mart 2020 covid 19 tedbirleri

4 /
beni bırak göğe bakalım beni bırak göğe bakalım
bilim insanları defalarca dile getirdi, turkiyede herhangibir önlem programı yok, toplum sadece evden çıkmayın sloganı ve kolonyayla yürüyor, ama bu yanlış. turkiyenin diğer ülkeler gibi acil karantinaya alınma programına geçmese gerek, aksi halde sorumluluk sahibi bilinci olmayan ülkem insanlarının sonu felaket.. bunun yanında halkı mutlu edebilecek hiçbir ekonomi ve sağlık koşul programlarıda yok, 100 milyarlık sermayenin tamamı burjuvazilerin cebine programlandı.. patronlara kredi, teşvik ve destek yapılırken; ezilenlere sabır, dua ve kolonya kalmamalı..
boo1905 boo1905
herkes evinizde oturun diyor da, çalışan adamlarız. ben iş yerine geliyorum her gün, gelme diyen kimse yok.
gelmediğim zaman para alamıyorum, borçlarımı erteleyen de yok. gezmeye, tozmaya çıkmıyoruz. işimizi yapıyoruz ve tedbirli olun deniliyor. ben hepsine tek tek uyuyorum ama ofisteki diğer insanlar uymadığı sürece elden ne gelir ki?

devlet bu işe adam gibi el atıp yasak getirirse herkes oturur. onun dışında çalışması gereken herkes dışarı çıkmak zorunda.
emekli mecnun emekli mecnun
son genelgeyle beraber devlet özel hastanelere diyor ki "eğer gaflete düşüp bir enfeksiyon hastalıkları uzmanı mikrobiyolog dahiliyeci ve göğüs hastalıkları uzmanı aldıysan tam teşekküllü özel hastaneysen,sana hasta gönderirim.mecburen kabul edersin.fark da alamazsın.poliklinik hastan da kaçar gider.batarsın ama gık diyemezsin"

bunun anlamı da şu"benim kamulaştırma yapacak param yok.benim andavallığımın bedelini tüm vatandaşlar değil sen öde"

bu iş çok su kaldıracak.şimdilik acil durum olduğu için kimse ses çıkarmayacak haliyle.gık diyeni de vatandaş sikecek.ama toz duman dağıldığında bunun faturası çok pis çıkar.hadi yerli zincirleri kimse kazımaz.ama yabancı zincirler bunu çatır çatır ödetirler.

hatta böyle bir durum olursa yerlileri batırıp yabancılara yok parasına diğer hastaneleri vermiş olursun
genelge :





2
delipedro delipedro

İSTANBUL’DA BERBERLER KAPANIYOR
taliyoldangelipanayoldakiarabayayolvermeyentraktör taliyoldangelipanayoldakiarabayayolvermeyentraktör
abd;

bütün vatandaşlarına ücretsiz koronavirüs testi imkani sağlayan yasa tasarısını onayladı.

yıllık 75 bin $ ve altında kazanan her vatandaşına 1200$ ücret yardımı, her çocuk için ek 500 $ yardımı senatoya sunuyor,

merkez bankası dünya'ya 4 trilyon dolara yakın likidite sağlayacak.

kanada ;

koronavirüsle mücadele kapsaminda yaklaşik 83 milyar $'lik kaynak aktaracak.

ingiltere ;

koronavirüsten etkilenen şirketlere devlet garantisi altinda 333 milyar £'luk kredi desteği sağlayacak.

aylik maaşi 2500£'a kadar olan ve iş kaybi riski olan vatandaşlarının maaşlarının %80'i devlet tarafından karşılanacak

ingiltere merkez bankası, varlik alim miktarini 200 milyar £ artirarak 645 milyar £'a çıkardı.

fransa ;

hiçbir şirket iflas riski altinda kalmayacak. şirketlere devlet garantisi altinda 300 milyar €'luk banka kredisi sağlayacak.

ispanya ;

toplam 200 milyar €'luk teşvik paketi açıkladı,
şirketlere devlet garantisi altinda 100 milyar €'luk banka kredisi sağlayacak.

almanya ;

500 milyar € teşvik planına ek olarak küçük işletmeler ve serbest meslek sahipleri için 40 milyar €'luk yardim paketi planliyor.

türkiye ;

65 yaş ve üstüne kolonya dağıtacağız..
100 milyar tl (15 milyar $) teşvik planlıyoruz..

