mavi kuş

1 /
kaleydoskop kaleydoskop
sözlerin tamamı şöyle...

mavi kuş her daim sarhoş
biraz da bize kızmış,
onun için hiç yüz vermiyor
oysa güzel şarkıları vardı
yıldızlara ve denizlere
ama söylemiyor ki bizlere, susuyor
suç işlemiş eller gibi
perondaki boş trenler gibi
ucu görülmeyen tüneller gibi
gel hiç üzülme
salına salına uç
ben gelemem ama sen git biraz dolaş

saksağanın şakası sandılar
muhabbet kuşları ve papağanlar
belki de arkadaşındırlar
kargalar gibi karaladılar
kırlangıçlar ve serçeler
bize biraz yalan söylediler
çok saftık
zararsız küçük yalanlar gibi
yağmurdan kaçanlar gibi
bütün vapurları kaçıranlar gibi
gel hiç üzülme
salına salına uç
ben gelemem ama sen git biraz dolaş

mavi kuş sanki bir düş
kaşla göz arasında
geceyle gündüz ortasında
sokaklar bile sokaklara kesişir
gölgeler ki güneşe bağlı
biz ikimiz de öyleyiz ama bilmeyiz
ağıramamış aydınlıklar gibi
kireç tutmuş çaydanlıklar gibi
hiç sevişmemiş insancıklar gibi
gel hiç üzülme
salına salına uç
ben gelemem ama sen git biraz dolaş

mavi kuş her daim sarhoş
biraz da bize kızmış...

(bkz: bülent ortaçgil)
5e8a 5e8a
ya iki saat uğraşıcam ama biliyorum ki bu şarkıyı tam manasıyla çalmak isteyenler var. ahanda hiçbir yerde bulamassınız.
capo 3.perde (yeni sekmede tam sayfa görüntüleyin)

e-!--------0--------0--------0---------0---------------------------------
b-!--------1--------1--------1---------1---------0---------0-----------0
g-!----0---------0--------0---------0------------0---------0-----------0
d-!----------------------------------------------3---------3-----------3--
a-!-3---------3---------2---------2--------5---------5------------2-----
e-!---------------------------------------------------------------3--------


e-!--------------------------------------------------------
b-!--3-------------1-------------0-------------1----------
g-!----------0-------------0-------------0-------------0--
d-!------2-------------2-------------2-------------2------
a-!--3-------------3-------------3-------------3----------
e-!---------------------------------------------------------

.........mavi......kuş.......her.daim........sarhoş
.................biraz.da...........bize.kızmış
oysa.güzel...................şarkıları.........vardı
.....yıldızla......ra.ve.........denizle.......re
e-!----------------------------------------------l------------------------0----------------
b-!-1-----------0----------------------0-------l--1----------0---------------------3-----
g-!-------0-----------0---2------2---------0--l--------0----------0---------0----------0
d-!----3-----------3-----------3---------3----l------3----------3---------3----------0--
a-!---------------------------------------------l--------------------------------------------
e-!-3-----------3---------3-----------3-------l---3----------3---------3----------3------

onuniçin.....hiçyüz........vermi........yor
amasöylemi......yor ki.....bizle......re (susuyorda em)

e-!------------------------------------------l---------0------1---------0-
b-!----------0-----0--1--0------0------0-l--------1---1------1---1-----
g-!-2----2-----0-------------2------0-----l------2--------------2-------
d-!----3-------------------------------------l---2---------0-------------
a-!--------------------0---------------------l-0-------------------------
e-!-1-------3-------------3--1--3---------l-----------------------------

.....suç..işlemiş.........el.ler..gi..bi............gel.......hiçüzülme
......perondaki boş trenler gibi....................ben........gelemem
.....ucu görülmeyen tüneller gibi

e-!-----------------------------------------------------------
b-!-1----------0------------0------------1------------------
g-!-------0----------0------------0------------0-----------
d-!----3----------3------------2------------2---------------
a-!--------------------------3------------3------------------
e-!-3----------3---------------------------------------------

salına......salına...............uç
git..........biraz (dolaş c)
blue danube blue danube
ilginç bir şekilde rüyama girmiş şarkıdır...

rüyamda kocaman bir salonda ortaçgil mavi kuş'u söylüyordu. yanına gittim, "bu şarkı ne hakkında?" diye sordum. ve ortaçgil bana şunları söyledi:

- "dertlerin şekerler gibidir. ama sen yalnız balık şekeri görürsün."

ve bunları söylerken yere bir çok şeker döktü, bir sürü küçük şeker ve bir tane balık şeklinde büyük şeker. sonradan anladığım üzere demek istedi ki yani, insanın hayatta tek bir derdi yoktur, ama o anda en büyük olan dert tekmiş gibi gelir insana.

