matrix in gerçek olması

yakov petroviç golyadkin yakov petroviç golyadkin
6-7 sene önce facebook ile instagram kullanmayı bırakmıştım. sosyal medyayı bırakmıştım. metaverse'i duyduğumda da bu nedenle çok ilgimi çekmemişti. ayrıca nft ile ilgili de sürekli bir şeyler duyuyor, ve ne olduğunu anlamaya çalışıyordum. halen daha ne olduğunu çözemedim desem yalan olmaz. geçen gün cem dinlenmiş'in bir tane gif li karikatürünü açık arttırma ile " 12 397" dolara sattığını görünce çok şaşırdım. alan kişiye ve satın almak için fiyat arttıran kişileri görünce nft lerin deli gibi toplandığını gördüm. cem dinlenmiş'in mecidiyeköy'deki viyadüğün altındaki büfe karikatürünü yabancı biri almıştı. ne alaka değil mi. aşağıdaki linkten görebilirsiniz.

foundation.app

daha sonra bir haber daha gördüm. metaverse'de bir yat 650 bin dolara satıldı diye. bunun da linkini aşağıda bırakıyorum.

t24.com.tr

bu yat ile nft arasındaki bağlantı ise şurada. bu yat gibi metaverse'de nft müzeleri olacakmış. ve insanlar bu nft müzelerinde sanal duvarlarda gösterecekler. bu nft leri görmek için de zuckerberg'in dediği gibi sanal ortamda gezeceksiniz. ve bu müzelere girmek için para vereceksiniz. yavaş yavaş bu tarz gezinti ortamlarının artmasıyla tamamen sanal bir dünya oluşacak. i̇nsanlar gözlerine sanal artırılmış gerçeklik gözlüklerini takacaklar, sadece oturacaklar ve oturdukları yerlerde bu sanal dünyada gezecekler. çalışmasını, eğlencesini, seksini bile burada yapacak insanlar.

düpedüz saçmalık bu. bunu demek geri kafalılık ise en büyük geri kafalı benim. z kuşağından sonra hangi kuşak geliyor bilmiyorum ama o kuşağın bu dünyaya tamamen yerleşeceğini düşünüyorum. z kuşağının da adapte olacağını düşünüyorum. fakat y kuşağının, yani eski ile şimdiki ve ilerideki dönemi görecek kuşağın arafta kalacağını ve ciddi şekilde paralize olacaklarını düşünüyorum.

teknolojinin medeniyet getirmediği bir dönemdeyiz.
yeni bir üye yeni bir üye
bir ara resmen bilgisayarla yatıp bilgisayarla kalkıyordum. i̇şte böyle bir dönemde kafamın içinde şöyle bir düşünce aydınlanmıştı. bir gün gelir ve insanlar hayatlarını tamamen bilgisayarların içinde geçirirler mi? ben kendimden korkmuştum. çünkü bu soruya yanıtım olumlu olabilirdi ama sonunda cevabımı hayır olarak vermiştim. hayır hiç bir şey gerçek hayatın yerini tutamaz. bütün dünya bilgisayarın içinde yaşasa bile ben gerçek hayatı yaşamayı tercih edecektim. yaşım 15 filandı. sene 2004. bundan yaklaşık 17 yıl sonra metaverse diye bir şey ciddi ciddi gelecek olarak adlandırılıyor. bununla ilgili düşüncelerimi de üniversitede bir hocama anlatmıştım ve adam beni pek anlayamamıştı. yine o zaman şunu da düşünmüştüm. kim bilir belki insan beyni kopyalanıp dijital bir ortama aktarılabilir. belki bir beden yaratılıp bu bedene bu beyinlerde aktarılabilir ve belkide ölümsüzlük? yada bir kafa nakli ile beyin yeni bir bedene oturtulabilir. kim bilebilir ki? kafamda bugün bile buna benzer uçuklukta yeni düşünceler var ama sanırım bunları hayata geçirebilmek için en yanlış ülke burası ve ben konfor alanıma çok düşkünüm...