(bkz: coğrafya kaderdir)
ithinkthereforeiam ithinkthereforeiam
italya falan b.k yemiş, siz bir ay sonra bizim ülkedeki vaka sayısını görün...

nereden mi biliyorum?

yaşlıları falan yazmayacağım artık, onları zaten biliyorsunuz... laf da dinlemiyorlar, evde asla durmuyorlar vs vs... çok daha beter bir durum var...

gençler!... özellikle de gizli cahiller (üniversite okumuş, meslek sahibi ama kafa boş)... neden mi?

türk yetkilileri bir kenara bırakın, dünya bas bas bağırıyor "evde kalın, sokağa çıkmayın" diye; nispeten pek çok yer kapandı, önlemler alındı, bunlar güzel...

fakat;

millet dışarı çıkamıyor diye bu sefer de evde toplanmaya, yemek vermeye, parti vermeye başladı aq... lan geri zekalı mısınız siz? biri evinde karantina partisi yapar, biri doğum gününü "evinde" arkadaşlarıyla kutlar... balkonda mangal yakıp eve akrabalarını dolduranların hikayeleriyle dolu lan instagtam...

"dışarısı yasak, biz de evde eğleniyoruz diye adam 20 tane arkadaşını çağırmış eve!...

lan nasıl bir beyinsizlikle sınanıyoruz, sokacam artık yeter bee!.. anlamıyor kimse katiyen, kabul etmiyorlar işin ciddiyetini... "bana bir şey olmaz" diyenlerin hepsi umarım fazla insana bulaştırmadan kendi evinde tek başına geberip gider... hayır, ölmek istiyorsanız ölün, banane!... bize bulaştırmayın, yeter ki...
bitli piyade bitli piyade
içişleri bakanlığının covid-19'la ilgili ek genelgesi:

-il/ilçelerde tüm marketler 09:00-21:00 saatleri arasında hizmet verecek. market içindeki en fazla müşteri sayısı müşteriye doğrudan hizmet sunulan toplam alanın onda biri kadar olacak.

-tüm marketler, hizmet alanı büyüklüğüne göre içeride bulunabilecek maksimum müşteri sayısını market girişlerine asarak ilan edecek.

-il/ilçelerdeki tüm şehir içi ve şehirlerarası çalışan toplu taşıma araçları (şehirlerarası yolcu otobüsleri dahil); araç ruhsatında belirtilen yolcu taşıma kapasitesinin %50'si oranında yolcu kabul edecek; araç içindeki yolcuların oturma şekli yolcuların birbirleriyle temasını engelleyecek şekilde olacak.
detaylı kaynak:
www.icisleri.gov.tr
radiance radiance
sanki çok uzun zaman olmuş gibi geliyor ancak okulların tatili ile birlikte bu tedbir eylemleri başlayalı sadece 9 gün oldu.

bu 9 günlük sürecin ardından günlük test sayılarının maalesef halen çok düşük olduğunu görüyoruz. semptomlar doğrultusunda teşhis koyulan ancak test uygulamaya gerek olmadığı için kayıt dışı tutulan vakalar olduğunu tahmin ediyoruz. ev karantinasına gönderilenler bunlar muhtemelen.

17'sinde cafeler vs. kapatılmış. bugüne kadar insanlar halen fıldır fıldır gezinmeye devam ediyordu çoğunlukla. 8 gün olmuş.

bu esnada türkiye bazı uçuşlara yasak koydu, işin komik yani bazı ülkeler de türkiye'ye yasak koydu sağolsunlar. böylece dış kaynaklı bulaşma olasılıkları azaldı olabildiğince.

sadede geleyim. şayet altın günlerine gidenler, karantinadan kaçanlar vesaire kontrol altına alınabildiyse son 3 günde resmi teşhis almış 947 kişi üzerinden kronometreyi başlatabiliriz.

tamamen serbest takılırken hastalığın türkiye'deki bulaştırma oranı 5 civarı hesaplanmış dinlediğim kadarıyla. malum kişisel mesafeyi pek sallamayan bir toplumuz. izolasyon önlemleriyle bu sayı 1'in altına çekilmeye çalışılacak.

