mazi

1 /
bir mendil niye kanar bir mendil niye kanar
gece yarısı dost ortamlarında zeki müren, orhan gencebay, coşkun sabah şarkıları dinleyip içkiyle efkarlanırmış gibi yaparken, herkes gibi geçmiş bir aşk yarasını düşünerek dertlenmeyi başaramayınca insanın birden olmadığını anlayıverdiği şey...
gunebakan gunebakan
mazi kalbimde bir yaradır...

işin ilginci aşk acısı falan da çekmiyorum. kalbimde kanayan çok başka yaralar var... mazime dönüp baktığımda bir sürü hata,bir sürü değerini bulamamamış zaman,bir sürü yalnızlık hatta bir sürü kalabalık içinde çekilen yalnızlık... seni anlar gibi görünen ama aslında hiç anlamayan, bencil arkadaşlar...kendi çıkarları için her yola başvuran, en önemli şeyin kendileri olduklarını hiç ama hiç unutmayan " biz" olmayı hiç bilmeyen hep "ben" diyen arkadaşlar...

zaman içinde tecrübe denilen acımasız öğretmenle öğretilen ve asla geri dönüşü olmayan bir hayat.bir sürü hata.bir sürü yanlış.herkese açık tertemiz duyguların hunharca katledilmesi ve sonunda bürünülen bir zırh...

daha güçlü daha sakin...
daha mutlu daha suskun...
daha olgun daha kırgın...
daha yalnız daha yorgun...

o kadar şey var ki kalbimi acıtan...yüreğimdeki bütün sıkıntıyı denize fırlatıp atsam...dalgalar arasında boğulsa, asla el uzatmasam... olmaz mı?
the crestfallen the crestfallen
mazi dediğin, önündeki yılların yaşanmasına engel olabilecek kadar büyük silahlarla çıkabiliyor insanın karşısına. yeniliğe ve değişime inandığın bir anda, insanlara güveneceğin bir esnada, mutlu geçen bir günün ardında. bölüveriyor ikiye ortadan. neler oluyor sorgusu yapmaya bile takati kalmıyor insanın.
cornelius cornelius
gaz gibi bir gren şarkısı.


hiç durma bu son rüya
yalandan kim sarhoş yıllarca
of derken, elimden tut derken
maziyi anımsa bir an

sus biraz...

git benden uzak dur, tek bir nefes almam seninle
dön başka yolun yok, boş hesaplar bunlar delirme
gönlümde öfke var, karşımda sen, durmaz içimde
geçmişten kalanlar yalvarırken, son söz yüzümde

gölgen yok, yok artık dostun yok
duvarlar çıplak, hiç resmin yok
zor derken, elimden tut derken
mazini anımsa bir an

git benden uzak dur, tek bir nefes almam seninle
dön başka yolun yok, boş hesaplar bunlar delirme
gönlümde öfke var, karşımda sen, durmaz içimde
geçmişten kalanlar yalvarırken, son söz yüzümde

gül geçmişten kalanlara
sor yıllarca harcanmış dostluklara

sus biraz...
hardcoreengineer hardcoreengineer
tanpınar'ın da ifade ettiği gibi tarih bilinci ve ideolojik kimlik kazanımında nasıl ilişkilendiğimizin hayati derecede belirleyici olduğu şey. özellikle "geçmiş" denmeyip böyle bir kavramsallaştırma yapılmasının gerekli olduğunu düşünüyorum. yanlışı, doğrusu, sevabı, günahıyla dünden neyi bugüne taşıyacağımız aslında bizi tanımlayan şey oluveriyor.
okadarimkansızdeğil okadarimkansızdeğil
insanın isteyerek veya istemeyerek arkasında bıraktığı zamandır. eskiden.. diye başlayan cümlelerin nedenidir mazi.. biz ne kadar unuttuk desek de zaman içerisinde kendisini hatırlatan anılarımızın bütünüdür mazi..bazen gözde bir damla yaş bazen ise bir tebessümdür mazi..
olea olea
ne güzeldir acı, tatlı pek çok anıyla dolu geçmişi anımsamak ve geriye baktığında kimler geldi kimler geçti diyebilmek. kimi zaman ne kadar boş yere üzüldüğünü görmek, kimi zaman atılan kahkahaların sebepsizliğine hala gülebilmek. mazi güzel bir zaman dilimi aslında ardımızda kalıp, aklımızdan hiç çıkmayan.
1 /