masterchef türkiye

13 /
bitli piyade bitli piyade
baştan sırf kaos var diye izlemeye başladığım sonrasında baya baya takipçisi olduğum program. ancak yarışmanın adını rise of güzide olarak değiştirsinler. ite kaka birinci yapacaklar kadını. son dönemlerde ortaya çıkan zengin muhafazakar görgüsüzlüğü videolarına karşılık muhafazakar, zengin ama görgüsüz değil propagandası yapılıyor sürekli. dün akşamki programda ekin'in bir yemeğine (bkz: beef wellington) en iyisi seninki demelerine rağmen güzide'nin üstünde puan veremediler. kadın başarılı olabilir buna bir şey dediğim yok zira tabaklarından az da olsa belli oluyor ama onu kimse bu kadını kayırma çabasını fark edemeyecek kadar aptal değil.
topalkırkayak topalkırkayak
içlerinden herhangi birisi büyük bir hata yapmazsa, cemre, güzide, alican sıralamasıyla bitecek yarışma. zira, bireysele döndüğünden beri bu şekilde devam ediyor. tabaktan bağımsız kafalarında bir sıralama var ve tabakları o sıralamaya uyduruyorlar gibi geliyor. 3-4 tane hata saydıkları tabak ile, gayet lezzetli, tekniği, vs. iyi dedikleri tabağa aynı puanı vermelerinin mantıklı bir açıklaması yok çünkü benim için.

bunun bir televizyon şovu olduğunun farkındalar ve o şekilde puanlama yapıyorlar. olm, bütün yarışmalar mı, son oy verecek kişinin puanlarına kalır? kazanan hep 1-2 puanla mı alır yarışı? yapılan yemeklerin hiçbiri mi çok iyi değil? hiç mi çok kötü yok içlerinde? her oyunda kötünün iyisini seçiyorsanız, kapatın gidin aga. masterchef, sektörün kralı, büyük yarışma falan diye birbirimizi kandırmayalım.

başlarını bilmiyorum da, son zamanlarını bayağı takip ettim. roller net olarak paylaşılmış. en yüksek puanlar, babacan tavırlar somer şef; orta yolcu, sempatik, arkadaş tavırlar, ortalama puanlar danilo şef; sıfırcı hoca, kötü polis, çemkiren insan mehmet şef. yine yapın tabi, siz para kazanıyorsunuz, biz vakit geçiriyoruz bir şekilde ama insanlar yemiyor artık. ona göre takılın.
düş doktoru düş doktoru
güzideyi geldiği noktadan dolayı çok takdir ediyorum ama güzide elenmesin diye ne şefler harcandı bunu da görebiliyorum. hadi diğerlerini geç en azından batuhan ve ekin kalmayı hak ediyordu. güzide daha büyük hatalar yapıp elenmedi. bu hafta hep birinci tamamlıyor, yemekleri de tatma şansım yok anca büyük hataları görebiliyorum o yüzden kesinlikle güzidenin başarısına bok atmayacağım helal olsun ama şöyle konuşmalar geçiyor bazen
-ekin, eti mükemmel pişirmişsin sosu da harika ama kenarına fesleğen yaprağı koymadığın için elenen sensin güle güle..
-batuhan, diğer arkadaşların da en az senin kadar hatalı yaptı yemeği ama tabağı getirirken ayağın tökezledi bir şefin asla ayağı tökezlemez hadi yavrum sana güle güle...
-güzide, etin yanmış, tabak lekeli, alttaki hamur pişmemiş ama o üstüne yaptığın sos neydi öyle ya.. ben hayatımda böyle bi şey yemedim. sana benden 10 puan bu günün birincisi sensin
bitli piyade bitli piyade
hak edenin kazandığını düşündüğüm yarışma. ancak bu yarışma ile ilgili beni rahatsız eden bir kısmını daha önce açıklamıştım (bkz: #17955777). başka bir rahatsız eden kısmı ise kadın jürisi olmayan bir programın sürekli "neden bir kadın şef çıkmasın" diye sürekli pr çalışması yapması. bu televizyonlardaki tartışma programlarındaki kadına şiddetin sadece erkekler tarafından tartışılması gibi...

neyse sonuçta kadın bir yarışmacı masterchef oldu. dediğim gibi hak ederek kazandı ve sondaki fair play davranışıyla takdire şayan bir harekette bulundu. her ne kadar sürekli itin götüne soktukları için alican'a karşı bir sempati duysam da cemre'nin kazanmasına sevindim diyebilirim.

eğer seneye de böyle eğlenceli olursa gene takip edebilirim.
kağıttan kule kağıttan kule
tv 8 deki diger tum programlar gibi sonu onceden tahmin edilen, hep ayni taktiklerle devam eden yarisma. iki takimdan once birinin puani yukselir, sonra beraberlik yakalanir, sona kadar basa bas devam eder, en son 1 farkla kazanilir. heyecan hic dusmez. adamlar ayni senaryoyla kac yarismayi goturduler.

masterchef'te kimin elenecegini neredeyse her seferinde 1 hafta onceden tahmin ettik. olay tamamen sosyal medya gucu, reyting kapasitesi odakli. burnu dusse yerden almayacak cemre' nin kazanması da tamamiyle sosyal mesaj vermek icin. kiz kac program önceden aglayarak "kadin oldugum icin ascilik yaptirmadilar bana, amerikalara gitmek zorunda kaldim" dediginde sonuc belli olmustu.

