mayhem

1 /
fenriz fenriz
muziklerinden çok öldürülen (bkz: euronymous) ve intihar eden (bkz: dead) elemanlarıyla akıllarda kalan norveçli black metal grubu. türkiye'de polis baskını sonucu yarım kalan bir konser de verdikleri rivayet edilir.
phantom lady phantom lady
the freezing moon

everything here is so cold
everything here is so dark
i remember it as from a dream
in the corner of this time

diabolic shapes float by
out from the dark
i remember it was here i died
by following the freezing moon

it's night again, night you beautiful
i please my hunger, on living humans
night of hunger follow it's call
follow the freezing moon

darkness is growing, eternity opens
the cememtary lights up again
as in ancient times
fallen souls die behind my steps
by following the freezing moon

bu sözler umarım mayhemin nasıl bir grup olduğunu anlatmaya yeter....
jamesdean jamesdean
venom'un black metal albümünden sonra 90'ların başında norveç ve isveç'te bu albümün ideolojisine bağlı olarak iki hareket başladı. isveç'ten bathory, norveç'ten mayhem.mayhem ilk kurulduğunda davulda manheim, bassta necrobutcher, vokalde messiah ve gitarda euronymous vardı. bu kadro deathcrush adlı albümü çıkarttı ve sonrasında bateriye hellhammer ve vokalede dead geçti. grubun dead ile kaydettikleri hiç bir albümü yok ama sayısız konser verdiler. mayıs 91'de dead geride bir not bırakıp intihar etti. notta 'excuse the mass' yazıyordu. bu olayın üstüne necrobutcher gruptan ayrıldı. euronymous ve hellhammer, yeni albüm hazırlıklarına başladılar. bu albüm de mysteriis dom sathanas'tı. bu albümde basta varg ve vokalde attila chisar vardır. ve tek kelimeyle mükemmel bir albümdür. bana kalırsa gelmiş geçmiş en iyi black albümü. fakat euronymous bu albümün çıktığını göremeden varg tarafından öldürüldü. daha sonra hellhammer(nam-ı diğer cashhammer) necrobutcher'ı da ikna ederek grubu devraldı. çünkü dead ve euronymous'un ölümü grubu inanılmaz popüler yapmıştı. eskisi gibi parasızlıktan gebermiyolardı ama aynı zamanda euronymous ve dead'in tüm hedeflerine de aykırıydı bu yaptıkları. ikisi parasızlığı dert etmiyolardı çünkü yaşamalarına yeteni elde ediyolardı. ama cash açgözlüydü. hellhammer'dan bu kadar nefret etmemin daha sayısızca örneği vardır.bana kalırsa mayhem 10-08-1993'te euronymous'un ölümü üzerine dağıldı. hellhammer ise kendi grubuna true mayhem adını verip katletmiştir.

