mecburen

anosias anosias
mfönün en matrak şarkılarından bir tanesidir. insanın hayatındaki mecburiyetleri sıralarken bir de güzel eğlendirir.

erken kalkmak mecburen
işe gitmek mecburen
eve dönmek mecburen
mecburiyetten

oh sesleri of olunca
her kafadan ses çıkınca
şaşırınca bunalınca
mecburiyetten

olan olsun bıraktım
anlamı yok zorlamanın
şans kadere inandım
mecburiyetten

birçok güzeller sevdim
birini biraz fazla
gönül eşit sevmiyor
mecburiyetten
pseudonym pseudonym
mfö'nin bu şarkısında mazhar alason'un şiir okur gibi söylediği bölüme gelindiğinde arka planda durmaksızın çalan bir çalar saat sesi duyulur.
heidi heidi
freni boşa alanların şarkısı. anasını sattığımın trafiğinde zaten çabalamanın lüzumu yok.

"olan olsun bıraktım
anlamı yok zorlamanın
şans kadere inandım
mecburiyetten"
gitana gitana
gecenin bi vakti, sabahın altı buçuğunda nasıl kalkacağını düşünürken, yavaştan yükselmeye başlıyor şarkının sözleri beyinde. başındaki çizgi film formatlı müziğe gülüyorsun durum vahim gibi görünse de. nihayetinde "hay amına koyim bu mecburiyetlerin lan" deyip yollanıyorsun yatağa. budur bu şarkının felsefesi.
myself myself
hayat döngüsünün zorunluluklardan ibaret olduğunu anlatan şarkı. mfö' nün kalemine, kağıdına, ensturumanına ve ses tellerine sağlık.
sezenehir sezenehir
erken kalkmak mecburen
işe gitmek mecburen
eve dönmek mecburen
mecburiyetten

oh sesleri of olunca
her kafadan ses çıkınca
şaşırınca bunalınca
mecburiyetten

mecburen mecburen
mecburen mecburen
mecburen mecburen
mecburiyetten

olan olsun bıraktım
anlamı yok zorlamanın
şans kadere inandım
mecburiyetten

birçok güzeller sevdim
birini biraz fazla
gönül eşit sevmiyor
mecburiyetten
morumtrak morumtrak
sohbet gibi, hatta oyun. deneyin, pazartesi sabahı işe-okula giden, pazar gecesini de boş geçiremeyenlerdenseniz, gece eve yürürken, yanınızdaki ile, şarkının orjinal haliyle başlayın isterseniz, erken kalmakla, işe gitmekle, genişletin sonra şarkıyı kendinize göre, düet şeklinde, sırayla işte,

o patronu çekmek mecburen, yüzüne gülmek mecburen...

gibisinden. dertleri dışa, dalgaya vurun.
imkansızınşarkısı imkansızınşarkısı
her sabah işe giderken mp3 listemde olmasından mütevellit dinlediğim şarkı.

geçen sabah metroda bu şarkıyı dinlerken, kafamı kaldırmamla benimle birlikte bu şarkıya eşlik eden iki kişi gördüm. mp3'ün sesini biraz fazla açmış olmalıyım ki ses onlara kadar gitmiş. dudak hareketlerinden" mecburen mecburen mecburiyetten" diyerek şarkıya eşlik ettikleri çok bariz anlaşılıyordu.

"birçok güzeller sevdim
birini biraz fazla
gönül eşit sevmiyor
mecburiyetten"

her kelimesiyle halimi en oynak biçimde anlatan mfö şarkısı.
butafa butafa
mecburen...
böyle birşey yok, biliyorsunuz değil mi?
bir olay karşısında bir durum oluşturuyorsunuz,
bunu tercihlerinizle yapıyorsunuz...
ve bu durumu anlatırken de "mecburen" diyorsunuz..
aslında mecbur değilsiniz.
başka şekilde bir yol bulup, başka bir tercihte de bulunabilirsiniz,
ama alıştığınız, kolay, sıradan yolu seçmek en basiti..
istemeseniz bile en güvenlisi diye düşününüyorsunuz.
istemiyorsanız yapmayın.
mecbur değilsiniz.
ama yapıyorsanız da,
istemiyormuş gibi yapmayın.
rica ederim.
moroccansipahi moroccansipahi
basit bi altyapısı var aslında. basit de bi şarkı. ama bütün saçma günlere fon müziği olabilecek düzeyde güzel.

sıkılınca başla gitsin mecburen mecburen diye. kafayı temizliyor.