mamak türküsü

zubukzade zubukzade
cezaevindeki umudu anlatmaktadır. cezaevinde hayattan soyutlanmayana rağmen yaşanacak, hayal edecek çok şey vardır demektedir. bizler ise yaşıyoruz ama nedense hep umutsuzluktan, mutsuzluktan dem vuruyoruz
kayıpsakal kayıpsakal
severek ve ara ara hasretini çekerek dinlediğim, güzelliği tartışmasız şarkıdır. fakat az önce şarkıda coğrafi bi hata farkettim ve bahsetmeden duramıycam.

"geldiğimizde otlar yemyeşildi ve kuzeydeydi güneş"

türkiye (ve tabi dolayısıyla ankara, mamak) coğrafi konum olarak yengeç dönencesinin kuzeyinde olduğundan dolayı yılın herhangi bir zamanında güneşin ülkemizdeki herhangi bir noktada kuzeyde olma ihtimali yoktur.

artık tabi eserde kuzey ülkeleriyle ilgili falan gizliden başka bi mesaj yoksa.
1
insan kaynaklı ilişkiler sorumlusu insan kaynaklı ilişkiler sorumlusu
bir tutsaklık şiiridir. bir özleyişin, bir hasretin şiiridir. bir zamanlar mamak askerî cezaevinde özgürlük hasreti çeken bir mahkumun haykırışlarının şiirlermiş ve notalara dökülmüş hâlidir mamak türküsü.
dinlerken burnunuzda sızlar; gecekondu evlerinin bacalarında tüten o acı dumanları...
aslında sonbahardan çizgiler olarak geçiyor bu naif şiir. kemal burkay tarafından güneş altında tutsakken yazılmış. sonra yeni türkü tarafından da bestelenmiş.
12 eylül'ün ve ulucanlar'ın simgesi ek'te sunulmuştur;

eflakinyas eflakinyas
şarkı da hep "eski kömür deposu"diye bahsedilen yeri merak ederdim.
sonradan görünce hüsrana uğradım.
şarkı o kadar güzel ve naif ki
ve mamak sonbahar da iğrenç olur, hatta bütün mevsimler de
ben bu şarkıya kırgınım , mamağı gördükten sonra dinlemeyi bıraktım. çok başkaydı hayallerim. çok büyük hüsrana uğradım gerçekleri görünce..