marshall planı

giriniz kaydediliyor

işlem bitince otomatik olarak girinize yönlendirileceksiniz. hoşunuza gitmeyen bir şey varsa girinizi daha sonra düzenleyebilir veya tamamen silebilirsiniz.

girinize bir görsel eklemek için dosya veya dosyaları buraya bırakın
dosya(lar) otomatik olarak yüklenecektir.

(bkz: ) `` TR CC:bu fonksiyonu kullanarak girinizi doğrudan seçmiş olduğunuz sosyal platformda da yayınlayabilirsiniz
1
my dying bride
bu plan dahilinde türkiye'ye verilen silahlar ilk önce gökten inmiş gibi karşılanmış, tüm türkiye beleşten silah aldık diye sevinmiştir fakat işin aslı bu silahlara harcanan para bu ekonomik olmayan hediyenin kendi değerinin çok fazla üstündedir.. türkiye her zamanki gibi eline almıştır, yetkililer sağolsundur..
yazarlara mesaj atabilmek için çekirgelik seviyesini geçmeniz gerekir
son
türkiye ye yaklaşık 130 milyon dolar yardım yapılmıştır bu plan vasıtasıyla. bunun sonucu olarak da ithalat patlamış, sokaklarda radyolarda yoğun amerikan proragandası yapılmıştır.günümüzdeki amerikan hayranlığının tohumu bir bakıma bu planla atılmıştır
yazarlara mesaj atabilmek için çekirgelik seviyesini geçmeniz gerekir
böcek
abd'nin yardım adı altında yaptığı yatırımdır. çünkü ikinci dünya savaşı'nın sebep olduğu ekonomik krizler avrupa'yı etkilerken dolaylı olarak abd'yi de etkilemiştir. böyle bir ortamda abd mallarını kime satacaktır? ayrıca komünizmin yayılmasından çekinmekte olan abd, ileriki yıllarda kendisine yol su elektrik olarak dönen bu yardımı yapmıştır.
yazarlara mesaj atabilmek için çekirgelik seviyesini geçmeniz gerekir
sycrone one
sonrasında avrupaya giren yüksek miktardaki para amerikan dolarının dünya üzerinde yaygın olarak kullanılmasını sağlamıştır.1945 de imzalanan bretton woods sonrası amerikan doları piyasadaki yerini sağlamlaştırmıştır.

verilen paralar sonradan amerikaya geri dönmüştür aslında,amerikadan bu paralarla birçok şey ithal edilmiştir.gayet zekice bir plandır.amacına ulaşmıştır.
yazarlara mesaj atabilmek için çekirgelik seviyesini geçmeniz gerekir
syst
ikinci dünya savaşı sonrası abd, avrupa’nın kalkınmasını ve sscb tehdidinden arınmasını istiyordu. verdiği yardımlar bu hedefin gerçekleşmesine yeterli değildi. daha verimli bir formül bulmalıydı. bu formül abd dışişleri bakanı george marshall’ın 5 haziran 1947 günü harward üniversitesi’nde yaptığı bir konuşma ile ortaya atıldı. daha sonra marshall planı olarak adlandırılan konuşma 16 nisan 1948’de avrupa iktisadi işbirliği teşkilatı’nın (bkz: oecd) kurulmasını sağlayacaktı. marshall planı, ikinci dünya savaşı’nda yıkıma uğramış avrupa ülkelerine ekonomik yardım yapılmasını öngören bir programdı. marshall planı’nda öngörülen avrupa kalkınma planı'nı hazırlamak üzere içlerinde türkiye’nin de bulunduğu 16 avrupa ülkesi, 1947 temmuzundan itibaren çalışmalara başladı. türkiye bu kanundan yararlanabilmek için 4 temmuz 1948’de abd ile bir ekonomik işbirliği antlaşması imzaladı.

