maskenin sebep olduğu iletişimsizlik

tirilaylaylay tirilaylaylay
ben sanırım bundan memnunum, sadece çok sevdiğim insanlarla sohbet etmeyi istediğim ve sevdiğim için. örneğin, ara sıra pasta vs aldığım pastanenin önünden geçerken, kaçınılmaz göz temasından dolayı pastane sahibine 'iyi günler' diyorum, 'iyiyim, sen nasıls...." diyor. cümlenin sonuna doğru, sesi içine kaçıyor. kendinden emin değil. hiç değil. doğaçlama takılıyor. sallıyor. atıyor. çok iyi. hoşuma giden bir delilik.
polia polia
hakkaten de maskeli konuşurken duyamıyorsun toplum içinde birbirini. haa, efendim gibi hareketler karşısında mesela burnundan hafif aşağı 3 saniyeliğine indirip lafını ettiğin an, karşındaki bu sefer duydu anladı diye henüz sevinemeden, o kısacık sürede bi anda yandan illa çıkıntılık yapacak birisi bitiverip hemen "hinimifindi litfin birninizi kipitir misiniz?" deyiveriyor.
ulan bazen bu tiplerin orda burda sadece bunu demek için dolaştıklarını düşünüyorum yeminle. zira ben daha bi kişiye bile demedim bunu bakın. bu tipler aman birisini görmesin hemen jaws gibi atlayıp bunu diyerek ego tatminine mi giriyorlar kavga mı arıyorlar bilemiyorum. ablacım benden 2 metre uzakta sosyal mesafe sınırları dışındasın zaten sana ne benim maskemden? sanki hastalık var da burnumu 3 sn açtım ve aksırıp tıksırmadan sana postaladım hemen virüsü.

bunlar karşıma 2 kere çıktı. allahın hakkı 3 artık. üçüncü de ya çok pis kavga edicem dalıcam ya da dalgamı geçicem. nasıl mi? bunun maskesi ağzında iken bunu bana demeye çalışınca "haaa anlamadım ne diyorsunuz, çıkarın o maskeyi de öyle konuşun, ne dediğiniz anlaşılmıyor!" diyeceğim kafayı yesin lol.
topalkırkayak topalkırkayak
i̇letişim kurmak istememenizden kaynaklanıyor olabilir. bugün on küsür senedir görmediğim lise arkadaşımı gördüm. i̇kimizde de maske vardı. tiplerimiz de aynı değil o zamana göre. gözlerimizden tanıdık resmen, klasik naber, nasıl gidiyor muhabbetini yaptıktan sonra sessizce dağıldık. bunu otuz beş yaşında iki adam değil de, bir adam, bir kadın olarak yapsak daha iyiydi ama olsun. eskilerden güzel bir parçayla girimi sonlandırmak istiyorum.
(bkz: the eyes chico they never lie)
lebezelye lebezelye
mesleğim icabı ders esnasında benimle konuşanı bulmak için kafamı nereye çevireceğimi şaşırıyorum. dayanamayıp şu an konuşan kim? şeklinde böğürmelerim de olmuyor değil. lanet gitsin maskesine.
1
sidarovich sidarovich
markette kasadaki kız - askldjnbssh sjsjmnrjsıs
ben - efendim?
kız - ahsıldlnsnsjs smmdmkkshhs!
ben - anlamıyorum!
kız- poşet ister misiniz?
li 10 li 10
her gün en az 100 kişi ile muhatapsanız büyük sıkıntı, cümlelerin(muhabbetin) % 70 'i tahmine dayalı ilerliyor artık.
banitsa banitsa
bana bugün sorulan stephen hawking'in hangi kitaplarını okudun sorusuna hayvan mezarlığı, tepki ve korku ağı yanıtını verdim.
melankoliktosbaa melankoliktosbaa
trakyalı bir arkadaşınız varsa ortaya japonca-almanca kırığı bir dilin çıkabilme olasılığı mümkün olan durum.gerci hoş maske olmadığı zamanda anlamıyorum dingili.