mavi yeşil

1 /
absinthe absinthe
"mavi yeşil light" şeklinde bütünleşmiş olan bu ürünlerin enerjisi %40 azaltılmış tarçınlı bisküvisi en güzeli,en yenesidir..
chrystal chrystal
ilk başta dr. murat topoğlu'nun yarattığı marka. daha sonra ülker ile birleşme yoluna gittiler. sadece bisküvi değil, çikolta, peynir vs. de üreten bir marka. light çubuk krakeri ve mısır gevreği denemeye değer lezzetli ürünler.
dünyarüyaiçinderüyadır dünyarüyaiçinderüyadır
üsküdar' da güzel bir kafenin adı. tek sorun yokuş çıkmaktır. kayma tehlikesi yaşanabilir. onun dışında gayet güzeldir; tam karşınızda boğaz, ağaçların gölgesinde, çevrede tavşanlar... gerçekten sevimli ve huzur verici bir yer.
nathandreaf nathandreaf
rize'den sevgiler...



mavi yeşil dergisi 67. sayısında

mavi yeşil yolculuğu devam ediyor. yolculuğun on bir yılı tamamlandı; 67. sayı ile on ikinci yıla başlıyoruz. on bir yıllık yolculuk, sanat-edebiyat dergilerini değerlendirirken sanat ve edebiyat dışında ölçü aramayanlar için somut bir ölçü olmalıdır; bu derginin sevdalıları böyle düşünüyor en azından. edebiyat kavramının varlığındaki anlam sorgulanıyor bu günlerde; seviyesizliğin itibarında bıçak kemiğe dayandı artık. mustafa kutlu, dergâh dergisinin 250.sayısındaki “edebiyatın akıbeti” başlıklı kısa ama dokunaklı yazısında “kişiye bir ahlak ve asalet kazandıran edeb dairesindeki edebiyatın giderek göden düşmesini, kendini tüketim kültürünün popüler ellerine teslim etmesini içim kaldırmıyor.” diyor. mustafa kutlu’nun bu feryadına neden olan ise ayfer tunç’un birikim(ağustos-eylül 2010) dergisinde yayımlanan bir yazısı. adı geçen yazısında ayfer tunç; “edebiyat ve sanat ancak taviz vererek yaşıyor. artık gerçek sanat olsa da olur olmasa da.” sözleriyle kutlu’nun yarasını depreştirmiş. ali çolak, benzer sitemlerini “edebiyat ne işe yarar” başlıklı yazısında(zaman, 18.12.2010) dillendiriyor. o da aynı kanaatte; “söylemesi zor; ama edebiyat bugün 'güçsüzlerin dili'dir büyük ölçüde… okuma serüvenine ihtiyaçlar ve dilden alınacak lezzetler yerine hangi besini ne kadar 'tüketeceğimizi' salık veren beslenme uzmanları gibi, hangi kitapları 'tüketeceğimizi' belirleyen 'yayın gurmeleri' karar veriyor… has edebiyatın sesi, hiçbir zaman yükselmiyor” diyor. edebiyatı olumsuzlayan sanal bir düşman var gibi ortalıkta. sanal diye niteleyip göremediğimiz edebiyat düşmanının, edebiyatın kendi içinde dolaştığını, yenilerde tahammül şeridi adlı şiir kitabı yayımlanan cafer keklikçi haber veriyor gibi. cafer keklikçi, “evet, kibirli şair” (millî gazete, 18.12.2010) başlıklı yazısında, büyüsüne kapıldığımız edebiyata bulaşan kirli elleri nasıl da gösteriyr; yazı okunmaya değer. jürilerde, televizyonlarda, sanal dergilerde, gazetelerin kültür-sanat sayfalarında “adam kayırma” gayretiyle sanat ve edebiyat dışında ölçü arayanların yüzü kızarabilir bu yazıdan sonra. edebiyatın/yazının varlıklarının sorgulandığı bu günlerde edebiyat pazarında büyük iddiaları yok mavi yeşil dergisinin. mütevazı yolcuğunda var olabilmek ve sözden yazıya geçme çabasındakilere umut olabilmektir mesele. bu dergiden önce yola çıkmışlarla, sonradan yola çıkanların bir kısmı yolda kaldı ne yazık ki. on bir yıllık yolculukta dergilerini yalnız bırakmayanlara teşekkürler, uzun ömürler…

yeni bir yıl, yeni umutların kapısı oldu. güzel yazılarla altmış yedinci sayı okur huzuruna çıkıyor. mavi yeşil, “okunacak” dergi olduğunu bu sayısıyla bir kez daha gösterdi gibi. serdar çakıcıoğlu, necip fazıl akkoç ve seçkin tok, şiirleri ilk kez yayımlanan üç isim; bundan böyle de yazacakları anlaşılıyor. erhan tığlı, ömer eski ve kapak şairi tevfik hatipoğlu, okurlarımızın tanıdığı isimler. dergide, düzyazısıyla gördüğümüz muhsin kalkışım, bu kez bir şiiriyle katıldı dergiye. bu sayımız biraz öykü ağırlıklı oldu gibi. yıldırım türk, serpil tuncer, nilgün şahsi ve adı dergide ilk kez geçen kadri raşit akdeniz, bu sayının öykü yazarları. fatih sultan bakır, altay taşkın ve oldukça uzun bir aradan sonra yazan burhan okutan, dergi okurlarına yabacı değil. fatma aydın safi ve tolga kayasu ilk kez yazdılar; umarız devam ederler bu dergide yazmaya. asuman türüt, ilker aslan, esra polat ve bu dergide ilk kez yazan nesrin aydın, derginin edebiyat çıtasını yükselttiler açıkçası. asuman türüt, cahit sıtkı için; ilker aslan, tanzimat romanı için; esra polat, tanpınar’ın bir öyküsü için ve nesrin aydın da inci aral için yazdılar. edebiyatla ilgilenenlerden kim okumadan edebilir bu yazıları ve hangi edebiyat dergisi yayımlamazdı bu yazılanları? “hoşça” bakalım “zâtımıza”, lütfen…

67. sayının içindekiler:

bırak gök gürlesin anne/t.hatipoğlu…1
aramızda bir işaret kaldı/m.kalkişim…3
kalbime yazdım seni/e.tiğli…4
devrim/s.çakicioğlu…4
gel git/s.tok…4
öğrenci/n.f.akkoç…4
güneş bulutlara basarak yürürken/ö.eski…4
100.yılda ölüm korkusuyla cahit sıtkı/a.türüt…5
ağdaya bulaşmış değişimsel ve erkek egemen kadınlık/n.aydin…8
yeni isimlerle edebiyat yolculuğu/b.okutan…9
yeni kaymakam/y.türk…11
esaret’in panoraması/i.aslan…13
abdullah efendi’nin rüyalarında çatışma/e.polat…15
kalemin tarafsızlığı/f.a.safi…16
vurgun/k.r.akdeniz…17
kayıp dumanlar/s.tuncer…18
çağımızın iletişimsizlik sorunu/t.kayasu…19
ben ne zaman büyüdüm anne/n.şahsi…20
yaşamak üstüne birkaç not/f.s.bakir…21
karadeniz unutulur mu uyutulur mu/a.taşkin…23


davut bekâr


irtibat:
www.maviyesildergisi.com
bilgi@maviyesildergisi.com
1 /