marooned

1 /
marooned marooned
arı değil bambuldur.beyşehir toprak ağasıdır,taşıma ruhsatlı 9 mm sig sauer sahibidir ki taşımaz bile.112 tane yakın akrabası,27 kuzeni,1 aslan gibi kardeşi,dunyanın ve türkiye'nin dört bir yanında can dostları vardır.
yalnızlığı sever,duygusaldır,çabuk güven kazanır,kolay sever,kolay siler;delidir.büyük ailevi servetiyle değil kişisel servetiyle ayakta kalmak,sıradan bir vatandaş olmak ve onların içinde kaybolmak için çırpınır.olamaz ama.istanbulda dış ticaret işiyle uğraşır. tenis şampiyonudur.avrupayı iyi bilir.
mutevazidir,gucunu gostermez.hem sakindir hem fevridir.iyi bir dost,sevgili ama kötü bir düşmandır.26 senede ;13 gönül ilişkinin baş rol oyuncusudur..6 narin kız kalbinin faili belli canisidir.2 tane kızın aşk okunu kalbinde madalya gibi taşımaktadır.matematiği iyidir,edebiyatı mükemmele yakındır.tanpınar hastasıdır.genelde sakindir,kızdığında kırmızı bakar..bazen dayanamaz ukaladır.kendi hakkında ilk ve son kez yazardır.
azureel azureel
kelime anlamı ingilizce, ıssızlıkta tek başına kalmayı anlatıyor.
bir de, the gathering'in 1998 yılında çıkan how to measure a planet albümündeki damar şarkısıdır.

i know from a lesser tribe
i suppose the range of my intelligence
is way too wide

and you don't see me
cause i don't have much to say

my emotional outlet
is consuming the better part of me
and apart from the wrong words
a tortured cry is making me see

that you don't see me
cause i don't have much to say

hours and hours of jealousy
are passing me by
although hollow silence
is the only wave
going through your brain

and you don't see me
cause i don't have much to say
nickini unutan adam nickini unutan adam
roger waters sonrası pink floyd eserlerinin en bi etkililerinden, afedersiniz adamın .mına koyan şarkılardan. söz kullanmadan çok şey anlatmak, hissettirmek bu olsa gerek...
1 /