masumiyet müzesi

1 /
gölge gölge
orhan pamuk'un bugünlerde çıkacağı iddia edilen romanı. genel olarak aşkı konu alan bir romanmış. heyecanla beklemedeyim. kitapçılara düşer düşmez alacağım. (bu ne heyecan yahu!)

(bkz: sabah - pamuk son kitabında aşkı yazdı türkiye'nin en iyi gazetesi. sabah )
(bkz: milliyet internet - güncel milliyet online: milliyet gazetesi'nin günlük uluslarası ve yerel siyasi haberleri, son dakika haberleri, bilim teknik, sinema, müzik, kitap, sağlı... milliyet )
ahmak ı hayal ahmak ı hayal
idefix in ön siparişle satışına başladığı, orhan pamuk un son romanı. tarih olarak 29.08.08 verilmiş.

"yalnız aşk değil, evlilik, arkadaşlık, cinsellik, tutku, aile ve mutluluk hakkındaki düşüncelerinizi de derinden etkileyecek bir roman..."

(tanıtım yazısından)
tangocu kedi tangocu kedi
an itibariyle ntv'de orhan pamuk ile röportajı yapılan kitap.bu kadar yeni olan bir kitap üzerine bu kadar ayrıntılı bir röportaj vermesini kitabı okuyan sayısı az olması sebebiyle anlayamadım.biraz reklam ihtiyacıdan olduğunu düşündüm bir an için.röportajı sırasında kendi bakışıyla atatürk'ün modernizme yaklaşımını gayri ihtiyari bir şekilde söyledi ve bu söyleyiş tarzı eminim bazı kişileri rahatsız edecek yine.
phoebe phoebe
30 ağustosta çıkacağı vaadedilen orhan pamuk romanıdır. bu akşam ntv'de yayımlanan spoiler tadındaki ropörtaja göre, kitaba adını veren müze bir ya da iki yıl içerisinde çukurcuma'da açılacaktır.
roman tanıtımı saçmalığını hiçbir zaman anlayamamış olmanın yanı sıra, henüz yayımlanmamış bir roman hakkında yazarın ve banu güven'in görüş belirtmesini (kitaptan alıntı yapmak da değil, düpedüz fikir beyanı), okurun kendisinin çözmeyi ya da çözememeyi tercih edeceğinin düşünülmemesini hakikaten öküzce buluyor, hatta bu mevzuda bir yasa çıkarılması gerektiğine inanıyorum.
(bkz: sinir yapmak)
sureya sureya
banu güven le olan röportajından aldığım elektriğe göre orhan pamuk kitabını yazarken çok zevk almış,zaten daha anlatırken "kesin süper olmuş " izlenimi veriyor.gerçi baya bi ayrıntı verdi ama sanki bi diziyi anlatır gibi anlattı,keşke orhan pamuk uyarlamalarınıda görebilsek.
zeushera zeushera
an itibariyle izmirdeki kitapçımdan 4 ytl indirimle (20 ytl) aldığım orhan pamuk'un son romanı..henüz sağını, solunu, kapağını okudum..başlamak için çayın demlenmesini bekliyorum..
kadın giyinmiş zaman kadın giyinmiş zaman
orhan pamuk'un, yazmayı ve tanıtmayı yıllardır planladığı anlaşılan yeni romanı.

masumiyet müzesi ile ilgili ilk haberler, 2002 tarihli kar kitabında geçmiş. daha sonra 2003'te kitap-lık dergisindeki röportajında bu kitaptan bahsediliyor. hâliyle, orhan pamuk takipçileri ve edebiyat dünyası bu kitabı uzun zamandır bekliyor. son bir yılda da, ha çıktı ha çıkacak derken eylül'e kadar geldi tartışmalar. önce idefixee'de kitabın ön siparişinin alındığı haberleri yayıldı. evet, bu internet sitesi, kitap için ön sipariş aldı. iletişim yayınları, kitabın piyasaya sürülmesinden az önce, pembe boyalarla bezediği bir internet sitesi açtı. fotoğraflar bölümünde, orhan pamuk'un, kitabı yazarken çekilmiş fotoğrafları ve bir fetiş nesnesi gibi not defterinin yakın çekim belgeleri, flash animasyonla hazır hâle getirildi. nihayet pamuk'un kendisi de, ntv'ye çıkıp, kitabında ne anlattığını anlattı. ben yazarları, konuşmamak için yazıyorlar sanırdım. sayın pamuk, hem yazıp hem yazdıklarıyla ilgili konuşuyor.

kitabın metalaşması, elbette pazarlama stratejilerini de beraberinde getiriyor. yayıncıların, bu vahşi rekabet dünyasında, kitap pazarlamasını da hesaba katmalarını bir anlamda kabul ederim de, yazarın kendisini buna neden alet ettiğini bir türlü anlamam. hıncal uluç'un kadın versiyonu, über entelektüel banu güven'in karşısında, kitabından bölümleri okurken, masumiyet müzesi'ne bedava girmek için kitabın bilmem kaçıncı sayfasındaki bileti kullanabileceklerini öğütlerken ne düşünüyordu acaba sayın pamuk?

(bkz: masumiyetin kaybedilişi)
shiva shiva
orhan pamuk'un '' anna karaninam'' dediği,

üzerinde 10 sene çalıştığı,

6 senede yazdığı,

zengin çocuğu kemal ile yoksul akrabası füsun'un aşk öyküsü-ymüş.

eğer pamuk gene ağır ve anlaşılmaz bir dille yazmadıysa:

eski türk fimlerinin hasretini çeken yaşlı okuyucular da okuduklarını anlayacak, gözyaşlarına boğulacaktır.
1 /