mecnunum leylamı gördüm

1 /
düzen ve kargaşa düzen ve kargaşa
muzaffer sarısözen derlemiştir. sözleri de müziği de oldukça etkileyici.

"mecnun'um leyla'mı gördüm
bir kerece baktı geçti
ne sordum ne de söyledi
kaşlarını yıktı geçti

soramadım bir çift sözü
ay mıydı gün müydü yüzü
sandım ki zühre yıldızı
şavkı beni yaktı geçti

ateşinden duramadım
ben bu sırra eremedim
seher vakti göremedim
yıldız gibi aktı geçti

bilmem hangi burç yıldızı
bu dertler yareler bizi
gamze okun bazı bazı
yar sineme çaktı geçti

izzet-i der ne hikmet iş
uyur iken gördüm bir düş
zülüflerin kement etmiş
yar boynuma taktı geçti"
şiirbaz şiirbaz
"zülüflerin kement etmiş
yar boynuma taktı geçti..."

anadolu'da zaman hala yavaş aktığı için midir bilinmez, duygular derinden derine bir yoğunlukla yaşanır. türkülere yansıyan da bu güzellik ve saflıktır herhalde. kapitalizmin bir "jangıla" çevirmediği iklimlerde, o duruluğu hala yakalayabilmek mümkün. galiba bunun için şehirlerden uzak durmak gerekiyor.

şehirlerde aşk yaşanmıyor değil elbette, hatta kimilerince canhıraş bir "aşklaşma" kavgası veriliyor. duygular çılgınlar gibi yakıcı, acıtıyor. ancak yine de bu türküdeki gerçekliği mümkün değil yakalayabilecek kıvamda olmuyor. hem daha çabuk başlıyor, bitiyor. hem de kül gibi savruluyor akabinde.

hasılı, bir aşkın en derin hallerinden birine, el alemin platonik aşk dediği hale değinmiş bir türküdür. bu kadar güzel anlatabilen ikinci bir türkü de yine aynı topraklardan çıkacaktır. başka yerlerde aramayınız efendim.

"seher vakti göremedim
yıldız gibi aktı geçti..."
vilnius vastavnic vilnius vastavnic
aytekin ataş tarafından mükemmel yorumlanmış bir aşık veysel türküsüdür.
türkünün en güzel mısrası;
"zülüflerin kement etmiş yar boynuma taktı geçti"

çok güzel bir benzetme olduğunu düşünüyorum aşık olanın aşık olunana dair olan zaafını tabir etmek için.


çaylakadam çaylakadam
"izzet-i der ne hikmet iş"

peki aşık veysel, izzet der mi?

demez, hiç de dememeli. peki nedir o zaman? bu türkü aşık veysel'in değil, ali izzet özkan'ındır.

adına ali izzet derler, ozan ve de şarkışlalıdır. torununun oğlu an itibariyle yanımda oturmaktadır. kalan müzikten albümü çıkmıştır. bir başka bildik türküsü için:

(bkz: mühür gözlüm)
sacmasapanbirnick sacmasapanbirnick
çok güzel türkü. erkan oğur- ismail hakkı demircioğlu yorumu da aytekin ataş yorumu da mükemmel. sözleri içi yakıp kavuruyor. böyle sevenler de var diye bir yandan seviniyor, bir yandan üzülüyorsunuz. belki bir gün bir adamın bu türküyü size söyleyebileceği hayaliyle yaşamaya devam ediyorsunuz.
ozgurlugunkanadindakituy ozgurlugunkanadindakituy
efil efil esen rüzgarın toprakla buluşmasını, çifte minareye adım attığınızda uzun hava söyleyen yaşlı bir amcanın sesindeki derdi, kışının sertliğini, yazının kuraklığını, buğdayların akşam vakti rüzgarla dans ederken çıkardığı huzurlu sesi bu türküde duymanız muhtemeldir... işte böyle bir etki oluşturur bünyenizde sivas türküleri.
(bkz: sivas türküleri )
zamanaşımı zamanaşımı
"mecnun'um leyla'mı gördüm
bir kerece baktı geçti
ne sordum ne de söyledi
kaşlarını yıktı geçti

...

bilmem hangi burç yıldızı
bu dertler yareler bizi
gamze okun bazı bazı
yar sineme çaktı geçti

...
maestromanick maestromanick
mahlas kıta yani eser sahibinin adının geçtiği son kıtadan da anlaşılacağı üzere ali izzet özkan'a ait su gibi bir türkü. bu son dörtlüğe alevi geleneğinde "şah kıta" denildiği de olur.

dağıtmayalım, ali izzet ve aşık veysel komşu köylerin adamıdırlar, bu nedenle bu türkü bazan aşık veysel'e mal edilir, lakin öyle değildir. ali izzet, mühür gözlüm isimli hemen hepimizin bildiği o güzel türkünün de sahabıdır.

hani bazan derler ya: ulan hayatta bir türküyü baştan sona doğru okuyabilsem başka bir şey istemem diye..

mecnunum leylamı gördüm bu tür dilekler için en önerilesi türküdür bence.
seherus seherus
düğünümde sevdiceğimle olan ilk dansımızda çalmasını istediğim türküdür. aytekin ataştan dinleyince daha bir güzeldir sanki. bu şarkıyı dinlerken sigaranın tadı bir başka, yıldızlar daha parlaktır sanki işte öyle alır götürür adamı..
1 /