edit: the true mayhem adı altında ilginç bir video buldum. işte linki


edit 2: nargaroth isimli hıyarın bir fanı yapmış bu videoyu. zaten adam olmayan nargaroth mayhem, darkthrone gibi mihenk taşı sayılan gruplara laf atar, başka da bir bok beceremez. en iyisi kanwulf eziği ve onu çok seven yandaşları bu aktivitelerle kendilerini kandırıp, istedikleri gibi takılsınlar.
jamesdean jamesdean
asaletin tarihi, 1984'te başladı.. mayhem, 1984'te, euronymous (ostein aaarseth), manheim (jorn stubbend) ve necrobutcher tarafından yaratıldı. grup, kendine bu ismi koyarken asaletin muziğinin, black metalin çıkış noktası olan venom'un "mayhem with mercy" adlı parçasından esinlenmişti. venom, celtic frost ve bathory, birçok haysiyetli grup gibi mayhem'in de ilham kaynakları oldular. o sıralarda black metal ismi, akla sadece venom'un kilometre taşı albümlerinden birini getiriyordu. oysa, yıllar sonra bu isim, akla bambaşka bir şeyi getirecekti.. karanlığın, soğuğun, sonsuz nefretin ve "sorgulanan gerçek ruh" un müziğini..grubun o sıralar yapmak istediği aslında sadece gerçekten şeytani bir müzikti, yani 90'lara gerçek anlamda damgasını vuran tek metal fraksiyonunun asıl biçimiyle yaratıcısı olacakları akıllarından bile geçmiyordu. grubun ilk konserlerinde messiah, session vokalist olarak yer aldı ve kuruluşlarından 2 yıl sonra ilk demoları "voice of tortured skill" çıktı ve 1000 sattı. sonra 2. demoları kimsenin unutamadığı "pure fucking armageddon" .. bu demo, o yılların stilini yansıtmakla beraber, bulunan bazı riffler ve vokal tonu ilerde dünya metal tarihinin hangi yöne gideceği konusunda önemli ipuçları veriyordu.. vokaller, burada euronymous'a aittir.. bundan sonra "voice of..."tan bir parti daha baskı yapıp piyasaya sürerler..maniac, gruba 1987'de girer ve bu isimle 3. demo deathcrush, creative stüdyolarında kaydedilir. demo, euronymous' un şirketi deathlike silence productions' tan çıkar, 1000 tane basılan kopya hemen biter, 93'te demo, aynı şirketten vinly ve cd olarak yeniden çıkartılır.
evıl's rotten hand you'll see
ı come forward, deathcrush..
dünya metal sahnesinde, birşeyler değişmektedir ama ne?kısa süre sonra maniac ve manheim gruptan ayrılır, maniac sonradan tekrar gruba girecektir, ama o zamanlar onun yerini dead alır. mayhem'e ayrı bir ruh katan efsanevi bir isimdir dead. (onu birazadan ayrıca yazacağım..) davula ise jan axel von blomberg diye biri gelir ama biz onu hellhammer diye biliriz. derhal yeni parça yazmaya başlarlar. bu kadroyla (gitar euronymous, bas necrobutcher, davul hellhammer, vokal dead) 2 compitilation için carnage ve the freezing moon'u kaydederler, morbid diye bir ısvecli grupla split album yaparlar. doğu avrupa'da çıktıkları bir turnede efsaneleşmeye başlamanın sinyalini verirler.. leipzig'de verdikleri konserlerini "live in leipzig" adı altında gerçek fanları için vinly olarak çıkarırlar, sonradan bunun cd'sini de basacaklardır.o sıralarda zaten 90'lara gelmişizdir.. mayhem'i sıradan bir satanik topluluktan daha fazlası yapan birşeyler vardır.. bunlar karanlık inançlarını pratiğe de dökmüş, ve diğer aynı düşüncedeki müzisyen arkadaşlarına da yol açmışlardır. maniac'ın sahnede kendini doğraması, dead'in bunu dahada fenomen bir biçimde devam ettirmesi ile devam eder. mayhem "sorgulanan gerçek ruh" un, lord lucifer'in müziğini çalmaz, yaşar! mayhem bu ruhu yazmaz, hisseder! hissettiği içinde bunu en doğal birşeyi anlatmış gibi anlatır! black metal, mayhem için amaç değil araçtır! black metal için maniac, yakın tarihte nightshade magazine adlı internetten yayın yapan bir derginin kendileriyle yaptığı röportajlarında, aynen şöyle demiştir: "gerçek black metal çalabilmek için yaptığınıza inanmanız gerekiyor, aksi taktirde işi yapmak için güç bulamazsınız"euronymous'u n sahibi olduğu deathlike silence productions'un çıkardığı ilk ürün merciless'in ilk albümü "the awakening" ti.. deathcrust'ta buradan piyasaya çıkmıştı, ama aynı şekilde ilerde mayhem'in gidişatını olumsuz yönde etkileyecek olan burzum'un 2 ürününüde çıkarı şirket.. burzum'la aynı adı taşıyan ilk albüm ve "aske" adındaki mini lp leri...euronymous'un helvete adlı (norveççede cehennem) bir dükkanı vardı, kısa sürede norveç black metalinin merkezi oldu bu dükkan ve ınner circle orada kuruldu.