şahsen henüz tespit edilmemiş 65.000'in üzerinde enfekte olduğunu tahmin ediyorum. enfektelerin %15 ila 20 arası hastanelik olup kaçınılmaz olarak radara takılıyor. 17 alalım keza yaşlılarımız eve girmekte zorlandılar. önümüzdeki hafta biterken 11.050 yeni tanımlanmış vaka görebiliriz. sonraki haftalar allah kerim.

özetle yeteri kadar test yapılırsa şayet (en az 100.000 test) 1 nisan 2020 tarihinde karşımıza gelebilecek toplam vaka sayısını 12.922 diye tahmin ediyorum. bu tür bir test sayısı yakalandığı koşulda 12922'nin altında kalacak her vaka önlemlerin başarısını test edecektir.
cakil tasi cakil tasi
sokağa çıkma yasağı yerine, 'self isolation' diyerek, nereye kadar kontrol sağlanır, her konuda olduğu gibi yine allah'a kalmış...
yine de kendimize düşeni yaparak evde kalıp, durumu çekilir kılmak adına birkaç öneri...

* içinde kalabildiğim bir evim olduğu için şükredeceğim.
* etrafımdaki sinirli, sabırsız ve korkan insanlara karşı sabırlı olacağım.
* kontrol edebileceğim şeylere odaklanacağım.
* fiziksel zihinsel ve duygusal olarak kendime iyi bakacağım.
*topraklarmış ve sakin kalmak için derin nefesler alacağım.
* kendim için iyi olanı yapmakta zorlandığımda biraz gevşeyeceğim.

- lori deschene

son söz: varsayalım kuluçkaya yattık çünkü bu süreç sonrasında yeniden doğacağız.
bitse de gitseks bitse de gitseks
alınan tedbirlerden karantina yöntemini nasıl yönettiklerini, size başıma gelen bir olayla anlatayım.
aile hekimim daha önce ailemle yaşadığım şehirde görünüyormuş. beni arayıp ulaşamamışlar daha sonra apartman komşumuzu arayıp, corona şüphesi nedeniyle bana ulaşmaya çalıştıklarını söylemişler. (hani hasta gizliliği falan var ama, hasta olamamanıza rağmen şüpheli olarak komşunuza mesaj bırakabiliyorlar) tabi bu hemen bitse de gitseks corona pozitifmiş olarak konuşulmaya başlamış. aileme ulaşmışlar, babam beni aradı sen test falan yaptırdın mı diye. neyse sonrasında hemşireyi arayınca olay çözüldü.
son 1 ayda yurt dışı teması olan herkes sisteme düşüyormuş ve aile hekimleri ulaşıp karantinada mısınız vs diye bilgi alıyorlar. ama işin ilginci şu, ben 24 şubatta yurt dışından döndüm, ilk vaka 10 martta açıklandı ve son 14 gün yurt dışı teması olanlar kendilerini karantinaya alsınlar diye açıklama yapıldı. o gün 15. günümü doldurmuştum. o güne kadar da hiçbir şikayetim olmamıştı. hastanede çalışıyorum ve durumu iş yeri hekimime de bildirdiğimde senin 14 günün dolmuş bir şikayetin de olmadığı için gerek yok demişti. ilk vakanın açıklanmasından 16 gün geçmiş, yurt dışından döneli 31 gün olmuş, 14 gün karantinada kalmanız gerekli her gün bize bilgi vereceksiniz diye arıyorlar. sonrasında hemşire ile konuşmamız şu şekilde;
-bitse de gitseks hanım nasılsınız bir şikayetiniz var mı?
+iyiyim bir şikayetim yok
-evdesiniz değil mi?
+hayır çalışıyorum.
-ama sizin evde olmanız gerekli 14 gün boyunca
+ben yurt dışından geleli 1 ay oldu, ilk vaka açıklandığında da 14 günümü doldurmuştum. ayrıca hastanede çalışıyorum, buradaki iş yeri hekimimin de bilgisi var. ama kimse karantinaya göndermedi beni
-yani 14 gün boyunca sizi arayacağız evde olmanız gerekli ama son karar tabi ki yöneticileriniz.

yani herkes kendi ohal'ini sağlasın demek bu oluyor. zorunlu karantinaya girmeniz gerekli ama kendi ohal'iniz bunu uygun bulmuyorsa girmeyin. özetle herkes kendi başının çaresine baksın, bu vakalar çoğalınca tedavi tercihini bile herkesin kendi ohal'ine bırakabilirler.
4 /