hey benim bilinçaltım be.
eşeğe mi inanıyorsun bana mı eşeğe mi inanıyorsun bana mı
kuşun rengi maviydi; geceydi ve rüzgardan gözlerimi kısmak zorunda kalıyordum ama yine de ay ışığı sayesinde rengini ayırt edebiliyordum...kanatlarının gövdeye birleşen yerlerine sıkıca tutunmuştum ve bunun canını acıtmaması için dua ediyordum.merak etme dedi hic canım acımıyor.ben de tam bunu düşünüyordum dedim..bilyorum dedi aklından geçen her şeyi biliyorum ben ve tüm insanlarınkini de bilirm, benim yerimde olmayi düşünmek istemezsin bile.bi dakka bi dakka sen şimdi ortaokul matematik öğretmenim hakkında düşündüklerimi de biliyosun dedim..kendinden emin bir ifade ile cinsel içerikli fikirlerin tamamını..en zevklisi de onları bilmek.utandım ellrimi boynuna sıkıca doladım ver artık hikayenin geri kalanında konuşmamın bir anlamı olmadığını düşündüm.burdan sonra hiç bişey düşünmiyim göt gibi ortada kalsın dedim içimden.bunu beceremezsin bunu kimse beceremez boş beleş saçma sapan, sapmayan bişeyler ki genellikle de öyle şeler düşünürsün diyerek o yolumu da tıkadı.beynimin içindeki her şeyi bildiğine göre sen de beynimin içindesin o zaman seni yok edebilirim dedim o da bana bırak şu hollywood filmi senaryolarından arakladığın boş sözleri, ahanda kanlı canlı burdayım dedi.sen anka kuşu musun dedim,hayır o benim dayıoğlu diye cevap verdi.tavırlarından bana küstüğünü anlaşılıyordu, hiç yüz vermiyordu.beni nereye götürüyorsun dedim.her içtiğinde sarhoş olup “yok abi ne sarhoşu bu kadar içkiyle sarhoş olmam” diyenlerin ülkesine gidiyoruz.yoksa bu sosyal grupların içine rastgele dağılmış gibi görünen insanların akraba olduğunu bilmiyor musun diye sordu.ben de neden beni oraya götürüyorsun dedim mi düşündüm mü bilinmez.çok basit senin yedinci kuşaktan deden orada yaşıyor.bir anda film şeridi gibi her şey gözümüm önüne geldi.ben de hep o ortamlarda sarhoş olduğum halde olmadığını söyleyen adamlardandım bir anda kendimden utandım sonra hemen geçti.dedemin evine geldiğimizde içimi heyecan kaplamıştı; içeri girdik.beni görünce çok sevindi, hemen içeri buyur etti.bize birer molotof kokteyli hazırladı mavi kuşla birlikte içmeye başladık tadı çok iğrençti ama dedeye serzenişte bulunarak onu kırmadık.o anda sırtımda bir insan eli sıcaklığı hissetim, kalk dedi annem bilgisayarını açık unutmuşsun akşamdan beri aynı şarkı çalıyor.çok yavan bir son oldu diye düşündüm ağzımda iğrenç bir tat vardı.
constantinopole constantinopole
masal gibi bir şarkı. ama öyle muhteşem olmasından değil melodisinden dolayı. zaten bülent ortaçgil'de de masal anlatacak ded kıvamı yok mu?

fikret kızıloka yazdığı söylentileri olsa da bilmem bana hiç öyle gelmiyor. zaten kendisi de bunu inkar etmişti. güzel insanın güzel şarkısı.
agnes nutter agnes nutter
umut sarıkaya'nın 17 aralık 2008 tarihli uykusuz'da benimde söyleyeceklerim var köşesindeki yazsının başlığı. tamam umut detayların inceliklerin adamı ama böyle mükemmel bir mecaz, böyle mükemmel bir yakalayış görmedim, göremem. pek güzel, pek hoş içerikli bir yazıdır, kesinlikle bulunup okunulasıdır. yalnız umutcuğum bu şahane yazısında tek bir nokta atlamıştır o da seks'i yakalamak için kullanılan en hızlı araçlardan birinin kendisi olduğudur.
morumtrak morumtrak
umut sarıkaya'nın yazdığı ya da çizdiği ne olursa olsun en ufak detayına kadar okunur ya da incelenir demek için kooocaman bir nedendir bu başlıklı yazısı; seks'i görür bir çiftin yanında, sonra başlar yakalama çalışmalarına kâh ortaçgil'in sırtında kâh beatles'da. ne yapıp ne edip bulunup okunmalı, baş ucunda kolayca ulaşılabilir bir yere konmalı.
mental retardasyon mental retardasyon
bir adet charles bukowski şiiridir. adamımdır. mezarına şaraplarla gidilesi, piç herif!

bir mavi kuş var yüreğimde
çıkmaya can atan
ama ben ondan güçlüyüm, kal,
diyorum ona, kimsenin
seni görmesine izin veremem.

bir mavi kuş var yüreğimde
çıkmaya can atan
ama viski döküyorum üstüne
sigara dumanına
boğuyorum,
fahişeler, barmenler ve
bakkal çırakları hiçbir zaman
bilmiyorlar onun orada
olduğunu.

bir mavi kuş var yüreğimde
çıkmaya can atan
ama ben ondan güçlüyüm,
yat lan aşağı, diyorum ona,
ocağıma incir dikmek mi
niyetin? avrupa'daki kitap
satışlarını sabote etmek mi?

bir mavi kuş var yüreğimde
çıkmaya can atan
ama zekiyim, sadece
geceleri izin veriyorum çıkmasına,
herkes yattıktan sonra.
orada olduğunu biliyorum, derim
ona, kederlenme
artık.

sonra yerine koyarım yine
ama hafifçe öter
tamamen ölmesine de izin
vermiyorum
ve birlikte uyuyoruz
gizli antlaşmamızla
ve insanı ağlatacak kadar
güzel, ama ben
ağlamam, ya
siz?
1 /