ınner circle, mayhem'in yanısıra burzum, dark throne, satyricon gibi ayrı yazı konusu gruplar, diğer bazı küçük gruplar ve satanist gençlerin meydana getirdiği bir oluşumdu. (günümüzün moda deyimiyle platformdu). oluşumun en temel amacı, norveç'i cehenneme mümkün olduğunca yaklaştırmaktı. norveç'in yaklaşık 1000 yıl önce hristiyan oluşuyla, bu ülke halkı öz kültüründen çok şey kaybetmişti, ayrıca ortaçağ'da hristiyanlık adına engizisyon mahkemelerinin terörü, bu insanların atalarının mahkemeler tarafından din adına sebepsizce yakılıp yıkılmaları, bu oluşumun hristiyanlık ve tanrıya sonsuz bir nefret duymaları için yegane sebepti.. hristiyanlık terörü, şeytanı baş düşman ilan etmiş ve katlettiği masum insanları şeytanla işbirliği yapmakla suçlayarak katletmişti.. ınner circle, şeytanı baştacı edindi. tanrı ve hristiyanlık en derin nefreti duydukları kavramlar oldular. bu nefreti ortaya koymakta gecikmediler. dinin yücelttiği bütün değerleri yıkma ve yok etme harekatına giriştiler. kiliseler yakıldı, mezarlıklar yağma edildi, fanatik hristiyanlara ve ayrıca homoseksüellere karşı cinayetler işlendi, ve euronymous'a göre bunlar sadece başlangıçtı. ve sonradan oluşumda meydana gelecek bazı çatlaklar olmasa, daha ağır eylemler yapılacaktı. anton lavey etrafındaki amerikalı gruplarca (acheron, pazuzu) yürütülen church of satan oluşumuna karşı, bunlar satanizmin daha klasik ve ortodox biçimini uyguluyorlardı. bundan paradise lost, atrocity gibi satanist olmayan light gruplarda nasibini aldı, bu gruplar kuzeyde konser verdiklerinde saldırıya uğradı, turne otobüsleri yakıldı filan. o sıralar tam anlamıyla bir black metal mafyası söz konusuydu. gruplar, corpse painting diye tabir edilen makyajla, çivili aksesuarlar ve simsiyah kıyafetlerle fotoğraf çektirip, sahneye çıkıyordu. king diamond'dan makyajı, venom gibi gruplardan çivili kemer ve bileklik olayını alıp, imajıyla müziğiyle özel bir tavır yaratıp, günümüze geldiler. 2-3 yıl öncesine kadar bunların sahneye makyajlı çıkması konusunda etrafımızda, black metalin fazla içinde olmayanlar bir geyik yaparlardı. işte bunlar o kadar kilise yakıp adam öldürüyor ya, tabii poliste bunları arıyor, e bunlarda müzisyen, ayrıca dünya çapı ünlüler, devamlı medyada göz önündeler, polis 2 dergi tarasa hemen bulur izlerini, işte o yüzden tanınmamak için makyaj yapıyorlarmışmış.. millet neler uyduruyor ya..bütün bunlar daha yeni başlamışken, grubun fenomen vokalisti dead, kafasına silahla eteş ederek intihar etti. bunun üzerine birçok şey yazıldı, çizildi. bilinen bir gerçek ise dead'in kendini artık bu dünyaya yakın hissetmemesiydi. (zaten bunu baştan hissetmediği kullandığı addan belliydi). birde black metal sahnesindeki dejenarasyonun ve black metalin medyaya konu olmaya başlamasının onu olumsuz etkilediği ve bu yüzden intihar ettiği söylenir, ama dediğim gibi söylenir, bence hiçbir önemi olmayan bir dedikodu. dead'in öldükten sonra kafası dağılmış bir haldeyken fotoğrafı çekildi ve grup, bu fotoğrafı, sonradan piyasaya çıkaracaklar ve bence oldukça kötü bir kayda sahip olan "dawn of the black hearts" konser albümünün kapağı yaptı. dead, sert görüntüsü ve yansıttığı ebedi nefretin yanında oldukça hassas bir insandı aslında, şizoitti ve kendi içindeki bunalımları ve gördüğü halüsinasyonlar onu intihara sürükledi. satanizmle kafayı iyice bozmuştu, ölmeden kısa bir süre önce yazdığı bir mektupta odasının mavi bir ışıkla dolduğunu sonra bu ışığın beyaza dönüştüğünü anlatmıştı, ve ölmesi ruhunu başka bir boyuta geçirmesi gerektiğine, inancı doğrultusunda böylece karar verdi. dead'i belkide efsane yapan, onun şizoitliğiydi, kendi yazdığı the freezing moon'un sözleri onu en iyi anlatandır:
darkness is growing, the eternity opens
the cemetary lights up again, as in ancient times
fallen souls, die behing my steps
by following the freezing moon..
dead'in ölümü grubu sarsar, oysa grup, 2 yıl sonra, mayhem'i mayhem yapan elemanını kaybedecektir.. yollarına devam ederler.. daha önce vinly olarak çıkarttıkları "live in leipzig"i cd olarak o zaman piyasaya sürerler.1993 yılında efsanevi albümleri "de mysteriis dom sathanas" (yani "lord satan'ın gizli ayinleri") piyasaya çıkar. dead'in yerine çekoslovakyalı grup tormentor'un macar vokalisti attila gelir. albümün vokal bölümlerini ise dead yazmıştı zaten. o sırada necrobutcher, gruptan ayrılmıştı. dead'in en yakın dostlarından biriydi ve onun ölümüne dayanamamıştı. yerine, euronymous, ilerde grubun kaderini değiştirecek olan burzum lideri nam-ı değer count grishnackh olan varg vikernes'i çağırdı ve albümde basları çalan varg oldu. ikinci gitardada thorns adlı bir gruptan blackthorn (snorre ruch) yer aldı. albüm kuşkusuz ki, yeryüzündeki her gerçek black metal fanının arşivini kana bulamıştır. 8 parçalık bu klasikte, nefretin sönmez ateşi, karanlık ruhlara ve siyah kalplere meşale olur. özellikle cursed to eternity, albümün en iyi parçasıdır bence.. sonsuz nefretin yarattığı ne güzel senfonidir ki bu, albümde yer almayan maniac'ın yıllar sonra bir röportajda vereceği black metalin tarifiyle "heavy bass, vahşi gitarlar, savaş seslerini andırır bir davul icrası ve ateş soluyan vokaller" işte bu albümde mevcuttur. karanlık ormanlarda dolunay eşliğinde yürürken size güç verende budur. norveç gibi kışları güneşin bir doğup 3 saat sonra battığı, ve sıcaklığın (?) eksi 20 dereceye bile vardığı bir ülkede böyle bir albüm çıkmasından daha doğal birşey olamaz, işte bu yüzden black metal karanlığın ve soğuğun müziği oluyor. ne kadar yazsam boşuna aslında, bence gidin ve albümü alın.bu albümün çıkması ve büyük başarıya ulaşmasından sonra varg vikernes ve euronymous arasında problemler çıkar. ınner circle'ın lideri tartışmasız euronymous'tu. vikernes ise oluşumda, kısa sürede neredeyse onun kadar önemli bir konuma gelmişti. kilise yakma olaylarını ilk başlatanlardan biriydi ve yapılan birçok eylemde stratejiyi o veriyordu. aralarında kıskançlıklar baş gösterdi, özellikle varg cephesinde. varg dikkat çekmeyi çok seven bir insandı, devamlı medyada yer almak istiyordu. ınner circle'da da liderliğin kendi hakkı olduğunu düşünüyordu ve böylece euronymous ile düşman oldular.. hellhammer bir röportajında o günleri şöyle anlatır:"bence count crishnackh'ı (vikernes) çıldırtan, euronymous'un bencilce düşünmesiydi. ben, ortada kalmıştım. varg'ın "ah, bu herif çok boktan" yada euronymous'un "bu idiotu gerçekten öldürmek lazım" dediğini duyuyordum. o zaman düşündüm ki, madem savaşmak istiyorlar, savaşsınlar. çünkü, işin sonunun buna varacağını tahmin ettim"varg vikernes ile euronymous birbirlerine öyle düşman olmuşlardı ki, bu düşmanlığın bitmesi için ikisinden birinin bu dünyadan gitmesi lazım gelmişti...