4 temmuz 1948 tarihli marshall ekonomik işbirliği antlaşması’na göre abd yardımı veriyor ancak kaynakların kullanımını kontrol altına alıyordu. türkiye marshall planı ile 1948-1952 yılları arasında 351 milyon 700 bin dolar tutarında dış yardım aldı.
yazarlara mesaj atabilmek için çekirgelik seviyesini geçmeniz gerekir
ipimlekusagim
halkı özgürlük kavramından biraz daha uzaklaştıran ve kucağa oturtan plan.

planın onaylanmasını öngören kanun tasarısı meclis'te görüşülürken adeta tüm parlamenter yapı aynı yalpaklıktan, yayvanlıktan ve yalakalıktan ödün vermez.

sumisal dönemin dışişleri bakanı hasan saka şunları söylemiş:

“bu antlaşmadan hoşlanmayan devletlerin radyo ve gazetelerinde, gerek amerika’nın niyetlerinin kötülüğü ve gerekse yardım alacak ülkelerin bağımsızlıklarını yitireceği hakkında yayınlar oldu. oysa ne türk hükümetinin, ne de amerika hükümetinin tarihinde herhangi bir anlaşma ve yardım yoluyla bir devletin bağımsızlığına aykırı davranış yoktur. hiçbir türk hükümeti, dış ilişkilerde ve imzaladığı antlaşmalarda bağımsızlığa dokunacak bir hüküm kabul etmemiştir. böyle bir örnek verilemez. elbette gönül isterdi ki, bu yardımı hepimizin üye olduğumuz birleşmiş milletler örgütü yapmış olsun. fakat bu örgüt henüz bu imkâna sahip değildir. dileriz ki, kısa sürede sahip olsun.”

cumhuriyet halk partililer de aynı özgürlük ve bağımsızlık nutuklarından geri durmamış. chp milletvekili kasım gülek meclis'te:

“bu antlaşma sadece türkiye ile amerika arasında değil, bütün dünyada barış ve demokrasiyi güçlendirici bir belgedir,” diyordu.

amerika'ya karşı eziklik psikolojisi yeni değilmiş demek ki. bir başkası, yeni kurulmuş olan demokrat parti’nin sözcüsü enis akaygen de antlaşmayı “tamamıyla tasvip ettiklerini”, “teşekkür ve memnunlukla karşıladıklarını” belirtir.

5123 sayılı kanunla onaylanan yardım planı halka 'demokratikleşmenin ve sanayileşmenin katalizörü, olmazsa olmazı' olarak sunulur. aptal bir pollyannacılık, tekerleğin icadı gibi oldukça absürt söylemlerle kamuyla uzlaşı aranır. bu vesileyle hükümetin hazırladığı tanıtım kitapçıkları vs materyallerde;

"marshall planı sayesinde medeni insanlar, insan nesline yardım edebilmek uğrunda modern teknik üzerindeki maharet ve bilgilerini payşayılorlar" gibisinden gerçekle alakası olmayan, insani duyguları sömüren tribün psikolojisi tadında mesajlar verilir.

bir başka tanıtım etiketi:

"tekerleği kimin icad ettiğini bilmiyoruz. fakat o olmaksızın insanlığın yeni ufuklara doğru akıp gitmiş olamayacağını biliyoruz. netekim, bu meçhul kahraman, büyük icadını insan neslinden esirgemiş olsa idi, bunun bir felaket olabileceğini biliyoruz". yuh artık!
yazarlara mesaj atabilmek için çekirgelik seviyesini geçmeniz gerekir
1

sneaker tarihinin ikonik ailesi the air max

instela
air max 1 modelinin başını çektiği nike air max ailesi, kendi kişiliğini yansıttığı birkaç kuşağa dayanıyor. her biri birbirinden farklı özellikleriyle sneaker tarihine damga vuran air max modelleri; cesur renkleri, enerjik desenleri ve görünür hava konseptinin evriminde oynadığı kilit rolleriyle öne çıkıyor. nike, 2. air max günü için geri sayıma devam ederken, geçmişe doğru zamanda yolculuk ederek air max ailesinin ikonlarını hatırlıyor.



air max 1

devrim yaratan hava taban inovasyonunu görünür hale getirerek sneaker tarihini değiştiren nike air max 1, 1987 yılında tanıtıldı. bir yastıklama sistemi olarak geliştirilen nike air, bir anda kendini ifade etmek, stilini cesurca ortaya koymak ve performans göstermek için adeta bir fırsat penceresine dönüştü. 28 yıldır evrimini sürdüren air max ailesi şimdiye kadar yüzlerce unutulmaz versiyonunu geliştirse de, her yeni modelin varlığını bir ölçüde nike air max 1'e borçlu olduğu bir gerçek?

