitabına) sımsıkı sarılın. parçalanıp ayrılmayın. allah ın üzerinizdeki nimetini düşünün. hani siz birbirinize düşmanlar idiniz de, o, kalplerinizi birleştirmişti. i̇şte o nun (bu) nimeti sayesinde kardeşler olmuştunuz. yine siz, bir ateş çukurunun tam kenarında iken oradan da sizi o kurtarmıştı. i̇şte allah size âyetlerini böyle apaçık bildiriyor ki, doğru yola eresiniz.(al-i i̇mran 103)

öngörüye bakın lan, 1400 yıl önce insanları uyarmış kuran dan başka bir şeye inanmayın diye. uyarmış ki inananların hayatı cehenneme dönmesin, birileri yaşarken ölmesin diye.

dünyadaki en büyük kötülük nedir biliyor musunuz arkadaşlar? i̇nsanları, tanrı ile aldatmak. bu yüzden de zaten işleyebilecekleri başka da günah yok.
2 /