not: yine de sariyor iste program bir sekilde. her seyi cok bilen safinaz cemre'nin kazanmasi hic hosuma gitmedi.
ila ila
neyse ki bitti ve güzide özelinde bir kesimin bir kesime duyduğu nefreti ve tahammülsüzlüğü kabak gibi ortaya sermek gibi bir artısı oldu. bence iyi de oldu.
soolcan soolcan
aslında son üçe kalanların tamamının benzer şekilde yetenekli olduklarına eminim. bu işten anlammam ama gözlemlerim cemre, alican ve güzide'nin eş değer şekilde başarılı olduğu yönünde. ancak son düzlükte herkes alican bu işi alır gözüyle bakıyordu. şimdi acunmedya'nın buradaki taktiğini çok beğendim. sosyal medyada herkesin alican üzerinde yoğunlaştığını görünce cemre'yi birinci yaparak kaybeden tarafa karşı olan halk sempatisi üzerinden sosyal mecralarda geniş yer bulmayı başardı. bunun tamamen bir taktik olduğu kanısındayım. rayting kazanımı artık 90'lardaki gibi kolay değil. çok fazla rakibin olduğu ve insanların tv izlemekten uzaklaştığı bir dönemde ekrana olabildiğince cazip şeyler koymaya çalışıyorlar. bunun için ses yarışmasında kanser olup ölen insanlar konuşuluyor veya yemek yarışmasında yemeklerden çok insanların kişilikleri konuşulur olmuş.
maça tangasını vuran adam maça tangasını vuran adam
acunun hiç bir yarışmasında hakedenin kazanacağına inanmadığım için bunda da inanmıyorum.
programı izledim mi?
tabii ki hayır.
ben hep belgesel...

acun halka istediğini verir.
halk iyi bir aşçı mı istiyor aq?
sanki kaç vatandaş bu kızın yaptığı yemekten yicek.
zaten aşçı olmak isteyen yarışmaya katılmaz, gider kursuna, çalışır eder aşçı olur.

acunun yaptığı şey şov bizınıs, kim reyting alırsa o kalır.
halk ekranda kimi görmekten hoşlanırsa o kalır.

yetenek sizsiniz türkiye'yi bilal kazandığında bunu herkesin anlamış olması gerekiyordu.

neyse

bi de zengin bir türbanlı ablanın üzerine gidilmişti sosyal medyada.
millet sapık aq, size ne kadın yarışmaya katılmak istemiş, katılmış. niye üzerine gidildiğini anlamamıştım zaten.

neyse, mesela o kadın da 3. olmuş.
gerçekten yarışmaya katılan en iyi 3. aşçı mı?
tabii ki değil, toplumda kendisine karşı nedensizce bi cephe oluştu.
bu hanımefendi, sümeyyeler ve düşmanları için bir savaş alanıydı artık.
acun da son güne kadar götürmüştür bunu. sonuçta o kadın ne kadar o yarışmada kalırsa o kadar konuşulur. hangi yarışmaya katılmış, aa masterchef.. al sana reklam, her haber sitesi senin programından bahsediyor işte.

son güne kadar her şeyi getirirsin, en terbiyeli olup gönül kazananı, en çirkef olup kendini izleteni, en mağdur olup göz dolduranı vs...

sonra da ihtiyaca göre seçersin birini.

takmayın böyle şeyleri çok.

not: oğlum hiç izlemeyip bi ton yorum yapmak çok eğlenceli lan.
baya hiç bir bok bilmeden öyle uzun ve kendinden emin konuştum ki, umberto eco gibi hissediyorum şu anda kendimi, tek sıkıntı ben köylü türkçesi ile konuşuyorum, umberto abimiz 4 kelimelik 1 türkçe cümlede 3 tane yabancı kökenli terim söyler ki, onların da türkçe açıklamalarında 5er yabancı kelime vardır. neyse biraz xxxizm çalışayım. bu da sürekli porno düşünen adamların felsefesi gibi oldu aq.
yo mr white yo mr white
kendim de aşçılık okudugumdan mütevellit yemek programlarının her türlüsüne ilgim var. bu yarışmanin da özellikle masterclass bölümlerini takip ediyordum fakat finale kalan iki kisiyi özellikle dondurma tadimlarinda izlemiştim, yazık. alamadıkları tadlara bi bakın nolur şaka gibi amksjsjjd.
piyano çalmayı bilmiyorum piyano çalmayı bilmiyorum
programı izlemedim, sikimde de değil. ekşi'de falan sol frame'de görüyorum sürekli, bir de arkadaşın evinde izlerken görmüştüm.

koku ve tat. bunların muhatabı dil ve burun. yani bu ikisini istediğin kadar anlat, istediğin kadar izlet bi halta yaramaz zira muhatabı farklı bir organ. mavi bir fili sana istediğin kadar tarif edeyim kafanda benim gördüğüm şey canlanamaz, ancak gördüğünde parçaları oturtabilirsin.

baktılar ki ses yarışmaları, sörvayvırlar artık sarmıyor, başka bir yolla insanları yine oturtmuşlar televizyon karşısına. yakında bunun da suyu çıkar televizyon karşısında sıcak-soğuk oynatırlar millete. onda da hır gür, kavga, her türlü fitne olmalı ki insanımız izlesin.
13 /