air max'i hayata geçiren nike baş tasarımcısı tinker hatfield, "nike air, o zamanlar bir yenilik değildi. 1978 sonlarında nike air tailwind modelinde ilk kez kullanılan air taban ünitesi, köpüğün içine etkin bir biçimde gizlenmişti. bir gün, paris mimarisinin sıradışı yapıtlarından esinlenmek adına, şehri ve özellikle pompidou center'ı görmek için paris'e gittim. orada, mimarlık eğitimi almış olmamın verdiği bakış açısıyla, daha önce hiç karşılaşmadığım ters yüz edilmiş pompidou center binasında esinlenerek oregon'a geri döndüm. almış olduğum ilhamdan ortaya çıkardığım fikirleri, daha büyük air tabanlar üzerinde çalışan teknisyenlerle paylaşarak, onlarla, air taban teknolojisinin görünür hale getirebileceği ve benzeri olmayan bir ayakkabı yaratabileceği üzerine görüşmeler yaptım. o zamanlar birçok insan, bunun tuhaf bir fikir olduğunu düşünüyordu. ancak ben ve ekibim, dönemin koşu ayakkabılarından daha farklı olmak ve görünürlük mesajını iletmek amacıyla köpük tabanın orta kısmını kestik. böylece daha büyük bir air taban ünitesini açığa çıkararak, görünürlüğü artırdık. bununla birlikte ilk nike air max'te, dikkat çekici ve cesur bir renk paleti kullandık." dedi.



air max 90

durduğu zaman bile hareket halindeki bir şaheser gibi görünen nike air max 90, kendine has duruşuyla fark yaratıyor. 1990'da sahneye çıkan ayakkabı, air max ailesinin dördüncü modeli olma özelliği taşırken, öncekilerden daha büyük nike air hacmine sahip. modelde, ayağa mükemmel bir uyum sağlamak için çıkıntılı paneller kullanılırken, çeşitli bağcık seçenekleri sunuluyor. ayrıca modelin daha sonra "infrared" olarak adlandırılacak canlı kırmızı rengi, görünür havayı vurgularken, tıpkı modelin formu gibi nike air max 90'la birlikte hatırlanıyor.

kendinden sonraki yıllarda ilk formunun çeşitli kombinasyonları geliştirilse de, ilk günden itibaren popüler olan ve yeni bir 10 yılı sembolize eden nike air max 90, her zaman için en sevilen ve temel formlardan biri olmaya devam ediyor.



air max 180

nike air max 180, hatfield ile air force 1 tasarımcısı bruce kilgore'un ortak zekâsının bir ürünü olarak doğdu. iki efsanevi ismin max air ünitesini dış ve orta tabanda görünür hale getirmek ve ayakkabının 180 derecelik yastıklamasına vurgu yapmak için yola çıktığı modelde, ayakla birlikte esneyen yeni ve dinamik bir iç kılıf yer alırken, kalıplı topukla ayağa destek sağlanıyor.

modelin, kısa zamanda dünyanın her yanında tanınmaya başlanan görünür hava konsepti, air max 1'de olduğu gibi efsanevi çizerler, özel efekt ustaları ve sinema yönetmenleri tarafından yaratılan reklamlarla desteklenerek büyük bir üne kavuştu.



air max 93

nike air max 93'ün itici gücü görünürlüktü. defalarca şaşırtılmış bir kitlenin nasıl yeniden şok edileceği üzerine düşünen hatfield, topuk kısmının her zaman odak noktası olduğu bilinciyle hareket ederek en yeni eserini air max 90'ın esnek kanalları üzerine inşa etti. bu kapsamda bu yeni modelde; ayağa ve bileğe ekstra destek vermek için dinamik, uyumlu neopren iç kılıf kullanılırken, plastik süt şişelerinden ilham alınarak geliştirilen şişme kalıplı air taban ünitesi yer aldı. böylece model, görünür hava konusunda dünya çapında bilinir hale geldi.



air max 95

1995 yılında tanıtılan ve cesur formuyla öne çıkan nike air max 95, görünür air tabana ayakkabının ön bölümünde yer veren ilk ayakkabı olarak dikkat çekti. yastıklamaya yepyeni bir yaklaşım getiren bu uygulama, çift hava ünitesiyle koşuculara üstün konfor ve destek sunuyordu. siyah orta tabanlı ilk air max modeli olma özelliği taşıyan nike air max 95, bu özelliğiyle geleneksel koşu ayakkabısı tasarımlarından ciddi anlamda farklılaştı.

