mayıs haziran 2020 abd protestoları

1 /
kanaat onderi kanaat onderi
sebep, birlik ve beraberliğe en çok ihtiyaç duydukları şu günlerde iç ve dış mihrakların oyunları olabilir. faiz lobisi olabilir, paralel yapımsı şeyler olabilir. almanların kıskanması sebebiyle bu tür çapulcu terör faliyetleri olabilir, büyük resmi göremiyor olabilirler. evet amerika için komik oldu, türkiye için gayet normal hâlbuki.
tekil kişilik tekil kişilik
doğal seyrinde giden operasyon.
neden çünkü beyazlar iki yüzlü bir biçimde yıllardır içlerinde olan zenci düşmanlığını bu eylemlerle gizleyemezler.
zenci bir başkan seçtiler de ne oldu,
şu koca dünyada başkanlarına ten rengi olarak en çok benzeyen ne kadar halk varsa hepsi eziyet ve işkence gördü.
onlar ne yaptılar, zil çalıp oynadılar.
zenciler bile böyle yaptılar.
onların meselesi asla bizim meselemiz olamaz.
şimdi içeride muhalafet böyle olayları bir güzel kullanıyor.
devlet politikası zencilere düşman diyor.
e şerefsiz sen değil misin?
o politikacıları seçen sen değil misin?
altı üstü iki parti var.
hangisinin zencilere karşı düşmanca tavırlara karşı şöyle vay be diyebileceğiniz bir eylemi var.
siz hiç sokakta zencilere özgürlük diyen bir senatör gördünüz mü?
cumhuriyetçisini al demokratına vur.
hepsi aynı şeyin aynı pis suyu.
zenciler hiçbir şeyin farkında değil.
onları özgür kılan şeyin saçma sapan rap, hip hop olduğunu zanneden salaklaştırılmış bir toplum.
beyazlardan kopartabildiklerine şükreder haldeler.
zenciler film artisti olabilir, sporcu olabilir, ünlü olabilir ve hatta bir kerelik de olsa başkan bile olabilir.
ama her zenci adalet açısından suç işlemeye her daim meyilli kabul edilir.
bu kurallar hiç değişmez.
değiştirmek için de kimse bir şey yapmaz.
beyazlar gereken mesajı verdikten sonra geri çekilecek, vicdan yapanların yanında yer alan muhalefet adına ajanlıkla görevli olanlar da ortadan kaybolacak.
zenciler bir süre sonra durulacak.
amariga hep amariga olarak kalacak.
ölen de öldüğüyle kalacak.
üzüldüm mü üzüldüm ama o kadar.
çünkü bana ne?
beni düşünmeyeni ben mi düşüneyim.
kavga eden zenciymiş, beyazmış bana ne?
yiyin birbirinizi!
lö şuhane lö şuhane
benzer olaylarda aklanan polisler gibi aklanıp paklanıp yoluna devam edecektir bu olayın faili polis.

olan protesto uğruna dükkanları zarar gören insanlara oldu.

ben de bunu anlamıyorum, birinin hakkını korumak isterken diğerinin hakkına neden hunharca tecavüz edilir?
anosias anosias
dış güçlerin oyunudur

kırmızı elbiseli kız orda
ele geçirilen vinçler orda
çarşı duvar yazıları orda
çöp toplayan protestocular orda

yakında gitar çalan çocuk, duran adam ve piyanist de yerini alır meydanlarda. sadece kuş seslerinden bahseden fetöcu valiyi henüz göremedim ama yakında damlar o da
812 superfast 812 superfast
olm yorumlar çok komik lan burdaki fjskfks. biri polis aklanır demiş. polis işinden atıldı, 7 sülalesi siki tuttu ve tutacak. türkiye mi lan ora insan öldürüp hayatlarına devam edecek polisler?!?

bir diğeri ki troll mu zekasiz mi çözemiyorum ben bu insani, birbirinizi yiyin banane diyip 2593 paragraf yazı yazmış, hiçbir şey de anlayamamış.

olm her sik hakkında yorum yapmaniza gerek yok lan. gidin am got başlıklarına falan yazın işte.
1
steinhammer steinhammer
arkadaşlar öncelikle her zaman olduğu gibi ne kadar okumadan, bilgilenmeden yorum yapan var insan ülkemizde onu bir kez daha görmüş olduk. bu kıtada olan her kötü olayda abd bitti, abd zaten tuvalet temizliyordu, abd çok konuşuyo abi kafamı sikti, abi abd'yi halısahaya çağırma tayfası iş başında yine.

daha geçen ay ekonomi bitmişti. benzin fiyatları dibe vurduğu için abd ekonomisi ve borsası çöküyordu. bu ay bakıyorum da iç savaş başlıyor ve üstüne üstlük suç oranı da artıyormuş. ben de yakında ölürüm sanırım.

gezi'ye büyük saygım var ama bunun dünyada ilk olduğunu düşünmeyin. hatta bi açın bakın occupy wall street esnasında neler olmuş. gel gelelim george floyd protestolarına. polis öyle kaçamaz bu olaydan kolay kolay. he ömür boyu hapis alır mı? almaz tabi ki. 3. derece cinayetten 12 yıl veya daha fazla ceza için yargı sürecinde şu an. zaten kendisiyle beraber diğer polisler de işlerinden atıldılar.