10 ağustos 1993 gecesi, vikernes ile blackthorn arabayla bergen'den euro'nun bulunduğu oslo'ya geldiler.. varg, euronymous'un olduğu apartman dairesine çıktı, blackthorn arabada bekliyordu, euronymous gecenin köründe varg'ı karşısında bulunca şaşırdı, belkide içine öleceği konusunda garip bir his te doğmuştu. ama zaten, o da varg'ı öldürmeyi planlıyordu. varg, ona burzum'un deathlike silence ile olan anlaşmasını konuşmaya geldiğini söyledi, euronymous'da onu içeri aldı. bunu konuşurken tartışmaya başladılar, zaten varg'da tartışmanın şiddetlenmesi için fırsat kolluyordu. iyice sinirlenen euronymous, varg'a saldırdı ve onu itti. varg'da bıçağı çekip defalarca ona sapladı. euronymous, ölmüştü... varg, burzum'un kanıyla imzalamış olduğu şirketle olan anlaşmasını salak gibi orada bıraktı, suç aletini kullanırken eldivende giymemişti, polis kısa bir araştırmadan sonra katilin o olduğunu hemen anladı ve varg, 21 yıl hapse mahkum oldu. sonradan şartlı tahliye oldu ama kilise yakmaktan tekrar içeri girdi. olay, medyada geniş yer aldı ve norveçli satanistlerin ünü iyice yayıldı.hellhammer, o andan sonrasını şöyle anlatır:"euronymous'un öldürüldüğünü biliyordum ama bunu kimin yaptığını bilmiyordum. ertesi gün, blackthorn'u aradım, korkudan donmuştu, ağlamaya başladı ve ona "hey, ne bok yediniz?" diye sordum. ona count crishnackh'ın evde olup olmadığını sordum, hayır dedi. onunla konuşmak imkansızdı, telefonu kapattı. bir sonraki gün crishnackh ile konuştum, oda bana blackthorn'un birşey yemeden, konuşmadan kanepede yattığını söyledi. kafasından travma geçirmiş gibiydi. doğal olarak kendi kendime sebebini sormaya başladım. ama aynı zamanda norveç, isveç ve finlandiyalı gruplar arasında savaş vardı, ve ben dahil birçok kişi bunu yapanın o (komşu ülkelerdeki) çocuklardan biri olduğunu düşünmüştü. bu işe crishnackh ve blackthorn'un bulaşmış olduğunu öğrendiğim zaman, bu benim için gerçekten büyük sürpriz oldu"hellhammer, de mysteriis dom sathanas'ın bas kısımlarını yeniden kaydettirdi. varg'la ilgili herşeyi hayatlarından çıkarmak istedikleri kuşkusuzdu. ama asıl önemli olan, euronymous'un ölümüyle black metal sahnesinin uğradığı büyük kayıptı..grup, bütün bu yaşananlardan sonra bir süre sessiz kalır.. euronymous'un ölümünden sonra grubun lideri haline gelen hellhammer, grubu 1995'te yeniden kurar. bu sefer kadroya eski elemanları alır. yeniden vokale maniac, ve yeniden bass'a necrobutcher geçerler. gitarlarda ise artık blasphemer (rune erickson) vardır. 1997'de yeniden kurulduktan sonra ilk defa almanya'da bischofwerda diye bir yerde verdikleri bir konserde göz önüne çıkarlar. en az, leipzig'deki konserleri kadar efsanevi bir konserdir ve grup için muhteşem bir geri dönüş olur. tarihin bitmediğini ise, 1997'nin sonunda yaptıkları "wolf's lair abyss" kanıtlar..mayhem'i yazarken, bunu özellikle black metali cradle of filth ve dimmu borgir ile tanıyan bir kesime işin özünü anlatmak için yaptım, tabii bu saydığım 2 grupta çok sağlamdır ve büyük bir zevkle dinlerim ama kuşkusuz ki mayhem ve diğer çağdaş norveçli gruplar black metale asıl anlamını kazandıran müzisyenler oldular. ben de, mayhem tarihçesi adı altında, 2. kuşak nordik black metalin kısaca tarihçesini yazmaya çalıştım. karanlığın ve soğuğun asil müziği için bu yazı az bile, ama gerezekalılar anlayamazlar bunu. olsun, genede karanlıkta ayışığında birbirimizi buluruz, black metal trend olsa da, olmasa da. ben ise, black metalin eski popülaritesi bitsede, black metalin ölmeyeceğinden eminim. ..mayhem'in ölmeyeceğinden emin olduğum gibi.. olsa olsa, black metal onu başka bir trend için terketmeyecek gerçek fanlarına kalır, olması gerekende budur zaten.. black metal, ancak lord lucifer ölünce ölür, diye birşey yazabilirmiyim? yazdım bile.

not: alıntıdır, gerçi bu yazıda ölüm ve cenaze'den alınmış diye alt taraflarda bir cevap var. yani alıntının alıntısı da sayılabilir.

ayyas.com - ayyas resources and ınformation. this website is for sale! ayyas.com is your first and best source for all of the information you're looking for. from general topics to more of what you would expect to find... ayyas
venom venom
metal a headbanger s journey de kafa olunca gaza geldikleri anlaşılan grup.

grup elemanı: biz sözümüzden hiç dönmeyiz. bir zaman pazarlığa oturmayız. doğrudan yayınlarız.
beğenmiyorlarsa siktirsinler! o yüzden geldik zaten. almanya boktan bir yer. 'mayhem'in üzerine yok' demeye geldik. bizden iyi bir grup yok. anlamıyorsanız da çok sikimde sanki!

sam dunn: konuştuğumuz pek çok kişi black metal çığrından çıkıyormuş dedi.

grup elemanı: kimmiş bunlar? kim dedi? ne saçmalıyorsun be? sikmişim onları ya!

sam dunn: bu konuda söyleyeceğiniz bir şey var mı?

grup elemanı: evet, seni de sikeyim, onları da!




sycrone one'a ve ucurtmaya teşekkürler.
1 /