me and you and everyone we know

1 /
marla singer marla singer
karakter ve diyaloglar nedeniyle başarılı olan filmdir. özellikle çocuk oyuncular şaşırtıcı derecede iyi oynamışlardır. filmin genel olarak akıcı geçtiği söylenemez ama çok iyi yakalanan bir çok olay var. ayakkabılardaki me ve you nun arasındaki ilişki, buna verilebilecek en iyi örnek herhalde. izlemeye değer.
mashluk mashluk
if ankara film festivalinde izleme şansına eriştiğim miranda july filmi. hem yazıp, hem yönetip, hem oynamıştır aynı zamanda. müzikleri de çok hoştur filmin. otobanda balık kurtarma operasyonunda çalınan müzik için:

everloving
emma emma
me and you and everyone we know miranda july nin dv de çekilmiş filmi. hem de oldukça düşük bütçeyle. ülkemizde de gösterime girdi. görsel sanatçı kızımızla, iki çocuğu olan boşanmış bir ayakkabı satıcısının aşkı üzerine kurulan film, aynı zamanda yan karakterler ve onların öyküleriyle desteklenmiş. farklı bir film kesinlikle, olaylara bakış açısı farklı. aslında zorlama sanatsal yaklaşımlarda bulunulduğu bazı sahnelerde özellikle çok göze batıyor ancak; kesinlikle sıkıcı olmayan aksine kolay bir anlatımı olan film.
ayrıca sundance ve cannes da ödül almış.
pasta polish pasta polish
if you really love me,then let's make a vow
right here, together.. right now.
- ok?
- ok.
all right.
repeat after me!
i'm gonna be free.
i'm gonna be free.
and i'm gonna be brave.
i'm gonna be brave.
good.
and the next one is-
i'm gonna live each day
as if it were my last.
oh, that's good.
you like that? yeah. say it.
i'm gonna live each day
as if it were my last.
fantastically.
fantastically.
courageously.
courageously.
with grace.
with grace.
and in the dark of the night,
and it does get dark...
when i call a name-
when i call a name.
it'll be your name.
what's your name?
never mind.
let's go. say it.
let's go. everywhere.
everywhere. even though-
even though-
we're scared.
we're scared.
'cause it's life-
it's life.
and it's happening.
it's really, really happening...
right now.

diyaloğuyla başlayan film.
cellman cellman
filmde christine jesperson ile richard swersey'nin eski eşi arasında mağazada bir diyalog geçer:

"- i thought you might be interested in buying this talking picture frame.

"i love you." (resim çerçevesinden geliyor)

- yeah, it's really convenient.
you can just carry it around with you. and the next time you need to say "i love you," you can just press the button.
yeah.
could save you a lot of energy, you know?
but, then, if you're planning on saying "i love you" a lot... you might have to change
the batteries.
they're double-a's. do you think you can handle that?
+ yeah.
- good luck.

- fuck! fuck you! fuck me! fuck old people! fuck children! fuck peace! fuck peace!"

bu sahne için izleyin derim..
neverland neverland
(bkz: macaroni)
pek garip, pek enteresan bir film. izleyin derim.

ha beni dinleyip "bu ne la çocuk pornosu gibim, allah cezanı versin neverland" derseniz o zaman "call the number on your screen and say "macaroni". no questions will be asked."*
serpico serpico
bir sandık içinde çeyizini biriktiren küçük kıza bayıldım.
çok fazla gerçekçi, sanki yönetmen film olduğunu unutmuş kendi kafasına göre takılıyor tadı var. peki bu kötü mü olmuş derseniz, kesinlikle hayır.
izlenilesi filmlerden.
i m going to buy this place and start a fire i m going to buy this place and start a fire
elini yaktığı için elinde sargıyla gezen richard'la, christine arasındaki diyalog mükemmeldir.

christine : eline ne oldu?
richard : uzun versiyonu mu kısa olanı mı?
christine : uzun olanı.
richard : hayatımı kurtarmaya calışıyordum..ama işe yaramadı.
christine : kısa olanı ne?
richard : yaktım.
nvr ws a crnflk grl nvr ws a crnflk grl
sanıyorum hayatımı sadece bir şeyleri beğenmemek adına yaşıyorum, o nedenle beğenmediğim yığınla şeyi uzun uzun cümleler ve paragraflar eşliğinde ballandıra ballandıra anlatabiliyorum.

yine sanıyorum çok az şeyi gerçekten beğeniyorum ve beğeniyi ifade etme konusunda pek beceriksizim. yani bu film için şahane mi desem, muhteşem mi desem, başyapıt mı desem bilemiyorum. o nedenle sadece bu filmin izlediğim en iyi filmlerden biri olduğunu söyleyip bir de üstüne poop, forever diyeceğim.
maze maze
ilk dakikalarındaki güzel cümleleriyle etkilemeyi başarmış, balık sahnesiyle daha bi sevilen, ne güzel filmmiş diye diye izlediğim ve akşam akşam mutlu eden klasik olmayan pek hoş film.
fak badi fak badi
çok çok güzel bi film. oyunculukları geçtim, hepsi mükemmel zaten ama o kadar fazla ayrıntı var ki filmde.


spoiler


balık sahnesi, ayakkabılara "me" "you" yazıp oynatılan sahne, ayak bileğiyle ilgili muhabbet, park yerlerine kadar yürürken yapılan muhabbet, çeyiz düzen minik kız, hayal gücüne hayran kaldığım küçük erkek çocuk...

spoiler


birçok kişi bu filmi sıkıcı bulabilir ama gerçekten çok güzel film.
1 /