malafrena

yerdeniz büyücüsü yerdeniz büyücüsü
ursula k. le guin'in 5 temmuzda cemal yardımcı çevirisiyle metis'ten çıkacak yeni kitabı.

metis yay. tanıtım bülteni şöyle:
'ursula k. le guin'in 1979'da kaleme aldığı malafrena, yazarın diğer bazı öykülerinden tanıdığımız hayali ülke orsinya'da geçiyor. fakat yazarın diğer romanlarında da olduğu gibi, mekân hayali olmasına rağmen resmedilen ortam ve ele alınan meseleler son derece gerçekçi. sansürün insanları susturduğu, kısıtlamaların her türlü muhalefeti engellediği, iktidarın katı ve kati bir hal aldığı bir ülke orsinya. malafrena vadisi'nde ailesiyle birlikte yaşayan başkahraman itale sorde, işte tam da bu koşullarla mücadele etmek üzere güvenli aile toprağını terk edip siyasi çalkantıların hüküm sürdüğü başkente gidiyor. amacı, devrimci idealleri doğrultusunda toplumun özgürleşmesine katkıda bulunmak — ama tüm iyi niyetine rağmen bunun hiç de kolay olmadığını öğreniyor.
özgürlük, devrim, ideallerle gerçeklik arasındaki kaçınılmaz çatışma ve bu çatışmanın getirdiği hayal kırıklığı, aşk, kimlik arayışı ve aidiyet gibi temaların öne çıktığı malafrena, le guin'in sadece fantastik edebiyatta değil gerçekçi edebiyatta da usta bir yazar olduğunu kanıtlayan bir roman'.
estraven estraven
ilk basımı 1979'da yayımlanan, ursula kroeber le guin'in orsinian tales serisinden bir roman. yazarı, özellikle the annals of the western shore ve hainish cycle ile tanıyanların çok severek, hatırlayarak okuyacakları bir roman malafrena.
yalnız metis'in her yeni yayında aynı hataya düştüğünü düşünüyorum: ursula k. le guin fantastik edebiyatta ve bilim kurgu edebiyatındaki diğer birçok yazardan fantastik mekân, karakter ve öğeleri son derece gerçekçi bir şekilde ele almasıyla; gerçek sorunları, gerçek boyutlarda işlemesiyle ayrılır. malafrena'dan önce de onlarca kez bu edebî türlerin dışında da edebiyata ne kadar hâkim olduğunu ispatlamıştır. zaten the hainish universe'de geçen kitaplarını okuyanlar, türkiye'de yeni yayımlanan bu romanın havasının hain evreni'ndekinden çok da farklı esmediğini göreceklerdir.
ayrıca not düşmek gerekirse, ustanın hiçbir konuda ispata ihtiyacı dahi yoktur...
sorandana sorandana
kitap boyunca ön bilgim olmadığı için mekan ve zamanı tarihi gerçekliğe konumlandırmaya çalıştım. aslında italya, ispanya ya da orta çağ demeden olay evrensel bir zaman veya mekanda geçiyor. roman, paralel bir zamanda verilen demokrasi savaşının ne kadar uzun ve çetrefilli olduğunu anlatıyor. en sevdiğim lafları: "seni görmek eve gelmek gibi". " sadece amatörler devrim yapmaya çalışır, profesyonellerse darbe yapar."