uzun yazmayı da sevmiyorum ama özet geçmek gerekirse, bizdeki gibi bir bölgede toplanmadı protestolar. bütün ülkeye yayıldı. o yüzden baya baya binlerce insan her gün sokaklara çıkıyorlar. protestocuların sayısından dolayı (sonuçta bu tayfa korona esnasında da çalışan grup haliyle ctesi pazar tatil olunca katılım artıyor) %1'i bile kötü bir şey yapsa, sadece kötü şeyler haber olduğundan, bütün protestolar sanki vandalizmden ibaret gibi yansıtılıyor. barışçıl protesto yapan da çok. kendi yaşadığım yer için konuşursak, bu barışcıl protestoları götüren en iyi kişi:

(bkz: tay anderson)

bazı notlar:

- cumartesi ve pazar günü en büyük protestoların yapılabileceği kaygısıyla, birçok yerde gece dışarı çıkma yasağı geldi. abd çapında hiçbir eyalette koronadan dolayı zorunlu dışarı çıkma yasağı gelmemişti!
- başkan bunu adres gösteren bir açıklama yapmadığı ve bu insanları eleştirdiği sürece dozajın artması mümkün.
- yağma edilen binaların çoğu devlet binaları. eyalet meclisi, federal hükümet binaları gibi. genelde camlar kırılıp grafitiler çiziliyor.
- target 13 eyaletteki marketlerini kapattı. bu tartışmalarda target marketlerinin etkisi ayrıca okunmalı bence.
- bunun bir tık daha ilerisinde ne olur diye okumak isteyenler 1992 rodney king protesto ve ayaklanmalarına bakabilirler. ayrıca 2014'de olan michael brown diğer bir adıyla ferguson olayları da şu an olanların seri önü filmi diyebiliriz.
- abd'deki simgesel şehirlere daha da önemle dikkat edilmeli. özellikle kölelik ve civil war esnasındaki duruşlarından dolayı güney eyaletleri.

neyse, uzun oldu kusuruma bakmayınız.
absimiliard absimiliard
su veren itfaiyenin hortumunu her zaman severim iş abd olunca. bu arada milyonlarca işsiz kalan vatandaşı var pandemi süresince bunların dışa vurumu da ekleniyor sanki olaylar zincirine. ( sadece öngörü veya kişisel yorum)

zaten dünyadaki aslında en büyük sorun sınıfsal çatışmalar. keşke dünya bunun bilincine bir an önce varabilse. çünkü kimlik siyaseti içinde boğulursak şeytanı göremiyoruz. abd halkı da kaynaklarının pkk, ypg (bizi direk ilgilendirdiği için örneği buradan verdim) ve bilimum örgütler için milyarlarla dolar harcayan yönetimlerini eleştirse.
pandemide bir bok yapamayan abd nin çin' i neden suçladığını eleştirse, milyonlarca insanın ölümüne neden olan ortadoğu cehennemini yaşatan ülkelerini eleştirse. sermayedarları kurtarmak için basılan trilyonlarca dolarları eleştirse. çünkü doğmamış çocuklarından geleceklerini harcıyorlar yönetimleri. ki tüm dünyada bu çarpık düzen var

ufak bir anektod: senders 400 abd zengininin 3 trilyon dolar yönettiğini ifade etti. bu düzlemde olayların birleşmesi veya büyümesi normal seyretmesi lazım.
azwepsa azwepsa
bu olayları görünce zombi filmleri bana daha bir anlamlı gelmeye başladı. zombi filmi dediğimiz hikayede ana tema şudur: bir anda sağındaki solundaki insanlar kafayı yiyip sağa sola saldırmaya başlar ve kahramanımız onları gebertir.

amerikan yapım şirketleri senelerden beri insanların bilinçaltına "bak, konu komşu azar, kudurursa, sağda solda deli gibi koşturup oraya buraya zarar vermeye başlarsa sık kafasına" mesajlarını ekip duruyor. millet de sanki yarın çin ordusu oklohama'nın köyüne asker gönderecekmiş gibi silahlanıyor. "silahıma dokanmayın" diye çığrışıyor.

şu an ülkede bir öfke patlaması var. ırkçılık ve polis şiddetinin yarattığı öfkenin yanında işsizlik gibi ani gelişen etkenler de var. mevzu büyüdükçe büyüyor. uçlara varan bir öfke patlaması, paralelinde yağma gibi durumun istismarı hareketleri de var. yani filmlerde tasvir edilen zombi istilası...

karşı tarafta da "iki makinalı tüfeğim ve yetmiş iki cacurumla trump'ın yanındayım" diyen redneck camiası boy gösteriyor. hatta "zombilerin" arasına kılıçla dalan, ok atan dingiller çıkıyor. aklı başında insanın yapacağı iş mi bu? değil. herhalde kendini zombileri avlayan kahraman sandı.

bu olayların belli bir seviyeyi aşmasını ve bir değişim yaratmasını açıkçası beklemiyorum. bu gidişat bir değişime varmıyor ve insanların beynine kodlanmış zombi imgeleri önünde sonunda tüm bu hareketlerin sönümlenmesine veya şiddetle bastırılmasına yol açacak. sonuçta beyni bu filmlerin imgeleriyle doldurulmuş insanlar "zombileri" değil her sezon ayrı dilberle halvet olan kahramanı seçecektir.
1 /