insan vücudundan esinlenilen bir silueti tanımlayan özellikler, air modellerinin yaygınlaşmasına yol açtı. omurgaya dayanan orta taban, tasarımın belkemiğini oluşturuyordu. modelde yer alan naylon ip delikleri kaburgayı, üst yüzeyin katmanlı panelleri ve file dokusu ise kas lifleri ile vücudu temsil ediyordu. üst kısımda koyudan açığa degrade renk kullanılarak, modelin arazi koşularında bile temiz kalması amaçlanıyordu. markanın göze çarpmayan bir şekilde kullanılması ise başka bir özellik olarak öne çıkıyordu.

nike air max 95, tasarımda dünyaya bir pencere açarak küresel bir hareket başlattı. bu kapsamda new york'tan londra ve tokyo'ya kadar her yerde yeni jenerasyonun gelecek olarak tanımlanan modeli ayağına giymek istemesi sağlandı. model, pek çok versiyonun ardından hala baş döndürmeye devam ediyor.



air max 97

ilk tam boy max air taban ünitesinin kullanıldığı model olarak bilinen nike air max 97, çığır açan bu sıra dışı inovasyonla, diğer air max modelleri arasından öne çıkmayı başardı. modelde yer alan reflektif çıkıntılar, air max 97'ye ışıkta dikkat çeken bir görünüm kazandırırken, ilham kaynağını tokyo'nun yıldırım hızındaki kurşun renkli trenlerinden alan ayakkabının, gümüş tonuyla başlayan akıcı tasarımı göze çarpıyor. bu özellikleriyle öne çıkan model, her şeyin daha maksimalist olduğu bir dönemde; müziğe, sinemaya ve modaya en uygun ayakkabı olarak, o yılları tanımlayan bir tasarım klasiği haline geldi.



air max 2003

minimize edilmiş bir üst yüzle maksimum yastıklama yaklaşımını buluşturan model olarak tanımlanan nike air max 2003'de, daha önce air max 97'de kullanılan air taban ünitesi ödünç alınırken, kalıp, üretim ve yastıklamadaki yeni gelişmeler sayesinde ayak, zemine yaklaştırılarak ilave esneklik sağlandı. daha önceki air max modellerinin cesur renkleri yerine daha pastel tonlarda sunulan air max 2003'e, 2000'li yılların başında yeni bir estetik kazandırıldı. üst yüzde atletizm ve futbol ayakkabılarında kullanılana benzer bir teijin performans malzemesi tercih edilirken, ayakkabıya hafif ve agresif bir görünüm kazandırıldı.



air max 360

orijinal air max tanıtıldıktan 20 yıl sonra, kullananı havada yürüyormuş gibi hissettirme misyonu, nike air max 360 ile gerçekleşti. nike, daha fazla hava yastıklı denge sunan yepyeni bir max air taban ünitesi geliştirerek, termo-kalıplı bir yapı sayesinde ilk kez, köpük katmanların yerine 360 derece yastıklama sistemi kullandı. modelde, orijinal air max renklerine saygı niteliğinde bir renk paleti kullanılırken, üst yüzde görülen lazer kesim degrade etkilerle, air max 95'in görünümü yeniden canlandırıldı. bir defaya mahsus üretilen sınırlı bir seride ise bu yeni taban üzerine bazı ikonik air max üst yüzleri uygulandı.



air max 2015

hem keşif, hem de bir devrim özelliği taşıyan nike air max 2015, 2013 yılında lanse edilen esnek ve ultra rahat max air yastıklamanın dinamik hareketiyle uyumlu bir üst yüzle sunuldu. performans koşu ayakkabısı olarak yaratılan model; nefes alan, hafif, teknolojik ve neredeyse kesintisiz bir file üst yüze sahip olma özelliği taşıyor. ayakkabı, nike flywire teknolojisiyle birlikte ayağı saran bir yapıya da sahip. boru tipi yastıklama yapısı ve esnek kanallarla konforlu ve enerjik bir koşu deneyimi sunan model, standardını yeniden tanımlıyor. nike logosunun ters yönde kullanımı bile alışkanlıkları değiştirirken, stilde yeni bir dönemi müjdeliyor.

http://inste.la/nikeairma...
yazarlara mesaj atabilmek için çekirgelik seviyesini geçmeniz gerekir
instela

instela ile kendinizi özgürce ifade edebilir ve yazdıklarınızla anında binlerce kişiye ulaşabilirsiniz

üye olmak yalnızca saniyeler alır

zaten bir hesabınız var mı? giriş yapın