makber

1 /
speedy gonzales speedy gonzales
mezar demektir. abdülhak hamit tarhan'ın ölen karısının ardından yazdığı bir şiirdir.

eyvah ne yer ne yar kaldı
gönlüm dolu ah u zar kaldı
şimdi buradaydı gitti elden
gitti ebede gelip ezelden
ben gittim o haksar kaldı
bir köşede tarumar kaldı
baki o enisi dilden eyvah
beyrut'ta bir mezar kaldı

bildir bana nerde nerde ya rab
kim attı beni bu derde ya rab
nerde arayayım o dilrübayı
kimden sorayım bi-nevayı
derlerki unut o aşnayı
gitti tutarak reh-i bekayı

sığsın mı hayale bu hakikat
görsün mü gözüm bu macerayı?
süratle nasıl da değişti halim
almaz bunu havsalam hayalim.

çık fatıma! lahteden kıyam et
yanımdaki haline devam et
ketn etme bu razı söyle bir söz
ben isterim ah öyle bir söz
güller gibi meyl-i ibtisam et
dağı dile çare bul meram et
bir tatlı bakışla bir gülüşle
eyyamı hayatımı temam et

makber mi nedir şu gördüğüm yer
ya böyle reva mı ey cay-ı dilber...


mehmet baha tarafından olarak bestelenen ise şairin yine karısının ölümünü işlediği başka bir şiiridir.

her yer karanlık pür nur o mevki
mağrip mi yoksa makber mi ya rab
ya habgah-ı dilber mi ya rab
rüya değil bu, ayniyle vaki

kabri çiçekten bir türbe olmuş
dönmüş o türbe bir haclegahe
bir haclegahe dönmüşse türben
aç koynunu aç maşukanım ben

hafız burhanın sesinden dinlenesidir, her babayiğitin okumaya cesaret edemeyeceği müzikalitede bir şaheserdir.
ramjet ramjet
insanı alıp götüren dinlemesi karanlık bir mezarlıkta yürümeye benzeyen şarkıdır. ulan ben de bağıra çağıra söyleyeyim dersiniz ama hem şarkının duygu ağırlığından hem de sesiniz yetmeyeceğinden pusup kalırsınız şarkınız her notada kalbinize doldurduğu taşlarla.
eksiksizuyum eksiksizuyum
abdülhak hamid tarhan, yanlış hatırlamıyor isem deniz üzerinden yapılan bir lübnan yolculuğunda vefat eden eşinin ardından yasa boğulur. 6 ay boyunca karanlık bir bodrum katında yaşar. 6 ay sonra o bodrum katından çıktığında gülhane parkı'na gidip ahaliye "makber" şiirini okur. şiiri duyanlar lâl olur, gözyaşlarına boğulur.

vefat eden eşinin ardından bu kadar dokunaklı bir şiir yazan birisi uzun yaşar mı? yaşasa da bir daha evlenir mi?

abdülhak hamid, gözleri görmeyecek kadar yaşlanmışken, altıncı karısının kucağında can vermiş.
patikali yol patikali yol
bir solukta okunulması gereken cem mumcu kitabı.

----------spoiler----------

"hayat, kime ne zaman merhamet edeceği, hangi çocuğunun ne zaman başını okşayacağı belli olmayan bir anneydi. ne zaman ne kadar süt vereceğini bilemediğiiz koca memeli bir anne...gözünü bile kırpmadan sütüne zehir katacak kadar hain ve memesinden kan çıkarma pahasına süt verecek kadar şefkatli."

"çoğunluklarının inancının dışına düşmek değil miydi delilik?"

"akmakta olan gözyaşlarının bir dere gibi kendine yol bulmak için yatağını oluşturması değil midir biraz da, bizim kırışıklık sandığımız?"

----------spoiler----------
evilmaddox evilmaddox
metin akpınar üstadın muhteşem yorumladığı eser. her türk sanat müziği yorumcusu kolay kolay söyleyemez, hakkını vererek adam gibi söyleyebilen kişiye "olmuş" gözüyle bakılır.

bülent ersoy da fena değil allah için, ama işi şova döküp uzattıkça uzatmasa çok daha iyi olacak. bir de ezan okumuyorsun ablacım, o nasıl vurgular o nasıl nağmeler napıyosun ya?

not: hafız burhan ve hamiyet yüceses yorumlarına kesinlikle laf yok, metin akpınar yorumu benim şahsi favorimdir.
merope riddle merope riddle
altı evlilik yapan abdülhak hamit tarhan ilk evliliğinde eşinin hasta olduğunu öğrenince hindistan'ın havasının ona iyi geleceğini düşünür ve devlet tarafından oraya gönderilir. ancak aksine eşi daha da kötüler ve istanbula döndükten sonra vefat eder. eşinin ölümü üzerine de türk edebiyatı'nın en yenilikçi şiirlerinden makberi yazar. ancak söylentiye göre makberi yazarken yanında sevgili varmış.
düzeltme: altı evliliğini altı ayrı kadınla yapmıyor. boşanıp tekrar evlendiği de var.
1 /